![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Bir yürek arıyorum beyler!AB yolunda içimiz dışımız vıcık vıcık insan hakları oldu. Söze her başlayan insan haklarından bahsediyor. Ankara'da hükümet, İnsan Hakları Üst Kurulu'nun raporunu görüşüyor. Rapor, AB ile bütünleşme sürecinde insan hakları alanında atacağı adımları tartışıyor. Ve İstanbul'da robokoplar, sokak aralarında İHL'li kız öğrenci avına çıkıyor. Görüntüler, nereden bakarsanız bakın insanı ürpertiyor. Bu ne yürek darlığı... Bu ne tahammülsüzlük.... Bir ülke, bu görüntüye nasıl tahammül eder? Okul kapısına gelmiş çocuklara nasıl "Okula giremezsiniz" der? Kılık kıyafet, bir çocuğun okula gelmesini nasıl önler? Hele Türkiye'de? 10 yıllardır okuma yazma seferberliği yapan, hâlâ okuma yazma bilmeyen milyonlarca insanının bulunduğu Türkiye'de? Başını örttün, okul yasak! Utanç verici bir tavır bu! Hayret, basiret nereye gitti, insaf nereye gitti, akl-ı selim nereye gitti? Dünkü Bakanlar Kurulu'na şu görüntüler seyrettirilse, ne hissederdi oradaki insanlar? "Bravo polislerimize, bakın çocukları nasıl kuşattılar, nasıl koşuyorlar peşlerinden, nasıl yakaladılar bakın, helâl olsun, nasıl gözaltına aldılar henüz büluğ çağına yeni girmiş çocukları!" Böyle mi derlerdi, içlerinden derin bir gurur mu geçerdi? Hele bu görüntüleri, Avrupalı parlamenterlerle birlikte izleseler? "İşte biz, böyle geçiyoruz AB'ye, dev adımlarla, koşarak" mı derlerdi? Tantan şu sıralar nerde bilmiyorum? Belki de, o kaçışan çocuklardan birisi kendi kızıdır, yeğenidir? Tantan, rahmetli babasıyla o görüntüleri seyredebilir miydi? Eşiyle birlikte seyredebilir mi o görüntüleri? Hangi Atatürkçü, Kemalist bayanın yüreği yağ bağlar bilemem o görüntüleri seyrederken? İÜ'de ikna odaları faaliyette yeniden? Ankara DTCF'de kapılar duvar başörtülü öğrenciler önünde... İHL'ler önünde de ikna odaları kuruyor sistem... İkna olmayanları da polis marifetiyle sokak ortalarında kovalıyor? Manisalı lise öğrencilerini hatırlayın! Nasıl ayağa kalkmıştı devrimci yüreklerimiz! Birbirine sarılıp hıçkıran başörtülü çocuklar, hiç mi hiç uğramıyor yüreklerimize! Biz insancılız! Hadi canım sende! Kolu bükülen çocukları seyrederek nasıl insancıl olabiliyoruz? Beşiktaş maçında stad görevlisinin onbinlerce kişi önünde tekmelediği "sokak çocuğu"nu gördü Türkiye... Ne utanç! İlk akla gelen tepkimiz çocuk dövmek! Anneler dövüyor, babalar dövüyor, polisler dövüyor! Ondan sonra özgür nesiller bekliyoruz! Şu İHL'li çocukların yaşadığı acıyı, yüreğinde hissetmeyen bir Milli Eğitim Bakanı'nın çocuk sevgisine nasıl inanırım ben? Şu meslek liseli çocukların yüreğinde biriken isyanı anlamaya çalışmayan bir hükümetin insan sevgisi taşıdığını nasıl düşünebilirim ben? Şu Cumartesi Anneleri'nin kolunu büken polislere emir veren kişilerin aynı zamanda benim huzurumu koruyacağını nasıl kabul edebilirim? Dövün efendiler dövün! Bu çocuklar sizin dövme duygularınızı tatmin etmek için dünyaya geldiler! Bir yürek arıyorum beyler! Ey hükümetteki beyler! Hâlâ insan sevgisi taşıyan bir yürek arıyorum! Kanunlarınız, yönetmelikleriniz değişmez dogma değil. Onları siz koydunuz siz kaldırabilirsiniz. Sadece insan sevgisi taşıyan bir yürek lâzım! Bu çocuklar bu ülkenin çocukları ve sizler, bu ülkenin despotu değilsiniz! Evet, sadece hizmetle yükümlüsünüz. Size sadece hizmet için yetki verildi, dayak için değil. Çocukları sokaklarda kovalamak için değil. Vatandaşın kılık-kıyafetini tanzim etmek için değil. 2000 yılında, çocukların ne öğrendiği ile değil, ne giydiği ile uğraşmak kadar fahiş bir ayıp olamaz! Üniversite sınavlarında sıfır alan onbinlerce öğrenci var, sizin ürününüz. Onları çağa hazırlayın eğer iş yapacaksanız. Sınavlarda birincilikler alan başörtülü öğrencilerle boğuşmaya, hiç kimse "çağdaşlık ödülü" vermez. Hayır, dünyada hiç kimse, bu ödülü vermez bu eğitim standardına! Keşke milyonlarca dünya çapında öğrenci yetiştirseydiniz de hepsi başörtülü olsaydı... Bu size, onurdan başka bir şey kazandırmazdı. Ama, üniversite sınavlarında sıfır alan çocuklar, kıyafetleri ne olursa olsun, sadece eğitim standardının çağın gerisinde olduğu utancını yazar hanenize! Bugün ekranlara ülkem adına utanarak bakmak istemiyorum. Bugün bir çocuğun sokaklarda kovalandığını, kollarının bükülüp ekip arabalarına doldurulduğunu, bugün annelerin-babaların itilip kakıldığını görmek istemiyorum. Kapıda kalmış çocukların alkışları, çığlıkları nasıl ulaşmaz Ankara'ya... Ekranlar kararsın bu haberler-görüntüler geldiğinde... Bu ülkenin polisine yazık! Akşam evine nasıl gider, eşine ne yaptığını nasıl anlatır bu çocukları sokakta kovalayan polis! Nasıl "İşte şu copu vuran bendim" der! Kız çocuğuna nasıl anlatır olan biteni? Bir yürek arıyorum beyler!
atasgetiren@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|