|
|
 |
Edebî titizlik ve Attila İlhan!
Yıllarca edebiyat dergileri editörü olarak faâliyet gösteren ve bu yazı san'atının içinde pişmiş olması gereken Doğan Hızlan gibi bir münekkit bile cümlelerini tertiplerken kendisinden beklenen titizlikten, ince bir dikkatten mahrum kalabiliyor... ve birbirine yakın yahut birbirine karışmış kavramlardan bahsederken; "Avarelik, bohemlik, tembellik, serserilik, alkoliklik..." diyor. (Hürriyet, 13 Haziran 2000) Bir edebiyatçının, bir eleştirmenin "alkoliklik" dememesi, "liklik"teki telaffuz zorluğuna düşmemesi gerekirdi...
Buna mukabil Bay Hızlan'ın yazısında; "beyin kamaştırıcı; yazma, yaratma temposu; bohemliğin inişli çıkışlı grafiği; yazma disiplini gibi kavramlarla yazılmış güçlü ifadeler var...
Ve Atillâ İlhan... Aynı sayfada, şiirlerinin, okunurken, canına okunduğundan bahseden, bu orjinal edibimiz; "ben öldükten sonra hep böyle okuyacak bu deyyuslar" demiş... Mizah ve nükte karışımı, hafif bir okşama maksadıyle de söylenmiş olsa, bir edibin diline yakışır mı bu söz! Bir romanda bu tarz bir hareketi irtikâb eden birine karşı, olanca öfkesiyle diğer bir roman kahramânının ağzından çıksa, onu anlarım... Fakat, bu kelime, iltifat için çok avâmî, azar yahut tekdir için ise edebe muhalif...
Edebiyatçılarımız, mânâyı ve âhengi, hakikatin ve edebî zevkin ince terazisinde tartmaya mecburdur!..
Yine 13 Haziran 2000 tarihli Hürriyet'in bir haberindeki spotlardan birisi şöyle: "1980 öncesinde soruşturma yapılmış olan herkes, heran gözaltına alınabilir." Doğrusu, "1980 öncesinde hakkında soruşturma açılmış olan herkes, heran gözaltına alınabilir" olacaktı.
Türkiye'nin bir numaralı gazetesinde bu kadar fâhiş hatâ'yı yadırgıyoruz...
Lütfen biraz daha dikkat!..
|
 |
|