| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Yılmaz: "Kaç Alaaddin kaç"Yılmaz, Aşık vasıtasıyla Çakıcı ile ilişki kuruyor. Çakıcı istediği için grupta konuşuyor, yumruk olayını tahkik etsin diye Evcil'le ona haber gönderiyor. Amerika'daki polis ekibi konusunda bilgi veriyor. Mesut Yılmaz, şimdi de Fazilet Partisi'nin ipine tutunmak istiyor. Milli Güvenlik Kurulu toplantısından sonra, Erbakan'ın "birlikte demokrasi mücadelesi verelim" teklifini geri çeviren ve başbakanlık koltuğuna oturup, 28 Şubat taşeronluğuna soyunan Yılmaz, demokrat oldu(!) 312'nci maddenin bırakınız değiştirilmesini, af kapsamına alınmasına bile karşıydı. Bugün Yüce Divan'dan kurtulabilmek amacıyla FP'ye yanaşıyor. Madem parti kapatılması doğru değil, neden Anayasa değişikliği müzakereleri sırasında, "devam"ın kriterlerinin 69'uncu maddede yer almasına, Anaplılar karşı çıktı? Kaldı ki, Fazilet, pisliğin üzerini örtmek için pazarlık yaparsa, Anayasa Mahkemesi'nin kapatmasına gerek yok; siyaseten intihar etmiş olur. Demirel'le ilgili Anayasa değişikliğindeki, kararlı tavır sergilenmeli, Yılmaz'a yolsuzluk iddialarının hesabını vermesi için, Yüce Divan yolu açılmalı. İki gündür, Türkbank ve çete dosyalarındaki olayları sıralıyorum. Bütün konuşmalar, ifadeler, kasetler biraraya gelince Yılmaz'ın, Eyüp Aşık vasıtasıyla Alaaddin Çakıcı ile ilişki kurduğu, Korkmaz Yiğit'in mafya irtibatını bile bile, onun, Türkbank ihalesine girmesine göz yumduğu, kendisine bağlı bir medya patronu yaratmağa çalıştığı anlaşılıyor. Flash TV ve iddialar
Yılmaz - Çakıcı ilişkisi, ilk defa Flash TV olayı ile belirgin bir hal aldı. Çakıcı, Türkbank'ın Erol Evcil'e satılması karşılığında Kanal 6'nın Mehmet Kurt'tan Ahmet Özal'a geçmesini ve Tansu Çiller lehinde yayın yapılmasını sağlayacaktı. Sonradan, iddiasına göre, bu satışın gerçekleşmesi için, kendisinden 20 milyon dolar rüşvet istediler. Çakıcı, işte bu iddiaları yayınlamak için medya aramaktaydı. Çete Komisyonu'na verdiği ifadede gelişmeleri şöyle anlattı: "Son 40 yıldır Türkiye'de çok güçlü olan bir ismin yakınlarıyla, birinci derecede aile bağı, kan bağı olan biriyle, (muhtemelen Demirel'in bir yakınıyla. N.I.) irtibata geçtim. Bunlar bana Flash TV'yi ayarladılar." Aynı olayın, Çakıcı - Eyüp Aşık kasetinde de bahsi geçiyor. Alaaddin Çakıcı söylüyor, Eyüp Aşık teyid ediyor: Çakıcı: Mesut Beye hayatım boyunca hiçbir zararım olmadı. Biliyorsun, seninle o dönemler her gün konuşuyorduk. Bir gün Ömer Göktuğ (Flash TV'nin sahibi) bana, Eyüp Aşık ile konuştum, Mesut Bey televizyona çıkacak dedi. Aşık: Çıktı, grup toplantısında Ömer'in istediği açıklamayı yaptı. Mesut Yılmaz, soruşturma komisyonlarına verdiği ifadede, Anap grup toplantısında, "Türkbank'tan gelen pis kokuları" dile getirdiğini itiraf ediyor. Önce Mesut Yılmaz grupta konuşuyor, alt yapısını hazırlıyor, ardından Alaaddin Çakıcı Flash TV'ye çıkıyor, Tansu Çiller'i Türkbank konusunda suçluyor. (1Mayıs 1997) Alaaddin Çakıcı, Haziran'da Refahyol Hükûmeti'nin yıkıldığını da anlatarak, Flash TV konuşmasının, Mesut Yılmaz'a sunduğu ilk hizmet olduğunu söylüyor. Çakıcı'nın başka hizmeti
