| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Toplumların afyonuMilli Takım Avrupa Uluslararası Futbol Yarışması'nda ilk defa çeyrek finale yükseldi. Ev sahibi Belçika'yı eleyen Türk Milli Takımı cumartesi günü Portekiz'le karşılaşacak. Galatasaray gibi, Milli Takım'ın başarısı kısa bir süre için de olsa, toplumun bütün kesimlerinde olumlu bir hava estirdi. Güçlü bir dünya ülkesi olmak için, sporda da başarılı olmak gerekir. Ancak hiçbir zaman yeterli olmaz. Futbolda Avrupa'nın en başarılı milli takımını çıkarmak, üretme gücünde de Türkiye'yi ilk sıralara taşımaya yetmiyor. Ne yazık ki, Türkiye Avrupa'nın en düşük gelirli ülkesi. Kişi başına düşen milli gelir, Yunanistan'da, Türkiye'nin beş, Almanya'da ise on katı. Son yıllarda özellikle futbolla yeni bir savaş biçimi ortaya çıktı. Cephelerin yerine stadlar geçti. Orduların yerini de azgın taraftarlar aldı. Maç öncesi ve sonrasında şehirler savaş alanlarına dönüşüyor. Artık kan dökülmeyen ulusal ve uluslararası futbol maçı yok. Kim ne derse desin, bir şiddet gösterisine dönüşen futbol karşılaşmalarına ilgi duymuyorum. Özellikle futbol maçları toplumların afyonu haline geldi. Marks fena halde yanıldı. Onun iddia ettiği gibi, kitlelerin afyonu "din" değil, "futbol" oldu. İnsanlar takımları için, paralarıyla birlikte canlarını da veriyorlar. Günümüzde uluslararası spor karşılaşmaları, milyarlarca insanı mıknatıs gibi televizyon ekranlarının başına çekiyor. Futbol maçları, bir yandan insanın en kıymetli sermayesi olan zamanına el koyarken, diğer yandan da onun saldırgan yanını ortaya çıkarıyor. Farklı takım taraftarlarının çatışmasında ölen ya da yaralananların sayısı giderek artıyor. Bunlara araba yarışlarındaki kazalar da eklenirse, dehşet verici bir tablo ortaya çıkar. Futbol gibi, sınırlı sayıda iki takımın yarışmasını, tüketimi körükleme adına vahşi bir rekabete dönüştürme, toplumlara faydadan daha çok zarar getiriyor. Kuşkusuz ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel yapıda yarışma olmadan gelişme olmaz. Ancak bu yarışma toplumun ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel yapısına olumlu katkıda bulunacak yönde olmalıdır. Kumar da bir yarışmadır. Böyle bir yarışma sonunda toplumun üretim gücü artmaz, tam tersine azalır. Spor karşılaşmalarıyla, toplumun kültürel zenginliğini yitirmesi arasında doğru orantılı bir ilişki var. Spor karşılaşmaları artıkça, insanlar kültürel açıdan yoksullaşıyorlar. Başka bir deyişle, toplumlar yoksullaştıkça, spor karşılaşmalarının önemi artıyor. Türkiye'nin üretim gücünün artırılabilmesi için, spor karşılaşmalarının kitlelerin afyonu olmaktan çıkarılması gerekir.
ngurdogan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|