![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Başımıza gelenlerin sebebini anlamalıyız...
Şu "karmaşıklık" (complexity) kuramlarını, iyice öğrenmemiz gerekiyor.. Türkiye'deki son gelişmeler, "karmaşıklık" olgusunun gerçekliğini, bir kez daha kanıtladı.. 28 Şubat sonrası dönemde, toplumun normalleşme sürecine girdiğini, hep birlikte gözlemeye başladık.. Genel seçimler yapıldı.. Yeni bir hükümet kuruldu.. Türkiye, Amerika'nın desteği ile iç barış ve dış uzlaşma yolunda, adımlar atmaya başladı.. Öcalan, mahkûm bir tutuklu.. "Avrupa Birliği adayı" statüsündeyiz.. İMF, ekonomiyi düzlüğe çıkartmaya çalışıyor.. Daha da ötesi, hukukçu yeni bir cumhurbaşkanı seçildi.. Tam "herşey ne güzel gidiyor" derken, ortalık yine toz-duman.. Bir Kararname krizi yaratıldı ve Hükümet, Çankaya ile çatışmaya girdi.. Arkasından bir bayram kutlamasında, Genelkurmay Başkanı sivil siyasetin, idarenin ve yargının kurumlarına, veryansın etti.. Acaba ne oldu da, herşey beklenilenin ve objektif şartların dışındaki bir hedefe kilitlendi? "Doğadaki değişim"e veya "evrim"e benzer bir durum bu.. Milyonlarca yıl önce, dünyada canlılar ortaya çıkıyor.. Bunlardan bir bölümü, ayaklarının üzerine kalkıyor.. Bu tür canlıların, bütün hücreleri ve vücut kimyaları aynı.. Sonra bir gen kırılması oluyor.. Canlıların bir bölümü insan, bir bölümü maymun oluyor? Bir insanla, bir şempanzeyi alın.. Bütün hücreleri, organları, herşeyleri aynı ham-maddeden yapılmış.. Ama birşey olmuş.. İki tane gen kırılmış.. Biri insana, biri maymuna dönüşmüş.. "Değişim"in karmaşıklığını gösteren bir örnek bu.. Türkiye'deki şartları, genel hatları ile mesela bir Amerika'ya uyarlayın.. Devlet ile halkın arasına nifak girmiş.. Anayasal kurumlar, yetkilerini aşmışlar.. Siyaset, kararsızlığa gömülmüş.. Sivil kurumlar, varlık sebeplerini karıştırmışlar.. Amerika bu ortamı, 1960'lardan başlayarak "Vietnam Savaşı" ile yoğun biçimde yaşadı.. Nixon'ın istifasına dayanan "Water-gate Skandalı" ile, zirveye çıktı bu kriz süreci.. Sonra, Amerika'lılar işi normalleştirdiler.. Yeni yasalarla, devlet yeni şartlara uyum gösterdi.. Toplumda da, dünyada da, uzlaşmalar sağlandı.. Bir büyük "Kriz Dönemi" geride kaldı.. Türkiye ise, krizlerini çözmek yerine, bunları biriktirip, kronikleştiriyor.. Neticede Amerikalılar da insan, biz de insanız. Orada da, burada da, tüm kurumları ile "Devlet" var.. Amerika'lılar da, din, dil, çıkar farklılıklarına sahip.. Onların ordusu da, çok güçlü.. Türkiye'de "Güneydoğu Sorunu" da, "İrtica Meselesi" de, "Kalkınmamışlık" da, 1923'te de vardı, 2000'de de var.. "Üniversite Krizi" 1960'ta da vardı, 2000'de de var.. Neden Amerika, krizlerini çözebiliyor, biz çözemiyoruz? Bırakın Amerika'yı.. 1945'e kadar Hitler'in yönetimindeki Almanya, şimdi dünyanın en demokratik, en sivil, en şeffaf ülkesi.. Nerede, ne tür karmaşık bir kırılma oluyor da, aynı yapıya sahip bazı canlılar insan, bazıları maymun oluyor? Turgut Özal dönemindeki değişim sürecini, sivilleşmeyi, dünyalılaşmayı, gelişmeyi hatırlayın.. Nerede ne oldu da, Türkiye birden 1930'lara, 1940'lara benzer bir ortama girdi? "Bilgi ve iletişim", ne tür bir yanlış kullanımla, Türkiye'de rejimi ve sivil kurumları militarize etti? Bu "karmaşıklık" kavramlarını, mutlaka "değişim"e uygulamalıyız..
ŞAKA
Köy-kent muhtarı..
Bülent Ecevit, sonunda "Köy-kent Hayali"ni gerçekleştiriyormuş.. Bir önerimiz var.. Başbakanlıktan sonra, "köy-kent muhtarı" olsun.. Muhtarlık görevinde işin içinden çıkamadığı günlerde de, sorunların çözümünü jandarmaya bırakır..
HALKLA İLİŞKİLER
Türkiye'nin imajı yine bozuldu!.
Son haftaki gelişmeler, Türkiye'nin dünyadaki imajını, inanılmaz ölçüde zedeledi.. Türkiye'nin en güçlü kurumlarından biri olan Silahlı Kuvvetler'in yönetimindeki kişi, Türkiye'nin tablosunu çok olumsuz biçimde çizdi.. Bu tablonun özeti şöyle.. - Türkiye, siyaseti, idaresi, polisi ve adliyesi ile, güvenilmez bir yapıdadır.. - Türkiye, tüm kurumlarını şeriatçıların tehdit ettiği bir ülkedir.. - Türkiye'de, kendini koruyabilen tek kurum ordudur.. Ordunun modeli, sivil topluma da örnek olmalıdır.. Şimdi dünyadaki diplomatlar da, dış basın da, gözlemci uluslararası kurumlar da, Türkiye'yi, Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun değerlendirmeleri ışığında görüyor.. Başkan Clinton'ın ziyareti ile başlayan ve Avrupa Birliği Aday üyeliği ile tırmanan "Demokratik Türkiye" imajı, şimdi "Tehlikenin hedefindeki istikrarsız Türkiye" imajına dönüşmüştür.. Yani bazan uzmanlarının bir hatası, bumerang gibi geriye dönüp, zorla oluşturulan imajı yıkabilir..
mbarlas@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|