Akkuyu'da kurulması planlanan nükleer santral konusunda ortaklar arasında yaşanan görüş ayrılığı ANAP lehine sonuçlandı. İhale kararı, ANAP denetimindeki TEAŞ'a verildi.
ANKARA- Akkuyu'da kurulması planlanan nükleer santral konsunda hükümet ortakları arasında yaşanan görüş ayrılığının ilk etapı ANAP lehine sonuçlandı. Liderlerden sonra Bakanlar Kurulu da yılan hikayesine dönen nükleer santrale yeşil ışık yakarken, TEAŞ'ın ihaleyi 10 gün içinde sonuçlandırılması kararlaştırıldı. Hükümet, Türkiye'nin içinde bulunduğu enerji dorboğazını gerekçe göstererek, tüm tepkilere rağmen nükleer santrale "evet" derken, DPT ve EMO 8 yıl sonra devreye girecek santralın enerji sorununa fazla katkı sağlamayacağını öne sürüyor. DPT ve EMO, Türkiye'nin kısa bir süre sonra ihtiyacından daha fazla enerji üreten ülke haline geleceğini belirtiyor.
Bakanlar Kurulu, Başbakan Bülent Ecevit'in, "içine sindiremediği" nükleer santralın, Türkiye'nin enerji darboğazını aşması için gerekli olduğuna karar vererek, bugüne kadar dört kez ertelenen Akkuyu Nükleer Santral ihalesinin, TEAŞ tarafından 10 gün içinde sonuçlandırılmasını istedi.
Top artık ANAP'ta
Nükleer enerjiye "evet" denmesi en çok, hükümetin enerjiden sorumlu ortağı ANAP'ı sevindirdi. Bakanlar Kurulu'nun, nükleer santral kurulması konusundaki ilke kararından sonra artık, nükleer santraller konusunda söz ANAP'lı Başbakan Yardımcısı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'e geçti. Enerji Bakanlığı'na bağlı TEAŞ'ın, Akkuyu Nükleer Santralı'na ilişkin ihaleye 10 gün için değerlendirerek bir karar vermesi kararlaştırıldı. Santral ihalesine 3 teklif verilmiş bulunuyor. TEAŞ, sözkonusu teklifleri değerlendirerek bir karara bağlayacak. Santralın, en erken 2008 yılında faaliyete geçmesi bekleniyor.
İhtiyaç var mı yok mu?
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ile DPT, hükümetin enerji konusunda yaptığı açıklamaları yalanlıyor. EMO'nun enerjiyle ilgili hazırladığı raporda, enerjide tüketim düşünülmeden üretim yapma arzusu bulunduğu belirtilerek, Türkiye'nin halen yüzde 30'luk bur yedekle çalıştığı vurgulanıyor. Raporda, Enerji Bakanlığı birçok yeni santrale imza atarken, termik santrallerdeki kapasite kullanım oranının yüzde 55'ler seviyesinde olduğu, dağıtımda ise kayıp ve kaçakların yüzde 20'leri aştığı belirtildi. DPT'nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na gönderdiği eneji raporunda da, Türkiye'nin plansız bir enerji yatırımı içinde olduğu belirtiliyor. Raporda, enerji arz ve talep hedeflerinin birbirini tutmadığı ifade edilerek, onaylanan projelerle Türkiye'nin 2005 yılında elektrik enerjisinin üretiminde yüzde 70'ler seviyesinde bir yedeğe ulaşacağı kaydediliyor. Hükümet üyeleri, santralların çevreye hiçbir zarar vermeyeceğini öne sürerken, başta Greenpeac üyeleri olmak üzere sivil toplum örgütleri nükleer santralların doğal çevreye büyük zarar vereceğini öne sürüyor. Özellikle, atıkların saklanması konusunda Türkiye'nin çok büyük riks üstlendiğini ileri sürülerek, önce rüzgar enerjisi imkanlarını kullanması gerektiği
ifade ediliyor.