![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Yok öyle, 'Kopenhag mopenhag kriterleri..'Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan çizgide, hep Avrupa hayalleri kurduk. İkinci Mahmut'un "yenileşme" hareketiyle başlayıp, Cumhuriyet'in modernleşme macerasıyla devam eden süreçte "çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkmak" için bütün yolları denedik. Hedef, çağdaş demokrasiyi yakalamaktı. Tam Avrupa Birliği hayalleri gerçek oluyor, demokratikleşmenin önü açılıyor derken, bir anda demokrasinin sonbaharı ile yüzyüze geldik. Avrupa'da esen "demokasi rüzgarları"ndan nem kapan Türkiye'nin gerçek sahipleri, "hayali irtica" tehditleriyle sahaya iniverdiler. Günlerdir, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun 30 Ağustos resepsiyonunda siyasete verdiği "muhtıra" ile Türkiye'nin Avrupa Birliği hayallerini birlikte değerlendirmeye çalışıyorum. Ancak karşımıza çıkan tablo, son derece dramatik. Bütün temel sorunlarını askeri otoritenin talimatıyla çözen bir bir Türkiye'yi Avrupa standartlarıyla nasıl bağdaştıracağız? Hele mevcut Anayasa'ya rağmen, bir genelkurmay başkanı yargıya ve Meclis'e "emir" verebiliyorsa bunu çağdaş dünyaya nasıl izah edeceğiz? Oysa biliyoruz ki, Helsinki'de Türkiye'ye verilen "ev ödevleri"nin en önemli maddelerinden birisi de siyasal irade üzerindeki "askeri vesayet"in kaldılmasıydı. Şimdi gelinen noktada,, Türkiye "Kopenhag Kriterleri"ne uyum çabasından çok, karşı bir saldırı başlatmış durumda. Doğrusu Genelkurmay Başkanı'nın, tam da Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in "Kıyım Kararnamesi"ni ikinci kez veto etmesinin hemen ertesinde böyle bir açıklama yapması son derece düşündürücü. Çünkü Sezer'in demokratik tavrı, Avrupa karşıtı cephenin morallerini bozmuş, toplumda çağdaş hukuk devletine olan özlemi tazelemişti. Şimdi, rovanş alındı, hukuk püskürtüldü. Parlamentoya ve yargıya "gözdağı" verilerek, "Kopenhag Kriterleri" ile "derin devlete" nifak sokmak isteyen kendini bilmezlere iyi bir ders verilmiş oldu! Artık Türkiye'nin önü aydınlık!.. Bundan böyle, kimse istediği gibi düşünüp, istediği gibi yazamayacak. Paşa'nın dediği gibi, "Önce siyasiler Avrupa standartlarına uyacak." Yani, Meclis açılır açılmaz, "Kıyım Kararnamesi"ni Kıvrıkoğlu'nun direktifleri doğrultusunda paşa paşa çıkartacaklar. 28 Şubat sonrası, "askeri icazet"le siyaset yapmaya alışan politikacılarımızı şimdi yeni bir görev bekliyor. O da, Türkiye'ye demokrasi getirmeye çalışan "Ecnebilere" karşı Türk'ün gücünü göstermek. Yok öyle, "Kopenhag mopenhag kriterleri.." İsteyen istediği gibi inanıp, istediği gibi düşünecek ha.. Bu ülkeyi biz sokakta bulmadık... Demek demokratikleşme olacak, başörtülü kızlar üniversiteye girecek. Ve de halasının başı kapalı olan birisi kaymakam olacak... Haydi aslanlarım, gösterin Türk'ün gücünü şu kendini bilmezlere!..
mocaktan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|