Çete Soruşturma Komisyonu üyeleri Alaaddin Çakıcı'yı hapishanede sorguladılar. Zabıtlardan bir bölüm, Çakıcı'nın Yılmaz'a bir başka hizmetini de ortaya koyuyor. Başkan: Flash TV dışında, başka yardımlaşmanız ve işbirliğiniz oldu mu? Çakıcı: Meselâ dövülme olayı var. O dövülme olayında direkt, Erol Evcil'i arıyor: "Alaaddin'e ulaş, beni dövenleri tesbit etsin, bunlara gereken cezayı versin" diyor. Başkan: Erol Evcil size bu konuyu iletti mi? Çakıcı: Evet... koparsın.... Hesap sorma anlamı o. Aynı hususu, Erol Evcil ve Mesut Yılmaz da teyid ediyor. Yılmaz Çete Komisyonu'na verdiği ifadede, Anap Bursa İl Başkanı Mehmet Gedik'in kendisini arayarak, MİT üyesi Yavuz Ataç'ı bürosuna getirdiğini söylüyor. Ataç'ın yanında Erol Evcil de vardır. Ataç ile görüşmesi sona erince, Budapeşte meselesinde ondan bir bilgi alamadığı için Mesut Yılmaz konuyu, Erol Evcil'e açar. Mesut Yılmaz (Çete Komisyonu zabıtlar s. 84-86): Yavuz Ataç ile konuştum, geliş sebebi bu olmasına rağmen, Macaristan olayı ile ilgili bilgi vermedi. Dışarı çıkınca, Yavuz Ataç'ın Budapeşte ile ilgili bir şey söylemediğini Erol Evcil'e intikal ettirdim. "Eğer bu konuda bilginiz varsa, araştırıp bana verin" dedim. Erol Evcil (Türkbank Komisyonu ifade tutanağı): Ayrıca bu konuşmalar dışında, bir de yumruk olayında, Mesut Yılmaz ile görüştüm. Yılmaz bana "Alaaddin Çakıcı ile konuş, yumruğu atan kim öğrensin, hesap sorsun" dedi. Mafya - Yılmaz irtibatı, açık seçik, yukarıdaki beyanlarla ortaya çıkıyor. Anap lideri, Alaaddin Çakıcı Flash TV'de konuşmadan önce, Anap grubunda, Türkbank meselesini dile getiriyor. Yumruk olayının tahkiki için de Erol Evcil'le Çakıcı'ya haber gönderiyor. Alaaddin "kaç"
Ayrıca, Refahyol iktidarı döneminde Emniyet Genel Müdürü Kemal Çelik'in organize ettiği Amerika'daki operasyonu, Eyüp Aşık kanalıyla Çakıcı'ya haber veriyor. Operasyon Meral Akşener'in İçişleri Bakanı olduğu dönemde başlamış, Anaplı İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu zamanında ABD'deki polislerin görev süresi uzatılmıştır. Olayı Alaaddin Çakıcı'dan dinleyelim: Çakıcı'nın ifadesi (Çete Komisyonu zabıtları s. 66): Bir gün Amerika'dayım, kardeşimi arıyorum. "Eyüp abi seni arıyor" dedi. Hayırdır. Eyüp Beyi aradım. Diyor ki: "Mesut Bey bizzat aradı. Alaaddin'e söyle Amerika'dan mutlaka ayrılsın. Falan bir ekip gitti, onu almak istiyor." Çakıcı, Yılmaz'ın kendisine haber gönderdiğini Eyüp Aşık ile yaptığı bir konuşmada şöyle teyid ettirmişti: Çakıcı: O zaman sen