|
BU KUPAYA GİDERİZ
Önceki gece Moldova maçını seyrederken yıllar öncesine gittim. 80'li yılların daha da ötesinde üç büyükler karşısında gücü yetmeyen Anadolu takımları ceza sahası önünde bir duvar örer, ne bir adım ileri, ne de bir adım geri giderek oyunu kilitler ve bir puan onlar için büyük kazanç olurdu.
Aynı yıllarda Türk Milli Takımıínın rakipleri karşısındaki durumu da bundan farksızdı. O yıllar şerefli beraberliklerin yıllarıydı.
Milli Takım çoğu savunma oyuncularından kurulu bir ekiple sahaya çıkar, kazara bir beraberlik alındı mı değmeyin keyfimize...
Moldova Milli Takımı'nı seyrederken gözümüzün önüne o yıllar geldi. Adamlar ceza sahasının önüne adete görünmez bir duvar örmüşlerdi. Geç geçebilirsen... Sonuçta onların durumu da bizim eski yıllardaki yaşadıklarımızla aynı oldu...
Rakip Moldova da olsa ondan üç gömlek üstün bir Milli Takımía sahip olmanın gururunu yaşamak güzel...
Şenol Güneş, Bosna Hersek ile yapılan hazırlık maçındaki mağlubiyetten sonra ölesiye eleştirilmiş, Bab-ı Aliínin eli kanlı kalemşörleri giyotinin ipini çekebilmek için bu maçın sonucunu büyük bir hasretle beklemeye başlamışlardı. Onlar için vuslat şimdilik başka bir bahara kaldı.
Görünen o ki kayıtsız şartsız hocasının arkasında olduğunu açıklayan Futbol Federasyonuíndan sonra futbolcular da Şenol Güneşíle bütünleşmeyi başarmışlar. İlk golden sonraki o muhteşem sevinç neydi öyle...
Slovakya maçını izlemek için yola çıkan ve bugün (dün) Viyana Havaalanıínda yakaladığımız Şenol hoca o sevincin daha önceden tasarlanmış bir senaryo olmadığını ve hayatının en duygusal anlarından birisin yaşadığını söyledi.
Grupta bizi zorlayacak tek rakip İsveç gibi görünüyor. Bu ruhla, bu birliktelik ve kenetlenmişlikle biz Dünya Kupasıína gideriz.
4.EYLÜL.2000
|