YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Kendisi olmaktan vazgeçmiş "İslamcı kadınlar"

 
Ciddiye alınmak telaşını yaşayan Müslümanlar 8 Mart'ı fazla ciddiye alıyorlar. Üstelik bu ciddiye alışta başörtü yasağının kaldırılmasını savunmanın dışında hiçbir kapsamlı analiz, proje ya da eleştiri sözkonusu değil.

 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Türkiye'nin gündemine özellikle 1980 sonrası solcu kadınların kadın olduklarını farketmeleriyle birlikte girdi. Refah/Faziletli belediyelerin işbaşına gelmesinden sonra ise başörtü yasaklarının kadın hakları çerçevesinde değerlendirilerek özgürleştirilmesi çabası içinde her yıl katılımcısı genişleyen bir kutlamaya dönüşmüş oldu.

1980 İran devrimiyle birlikte Türkiye İran olacak fobilerine bağlı olarak kadınlar günü kutlamalarında şeriatın kadınları ezdiği, Müslüman kadınların edilgen kadınlar olduğu üzerinden bir söylem geliştirildi. Bu söylem İran devriminin "yumuşayan" çehresine rağmen Cemal Reşit Rey salonunda 8 Mart 2000 kutlamalarında da devam etti. Çünkü laikçi feministler için Şeriat'ın dışında kendi kimliklerini kurgulayabilecekleri bir "öteki özne" yok. Bir başka ifade ile laikçi-feministler (Bu tabiri kadın haklarını kadınlık paydasında değil de laikçi paydada eşitlemeyi savunan kadınlar için kullanıyorum.) 8 Mart'ı on-on beş yıl önce nasıl kutluyorlarsa yine aynı şekilde kutluyorlar. Dünya genelinde; kadınların ekonomik sosyal ve siyasal katılımlarının artması yönünde eylem planları geliştirilirken; Türkiye'deki laikçi feminist çevrelerin Dünya Kadınlar Günü'nde konuşacakları en önemli mesele İslamiyet'in kadınları ezdiği noktasında odaklanıyor. Bunun dışında mevcut olanı tahlil edecek ve yeni çözümler arayacakları projeleri yok. Hegemonik kamunun en keskin yüzünü temsil eden laikçi feministler, kadınların problemini kamusal alanda kendi benzerlerinin dışında başka hiçbir kadının yer almaması noktasında örgütleme mücadelesi veriyor. Bu mücadele onların sosyal ve siyasal alandaki her türlü değişime ve diyalog anlayışına karşı tutucu/kayıtsız bir durum sergilemelerine neden oluyor.

8 Mart kutlamalarının değişen yüzünü başörtülü kadınlar temsil ediyor.

Laikçi feministler kim olduklarını Müslüman kadınlar gibi olmadıkları şeklinde belirlemeye ve savunmaya çalışırken; başörtüsünü kadın hakları çerçevesine indirgeyen görüş ise Müslüman kadın kimliğini; hakim kamunun kadın profiline olabildiğince yaklaşmış bir şekilde kurgulama yoluna gidiyor. Böylelikle başörtüsü ile görünür kılınmış olan farklılık, feminist gündemi benimseme ve eklemlenme ile nötr hale getirilmeye çalışılıyor.

Daha önce kendi değerlerini hakim kamunun değerlerine benzemezliği noktasında savunan Müslümanlar, 90 sonrası benzemezliği "yok aslında bir farkımız" noktasında bir ters çevirmeye tabi tuttular. Böylece 70'li yıllarda savunulan İslami hayat üslubu, çağın gereklerini yerine getir(e)meyen demode bir tarz kategorisine indirgenmiş oldu.

8 Mart 1999 kutlamalarının beni ençok şaşırtanı bir imam hatip lisesinde yapılmış olanı idi. İtiraf etmeliyim, bu yıl en çok şaşırdığım kendi yazdığım gazetenin birinci sayfasındaki "Dindar kadınlar 8 Mart'ı keşfetti" başlığı oldu. Üstelik hiçbir bayramda yaşamadığım bir telefon trafiğine maruz kaldım. "Kadınlar Günü"mü kutlayan kutlayana. Kötü bir şaka zannettim ama yanılmışım. Ciddiye alınmak telaşını yaşayan Müslümanlar 8 Mart'ı fazla ciddiye alıyorlar. Üstelik bu ciddiye alışta başörtü yasağının kaldırılmasını savunmanın dışında hiçbir kapsamlı analiz, proje ya da eleştiri sözkonusu değil. Başörtü yasakları kalksa kim olacağını ve hayatına nasıl devam edeceğini, kamusal hayatın din ile bağdaşmayan yüzüne karşı nasıl bir duruş geliştireceğini sahi kaç dindar kadın düşünüyor? Bu durumda dindar kadınlara ait problemleri konuşmak için niçin koca bir yıl beklendiği sorusu geliyor akla? Eklemlenilmiş bir gündemde sesini duyurma çabaları bile "kendisi olmaktan vazgeçmiş" İslamcı kadın profilini vermiyor mu?


10 Mart 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...