| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Bu İngilizler neden böyle yapıyor?Dünyada Türkler'den başka anlaşılmaz bir millet varsa onlar da İngilizler'dir. Neyi neden yaptıklarını asla anlayamazsınız! Bakın milenyuma girdik; bizdeki anti-saltanat söylemler bile kurtlandığı için kaldırılıp çöpe atıldı, ama İngilizler'in üstünde güneş batmayan saltanatı sapasağlam yerinde duruyor. Kraliçe artık pastasına mumların sığdırılamadığı yaşlarına geldi, yine de kraliçeliğinden zerre miktarı taviz vermiyor. Prens Charles fena halde abayı yaktığı ve işi epeyce de pişirdiği hanımefendiyle, aynı kraliçenin kaşlarını yukarıya doğru kaldırması nedeniyle bir türlü evlenemiyor. İngiliz aristokrasisi, milenyum falan takmayıp, bu işlerin dünyadaki sembolü olmaya devam edeceğini pek bir kararlılık ve kibirle her fırsatta ilan edip duruyor. Dünyanın bir yerinde "saray", "kraliçe", "prens", "veliaht" ya da "aristokrasi" kelimelerinden biri edilse; bir Çadlı'nın, bir Yeni Gineli'nin, bir Portekizli'nin, bir Singapurlu'nun ya da bir Türk'ün aklına hemen İngilizler geliyor. Dünyanın çeşitli ülkelerinde onlarca çeşit saltanat yönetimi hüküm sürmeye devam ediyor olsa da, İngiliz aristokrasisinin bu tartışılmaz sembolik varlığı değişmiyor. Saltanat denince hâlâ en önce İngilizler akla geliyor. Ancak bütün ok işaretlerinin İngilizler'i gösterdiği böyle birkaç sembolik kelime daha ortaya çıktı son zamanlarda. Artık "futbol fanatizmi", "taraftar terörü" ve "holiganizm" kelimeleri de dünyada en çok İngilizler'i ve onların marifetlerini niteler oldu. "Holigan" ya da "holiganizm" zaten İngiliz dilinden alınmış kelimeler... Kendi ülkelerinde ve gittikleri diğer bütün ülkelerde publara doluşup sabahtan akşama kadar kafa çeken, sonra da sokaklara dağılıp olay çıkaran tipler için kullanılıyor bu yaftalama... Bizdeki amatör ve alkolsüz örneklerini de biliyorsunuz!.. Euro 2000'de gittikleri her yerde ortalığı birbirine katan holiganlar, uluslararası futbol kamuoyunun birinci gündem maddesi olmaya aday görünüyor. Holiganların sosyo-ekonomik portresini çıkaranlar, bu şiddet düşkünü kural tanımaz kişilerin, İngiliz kentlerinin varoşlarındaki işsiz işçilerden oluştuğunu söylüyorlar. Elin işsiz işçisinin refah düzeyini görüyor musunuz! Cebinde pasaportuyla uçağa atlayıp, tuttuğu takımın gittiği her deplasmana, her turnuvaya, hangi ülke olduğuna bakmadan gidebilen, orada konaklayabilen ve şehirlerin en merkezi yerlerindeki publarda sabahtan akşama zıkkımlanabilen bu adamlar işsiz!.. Bizim bir işte kırk yıldır çalışmakta olan insanlarımızın ancak emekli ikramiyesi ile yapabileceği şeyler bunlar!.. Tabii bütün ömürlerini verip hak sahibi oldukları üç beş kuruşu böyle abuk sabuk bir yolla tüketmeyi göze alırlarsa... Eskiden futbol aktivitelerini mesken edinen kavga-gürültü kültürünün az gelişmişlikle bağlantısı kurulurdu; şimdi anlaşıldı ki bununla bir ilgisi yok! Gelişmişlik düzeyi sadece şiddetin tipini değiştiriyor; bir yanda cebi pasaportlu aşırı yağlı turistik eşkiyalar, öte yanda stad kuyruklarında paçayı kaptıran döner bıçaklı, bozuk paralı, pis ağızlı amatör serseriler... Özde hepsi aynı nane ama, görüntü epeyce farklı!..
gozcan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|