YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Kültür

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Dizi...

  Arşivden Arama


Divan sırrın şiiridir

Divan Şiiri Sözlüğü, Şii'r-i Kâdim, Aşina Güzeller, Şiirler Şairler ve Meclisler, Divan Edebiyatı, Ah Min'el-Aşk, Divan Şiiri Antolojisi, Müstesna Güzeller, Kudermanın Kırk Atlısı ve Şairlerin Dilinden. Bunlar, Prof. Dr. İskender Pala'nın yıllardır eksilmeyen bir iştahla ilgilendiği Divan şiiri üzerine yayınladığı çalışmaları. Divan şiiri denildiğinde akla ilk gelen isim olan İskender Pala'yla Divan şiirini konuştuk.

Divan şairlerinin saraydan beslenen asalaklar olduğu yönünde empoze edilmeye çalışılan yaygın bir kanı var. Öyle miydi, siz ne düşünüyorsunuz?

Hayır, onlarda bizim gibi insanlardı. Saraya mensup şair adedi, bütün divan şairlerinin istatistiği içerisinde yüzde 1.8'dir. Ortaçağ medeniyetlerinde bir kural vardır, bütün krallar, bütün padişahlar aselet gereği sanatçıları korumuşlardır; bu Batıda da böyledir, Osmanlı'da da. Pek çok sanatçıyı, bürokrasinin içinde yer almış insanlar korumuşlardır, onlara tabiki iltifatlarda bulunmuşlardır.

İcazet telif sayılırdı

Ben bunu şöyle görüyorum; saraydan veya büyük insanlardan bir icazet alan sanatçı telif ücretini almış olur. O zamanki şairlerin kitap bastırma ve telif ücreti alma gibi bir imkanları yoktu, ortaya mağrifet koydukları zaman iltifat görüyorlardı. Ve birileri onlara diyorlardı ki; tabii, sizin telif ücretiniz şu olmalıdır. Bu bazen bir kese altın, bazen bir yalı bile olabiliyordu, ama böyle örnekler çok azdır. Yoksa diğer şairlerin çoğu sizin gibi benim gibi sokakta yaşayan, yere basan, ağlayan gülen, sevinen, üzüntüleri olan, zaferlerde sevinen, mağlubiyetlerde üzülen, çoğu Yeniçeri askeri olan veya kasabalarda ilmiye sınıfından insanlardı. Dolayısıyla onların saraydan beslendirildiklerini veya yönlendirildiklerini söylemek çok yanlış bir kanaattir. Zaten kimse de artık bu söylentilere inanmıyor. Bir de şunu söylemek lazım; bugünün sanatçıları devlet desteği olsa, sponsorumuz olsa, sübvanse edilsek diye düşünüyorlar. İşte o zaman da sponsor varmış. Büyük adamlar birilerinin sponsorluğunu yapıyormuş. Şimdi sponsor bulamadığımız için şikayet ediyoruz, ama o zaman sponsor oldukları için de onları şikayet ediyoruz, bu mantıksızlıktır.

Divan Şiiri çaba ister

Divan şiiri, özel çaba gerektiren bir şiir. Bu nedenle Divan Edebiyatı zor bir edebiyat olarak algılanıyor.

Bu eğitim işi. Önce divan edebiyatını tanımak gerekir. Tanıdıktan sonra bu edebiyatı sevip sevmiyeceğimize karar veririz. Biz tanımadan 'bu edebiyat kötüdür' veya 'iyidir' hükmünü veriyoruz. Tanıdıktan sonra gönlümüz ondan yanaysa severiz. Değilse sevmeyiz, ayrıca hepimiz herşeyi sevecek de değiliz. Tanımadan kendi kendimize diyoruz ki, bu edebiyat çok iyi bir edebiyattır. İyiliğini göster bana, yok! Karşı tarafta diyor ki bu edebiyat çok kötü, berbat bir edebiyat, çünkü halktan uzak ..vs. İyi de, o zaman bunun örneğini gösterin, halktan uzaklığını ve yahut da saraya uzak olduğunu ya da kötülüğünü bana anlatın. Bu edebiyat gayet güzel bir edebiyattır, güzelliği mücerret konuları ve rahmani konuları işlemesindendir.

Atatürk Kitaplığı'nda uzun süre 'Divan Şiiri Saati' adında bir program yürüttünüz. İlgi nasıldı?

