YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Dizi...

  Arşivden Arama

 

 

Bırakın kurdu kuşu 'Peyami'yi okuyun

Kaç gündür kulağıma çalınıp duruyor.

Kuş kurdu yiyemezmiş.

Kurt da kuşu yakalayamazmış.

Sığ, banal, nasıl derler, "zevkâver" olmayan bir polemik... Nezahat Hanım telefonda "Yazmayacak mısınız?" diye soruyordu.

Hayır, yazmayacağım!

Nesini yazayım?

Ne havasında hayır olan, ne suyundan hayır gelebilecek bu ülkede, bu çirkin kördövüşü ve sevimsiz cedel ortamında yazmak, o mevzun düzeysizliğe alet olmaktan başka ne işe yarayacak ki?

Nedendir bilmem, son zamanlarda yazıya oturunca aklıma hep o geliyor. Solculukla jurnalciliği karıştıran kökten sahtekârlarla boğuşmaktan, "demokrasinin bu ülkeyi bölmesine izin vermeyeceğiz" diyen kerestelere meram anlatmaktan, "kurt kuş" banaliteleriyle uğraşmaktan başımı almama yardımcı oluyor da, ondan mı?

Beşir Ayvazoğlu'nun "Peyami"sini okuduktan sonra onu daha çok sevdim... Zaten büyük, çok çok büyük bir romancıydı da, gazeteciliğini, hele "polemikçi" yanını ıskalamışım, ne ayıp...

İkdam Yurdu'nun bir katında, kısılmış ışıklar altında yazıya yumuluşu...

O hüzünlü ve çocuksu gülümsemesi...

Kelebek gözlükleri...

Bukleli saçları.

Toprağı bol olsun, Sedat Simavi'nin, "Kalemini kır ama satma genç arkadaş" öğüdünü düstur edinmişti. Bu söz darbımesel gibi kuşaktan kuşağa aktarılacak, gazeteciliğe hevesli her taze emekçi Babıali yokuşunu tırmandığında karşısında ilk bu "usta öğüdü"nü bulacaktı.

Nasıl da şirin, dünya tatlısı, üstelik fevkalade hassas, fevkalade rakik, fevkalade mütehammil adamlarmış yahu.

Maşaallah, pek de dayanıklı...

Üç otuz paraya gazetecilik yapmak; basmayan entertiple, yamrı-yumru hurufatla, ölçüye gelmez klişe ve şimşir başlıkla "taze havadis" sunmak kolaş iş midir?

Bugün oturup Machintosh bilgisayarının başında, Quark programının marifetiyle yarım saatte on sayfa attıran zamane gazetecisi nereden anlayacak da takdir edecek bu yüksek derecede "emek" ve "yaratıcılık" gerektiren gazetecilik başarısını!

Devran değişti

Şimdi dev plazalarda, "insan"dan ve mikrokozmozdan yalıtılmış çirkin, iç karartıcı cam bloklarda gazetecilik oynayıp heyecan arıyorlar; üstelik, ne Falih Rıfkı Atay korkusu, ne "İstiklal Mahkemeleri" sendromu...

"Muharririn" geleneği yerini artık gizli servis ajanlığına, gourmet ve lokanta yazarlığına bıraktı.

Hâlâ 'de'yi, 'da'yı 'mi'yi 'mı'yı ayıramayan sayfa editörleri, "makale" niyetine "rapor" döktüren köşe yazarları, yıllarca iletişim tahsil ettikten sonra Plaza gazetelerinden birine kapılanıp "topyekün savaş" çığlıkları atan genel yayın yönetmenleri.

Hâlâ darbeciler...

Cuntacılar...

Yalakalar...

Hâlâ Özkök'ler, Cemal'ler, Kırca'lar...

Şimdi, "kalemini kır ama satma" öğüdünü uzak ve eski bir anı olarak saklayıp, kalemiyle iş ve ihale takipçiliği yapan TÜSİAD üyesi gazeteci-işadamı ağabeylerimiz; Yona Andronov'a aslında "MİT ajanı" olduğunu itiraf eden "kuvvacı" yazarlarımız, cinsel tercihiyle övünen milyar maaşlı basın danışmanlarımız revaçta...

Ha, bir de koyu renkleri "kod adı" olarak kullanan küfürbaz ve zırcahil arkadaşlarımız.

Nereden nereye!

Fazla söze ne hacet efendiler, "Peyami"yi okuyun.

İlla ki okuyun...

O zaman, içinde bulunduğumuz "şizofrenik" haleti daha iyi göreceksiniz.


22 HAZİRAN 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...