YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Kimse siyonistliğe soyunmasın

 
Kim ne derse desin, Yahudiler, Orta Doğu'daki varlıklarını İngiltere'den daha çok Osmanlı'ya borçlular.

 

Özerk Filistin topraklarına gitmenin yolu İsrail'den geçer. Bu yüzden, Kudüs'e gitmek istiyorsanız Tel Aviv'e uğramak zorundasınız. Ben Gurion havaalanı İsrail'in olduğu kadar Filistin'in de dünyaya açılma kapısıdır.

İkibin yıllık sürgün tarihlerinde Yahudiler büyük acılara katlanmak zorunda kaldılar. Ancak onlar 1917'de yayınlanan Balfour Deklarasyondan sonra Romalılar'dan Naziler'e yüzyılların rövanşını yalnızca Filistinli'lerden aldılar. İsrail şiddeti bir devlet politikası haline getirdi.

Arthur Koestler'in deyişiyle, sözkonusu deklarasyonla "bir ülke, ikinci ülkeye, üçüncü ülkenin toprağını vadetti." Ancak kim ne derse desin, Yahudiler, Orta Doğu'daki varlıklarını İngiltere'den daha çok Osmanlı'ya borçlular.

Sultan Abdülhamit, Filistin'de bir Yahudi devleti kurulmasına şiddetle karşı çıkmıştı. Ancak onların Filistin'e göç etmelerine de göz yumdu.

Sultan, İspanya'da olduğu gibi, İngiltere, Fransa ya da Almanya'da Yahudilere karşı büyük bir soykırımın işaretlerini sezmişti. Tarih Avrupa'dan bir an önce çıkmak isteyen Yahudiler'i haklı çıkardı. Onlar gecikmenin bedelini Almanya'da çok pahalı ödediler.

Arka arkaya gelen iki dünya savaşında altmış milyonun üzerinde insan hayatını kaybetti. Bu kayıplar arasında altı milyonla Yahudiler çok önemli bir yer tutar. Üstelik savaşların tarafı da değillerdi.

Sözkonusu savaşlarda milyonlarca Yahudi Bosna, Kosova, Keşmir, Doğu Türkistan ve Çeçenistan'da olduğu gibi, dehşet verici bir soykırıma uğradılar. Avrupa'da Yahudilere yapılanlar, şimdi de bütün dünyada Müslümanlara yapılıyor.

Osmanlı'nın gücü adaletinden kaynaklanıyordu. "İttihat ve Terakki" döneminde, Osmanlı devletinin şemsiyesi altındaki değişik ırk ve dinden topluluklara baskı ve şiddet doruk noktasına ulaşınca, koskoca devlet dağılıp gitti.

Falih Rıfkı Atay'ın "Zeytindağı"nda anlattığı gibi, İngilizlerden önce "Filistin'de Siyonistler adeta gizli bir hükümet yapmışlardı. Bayrakları ve postaları vardı. Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi." Çünkü İttihat ve Terakki "Kudüs'te kirada oturuyor"du. Şimdi onların uzantıları İstanbul'da bile kirada oturuyor.

Kudüs'te kirada oturanların, Mekke, Medine, Şam, Bağdat, Selanik, Sofya, Saraybosna, Bakü, Buhara ve Kazan'a sahip olması mümkün değildi. Sultan Abdülhamit'in diplomatik dehasıyla otuzüç sene ayakta tuttuğu "Büyük Osmanlı Devleti", İttihatcıların elinde on sene gibi kısa bir zamanda dağılıp gitti.

Anadolu insanı, Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman'la gücünün doruğuna ulaşmışsa, bu kılıcının keskinliğinden değil, adaletinin şaşmazlığından kaynaklanıyordu.

İsrail de terörü devlet politikası haline getirirse, bir "korku ülkesi" olmaktan öteye gidemez.

Nazizm gibi, Siyonizm de ömrünü tamamladı.

Dünyada kimse Siyonistliğe soyunmasın.


4 Mart 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Nazif Gürdoğan

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...