YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Bizim politikacılar deve ticaretini öğrenmiş

Deve ticareti ile cumhurbaşkanı seçimi arasında bir irtibat kurmanın isabetli bir şey olup olmadığı konusunda mütereddidim. Ama, hayatın gerçekleri diye bir şey var. O gerçekler insana bazen mütereddit olduğu işleri yaptırabiliyor.

İşin, deve ticareti ile ilgili kısmı şöyle: Evvel zaman içinde bir adam, deve satın almaya karar vermiş. Pazara inmiş. Eşiyle, ahbabıyla bir iki istişarede bulunduktan sonra develere alıcı gözüyle bakmaya başlamış. Derken, boylu poslu bir deveyi gözüne kestirmiş. Deveciye sormuş:

"Efendi, şu deveyi kaça satıyorsun?"

"Devenin fiyatı 1 altın" demiş deveci. "Ama yuları 99 altın. Tamamı sana 100 altına malolur."

"Bu nasıl iş?" demiş adam, "Bana yular lazım değil. 1 altını vereyim, deveyi ver."

"Olmaaz" demiş deveci. "Deve 1 altın, yuları 99 altın. İşine gelirse..."

Tabii bu hikâye, eski bir hikâye. Bizim politikacıların yaptığı 5+5+kıyak emeklilik=69 veya (daha doğrusu) 69+kıyak emeklilik=5+5 pazarlığıyla tam tamına uymuyor.

Şu hikâye, bugünkü pazarlığa daha uygun düşebilir:

Âşıksınız. Yıllardır onun hasretiyle yanıp tutuşuyorsunuz. Onun da sizi sevdiğini biliyorsunuz. İstetiyorsunuz. Babası, "Nasipse olur" diyor. Hazırlıklar yapılıyor. Düğün dernek kuruluyor. Gelin almaya gidiliyor. Gelini evden çıkarıyorlar.

O da ne? Gelinin yanında bir gelin daha var. Acaip bir gelin. Onu da tellemişler, duvaklamışlar, arabaya bindirmeye uğraşıyorlar.

"Bu kim?" diyorsunuz. "Ne işi var bunun benim arabamda?"

"Bu Sâfinaz" diyorlar. "Bunu da alıp götürmeye mecbursun. Götürmezsen kavga çıkarır. Başına bela olur. İstikrar bozulur."

Farkındayım. Bu hikâyenin de bizim politikacıların yaptığı pazarlığa uymayan yerleri var. Bir hikâye daha deneyelim. Bakalım uyacak mı?

Mahallenizde bir Sâfinaz var. Size sürekli mesaj gönderiyor. Dest-i izdivâcınızı talep ediyor. Ancak sizin Sâfinaz'da gönlünüz yok. Siz başka birini seviyorsunuz.

Bir gün, Sâfinaz'ın mesajına şöyle bir cevap gönderiyorsunuz:

"Sâfinaz Hanım. İlginizden dolayı size teşekkür ederim. Ama ben fakir bir gencim. Üstelik Leyla'yı seviyorum. Lütfen beni mazur görün. Nazik alâkanıza müspet cevap veremiyorum."

Ertesi gün, Sâfinaz'dan bir mektup alıyorsunuz:

"Leyla elimde. Para da var. Beni alırsan sana bir kıyak yaparım. Leyla'ya da kavuşursun, fakirlikten de kurtulursun. Aksi takdirde Leyla'yı da ömür boyu unut, parayı da."

Uydu mu şimdi?


3 Mart 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Yusuf Ziya Cömert

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...