![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Bundan sonra böyleCumhuriyet savcıları köşe-bucak Mehmet Ertuğrul Yavuz'u arıyormuş... Hakkımda bazı davalar açılmış. Bir de "tazminat davası" sözkonusu... Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin değerli üyelerinden biri, ismi lazım değil, kendisine hakaret ettiğim gerekçesiyle 2.5 milyar lira para istiyormuş. Ama yok. Olsa dükkan senin. Şu an uzak, çok uzak bir ülkedeyim. Hayırlısıyla "kesin dönüş" yapalım da, bakalım, düşünürüz, kolay... Dışarıdayız ama, pabuç da pahalı. Dönünce, artık, Emin Çölaşan gibi yazılar yazacağız. Şöyle ki: Sevgili okuyucularım, şunu samimiyetle söyleyeyim ki, Yüce Tanrı'nın biz kullarına armağanı olan şu cennet vatanımızda ulus olarak hiçbir sıkıntımız bulunmamaktadır. Karnımız tok, sırtımız pektir. Yediğimiz önümüzde, yemediğimiz arkamızdadır. Çok şükür her şey yolundadır. Ekonomi derseniz, hemen müjdeleyeyim, ekonomimiz çok yakında iyiye gidecektir. Nasıl iyiye gideceğini ben bilmiyorum, saygıdeğer Başbakanımız da bilmiyor, ama "minik kuş"un bildirdiğine göre, bu konu Milli Güvenlik Kurulu'nda görüşülecek ve gerekli tedbirler alınacaktır. Sevgili okuyucularım, bir diğer konu da şu: Güneydoğu'da güya Kürtler varmış. Bunlar eziliyormuş. Yirmi yıldır gazetecilik yapıyorum, ben böyle bir şey duymadım. Güneydoğu'da yaşayan vatandaşlarımız, biliyorsunuz, karda yürürken "kart-kurt" sesler çıkarırlar. Kürt işte buradan gelmektedir. Bu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Geçenlerde bir ecnebi gazetesinde okumuştum: Sözümona tutukevlerimizde "işkence" yapılıyormuş. Bak, bak, bak... Devletimizi çökertmek için liboşlar, numaracı cumhuriyetçiler, yobazlar ne yalanlar uyduruyorlar, görüyorsunuz. Bunlara bakarsanız, inandığı gibi yaşama özgürlüğünün olmadığını da söyleyeceklerdir. Herkes inandığı gibi yaşayabilmektedir sevgili okuyucularım. Başörtüsü problemi yoktur. İbadethaneler açıktır. İsteyen, istediği camiye gidip namazını kılabilmektedir... Engel olan mı var?. Eğer "inandığı gibi yaşamak"tan, her şeyin serbestçe konuşulmasını kastediyorlarsa, bizim de elimiz armut toplamıyor ya burada. Sevgili okuyucularım; Bazı ard niyetli ve "kökü dışarıda" düşüncelerin etkisinde kalıp, devletimizi yıkmak isteyenlere fırsat vermeyin. "Demokrasi" ve "insan hakları" diyenlere sakın ola kanmayın. Nazlı'ya ve bizim Liboş Mehmet'e özellikle dikkat. Takkeli liboş ha keza... Bu yazıyı burada noktalamadan önce, bana bu fırsatı veren başta genel yayın yönetmenim Ertuğrul Özkök olmak üzere, saygıdeğer devlet büyüklerime bağlılıklarımı sunar, büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim. Siz de boşuna "suç unsuru" arayıp durmayın Sayın Savcı. Gayetle müeddep, "vatan millet sevgisi"yle dopdolu bir yazı işte... "Yahu neler saçmalıyor bu herif deminden beri?" diyecek okuyucular için de... Ne yapalım? Bundan sonra böyle. Artık Mehmet Ertuğrul Yavuz'dan, "ülkesiyle milletiyle vatanın bölünmez bütünlüğü"nü savunan yazılar okuyacaksınız.
meyavuz@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|