Oraya edebiyat öğrencilerinden veya edebiyat öğretmenlerinden çok, edebiyatla bir zevk için veya sırf bir kültürel faaliyet olarak ilgilenenler gelmişti. Bunlar çeşitli kesimlerden insanlardı. Halk da, öğrenci de, aydın da vardı. Biz orada toplanarak Divan Şiiri'nin topluma nasıl yayılabileceğinin bir örneğini verdik. Çok da ilgi gördü, toplantılarımız kalabalık oldu. Önümüzdeki yıl inşallah daha geniş bir mekanda devam edecek.

Osmanlı dönemine ait edebi metinlerden ve özellikle Divan Edebiyatı'ndan, tarih bilimi faydalanabilir mi? Bu eserler, tarihin aydınlanmasında nasıl yararlı olabilir?

Tarihin bazı yönlerine ışık tutabilir. Tabii ki, o bir tarih metni değil. Sosyolojiye, güzel sanatlara, hat sanatlarına ışık tutabilir. Direkt tarih değildir ama tarihin duygu yüküdür. Tarih; zaferler, yenilgiler, kronolojidir. Ama bu kronolojinin içini dolduran bu şiirdedir. Çünkü, o toplumun konuştuğu yegane vasıtadır. Sırrın şiir olarak söylenmesidir. Bu metinlere bu gözle bakılabilir ve bu nedenle edebiyat tarihçilerinin görevi çok önemlidir. Çünkü edebiyat tarihçileri, sadece tarihi bilmekte yetinemezler; sosyoloji, psikoloji, felsefe, tarih, iktisat, hukuk, gerekirse tıp bile bilmeleri gerekir. Gündelik hayattan, giyim kuşama, yiyip içilenlerden gülüp ağladıklarımıza kadar o toplumun kendisini yansıtır, aynası gibidir.

Fuzuli'ye 'Hazreti' derim

Divan Şiiri'yle haşır neşir olan birisi olarak, en çok sevdiğiniz Divan şairi kim?

Pek çoğunu seviyorum ama Hazreti Fuzuli hepsinden öncedir. Onun için ben ona 'Hazreti' derim, ama bir Şeyh Galip'i, bir Nefi'yi de çok severim. Gönül bağım ise doktora yaptığım Aşki'den yana. Aşki üzerine doktora yaptığım için onunla adeta akraba gibi olduk. Hepsi güzel diye bakıyorum çünkü; klasik şairlerimizden ismi hafızalarımızda olanlar, bunu hak etmişlerdir. Divan şiirinin satırları arasında bir medeniyet gizlidir ve o medeniyetin her bir taşını bugün unutmamalıyız. Ben Divan Şiiri'nin satırlarında çok büyük bir medeniyet görüyorum; bu bakımdan ben hiç bir şairi ayırt etmiyorum.

Havva S. İLHAN


Kağıda basmak için tıklayın.

Terminatör dönüyor
Hollywood'un 'Terminatör'ü Arnold Schwarzenegger dönüyor. Schwarzenegger, aksiyonseverlerin dört gözle beklediği 'Terminatör'ün yeni bölümüyle izleyici karşısına çıkacağını açıkladı. Uzun süredir dünyanın neresine giderse gitsin 'yeni Terminatör nezaman çekilecek' sorusuyla karşılaşan Schwarzenegger, sonunda hayranlarının istediği yanıtı verdi: 'Dönüyorum..." Sibernetik makinenin yolunu gözleyen hayranları için dönüş müjdesi veren Schwarzenegger, 'Yeni bölümün çevrilmesi düşüncesi hoşuma gidiyor. Ama, bu yalnız benim düşüncem değil. Dünyanın neresine gidersem gideyim insanlar yeni bölümü görmek istiyorlar' dedi. Terminatör'ün ilk bölümü, 1984, ikinci bölümü ise 1991 yılında seyirciyle buluşmuştu.
Mükremin Van'da
Tiyatro sanatçısı Yılmaz Erdoğan, Van'ın Gevaş ilçesinde çevireceği 'Vizyontele' adlı film için mekan tespitinde bulundu. Ünlü sanatçı, Ağustos ayında çekimine başlanacak filmi için geldiği Gevaş'ta, yer tespitinde bulunarak, filmde rol alacak kişilerin seçmelerine katıldı. Erdoğan, yaptığı açıklamada, filmde kendisinin yanı sıra birçok ünlü sanatçının yer alacağını söyledi. Erdoğan, 1970'li yıllarda Hakkari'de geçen çocukluğunu konu alacak film için yaklaşık 2 milyon dolar harcama yapacaklarını belirtti.


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...