bana dedin ki, Alaaddin'e ulaşırsan söyle, Amerika'ya onun için bir ekip gitti... Adamcağız hem haber verip, hem neden canımı istesin? Aşık: Seni Mesut Beyle tartıştırmak istiyorlar. Çakıcı: Düşündüm, Mesut Bey haber verdi Alaaddin'i alacaklar. Aşık: Evet, evet Çakıcı: Alaaddin'e ulaşırsan haber ver... Aşık: Evet İçişleri Bakanı söyledi. Ama Mesut Bey söyledi ona... Çakıcı: Üzüldüm be abi. Aşık: Ya onu diyen adam, onu der mi? (Meseleyi hatırlatalım: Alaaddin Çakıcı Eymür'ün ABD'ye kendini öldürmek üzere gönderildiğini düşünmektedir. Bu yüzden, Eyüp Aşık'a tuzak hazırlar. Aşık'a, bir zamanlar, ABD'ye polis ekibi geldiğinde, kendisini arayıp Mesut Yılmaz'ın "kaçsın" mesajını ulaştırdığını hatırlatır. Eyüp Aşık da, "sana bu mesajı yollayan, şimdi seni öldürtmek ister mi?" demek suretiyle, evvelce yapılan bu konuşmayı ele verir. N.I) Zaten Mesut Yılmaz da, komisyona verdiği ifadede, Eyüp Aşık'ın Çakıcı ile, polislerin Amerika'ya gönderildiği günlerde, kendi bilgisi tahtında konuştuğunu, itiraf etmiştir. ( Mesut Yılmaz'ın Çete Komisyonu'nundaki ifadesi s. 85: "Eyüp Aşık, Alaaddin Çakıcı'nın kendisini aradığını, bana iki defa ifade etti... Eyüp Aşık'ın bana söylediği, Çakıcı ile ikinci konuşması, başbakan olmamdan kısa bir süre sonradır. O görüşmesi, aşağı yukarı, Amerika'ya polis ekibini gönderdiğimiz tarihe denk gelmektedir.") Devlet Bakanı Aşık, Başbakan Mesut Yılmaz'ın malûmatı dahilinde, tam da ABD'ye operasyon düzenlendiği sırada, Alaaddin Çakıcı ile konuşuyor. Bu konuşmadan sonra, Çakıcı Kanada'ya gidiyor. Operasyon da başarısızlıkla sonuçlanıyor. Halâ, Yılmaz'ın mafya ile ilişkisi var mı, yok mu diye araştırıyoruz? Yiğit'e taktik
Yılmaz, Korkmaz Yiğit - Alaaddin Çakıcı ilişkisini, hem biliyor, hem de hafife alıyordu. İşte Eylül ayındaki TÜSİAD toplantısında, bir TV kamerasına takılan görüntüler ve sesler: Güler Sabancı: Gazete piyasası karışmış. Yeni Yüzyıl gene satılmış. Bu defa Korkmaz Yiğit şeye satmış. Mesut Yılmaz: Alaaddin Bey'e (gülüşmeler) G. Sabancı: Yok başka bir isim vardı. Bülent Eczacıbaşı: Hangi Alaaddin Bey? Sabancı: Başka bir isim vardı. Kafamı karıştırmayın. Mesut Yılmaz: Alaaddin'i arayın, Alaaddin'i arayın. Eczacıbaşı: Kamran Bey'e satılmış. Mesut Yılmaz: Kim o? G. Sabancı: Kamran Çörtük M.Yılmaz: Olamaz. Dün gördüm. Olsaydı söylerdi bana. Mümkün değil. B. Eczacıbaşı: Sayın Başbakan, geçen gün Korkmaz Yiğit'e dedi ki: Sen merdivenlerden hızlı çıkıyorsun. (Hepsi gülüşüyor) M. Yılmaz: Tarancı'nın (Yılmaz, Ahmet Haşim yerine Tarancı diyor) şiirini okudum: "Yavaş yavaş çıkacaksın bu merdivenleri. Ağır ağır..." ............ Biz halâ Yılmaz'ın ilişkisi var mı yok mu diye araştırıyoruz. Taktik bile vermiş Korkmaz Yiğit'e "Ağır ağır çık merdivenlerden" diye.
nilicak@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|