|
|
 |
Vali Çakır bardağı taşırdı
Deprem sonrası, yardım faaliyetlerinde bulunan kuruluşlara karşı tutumu nedeniyle eleştiriler alan Vali Çakır, bu kez de işkence âletine 'Ne idüğü belirsiz bir sopa' diyerek gündeme oturdu.
İSTANBUL- Depremzedelere ve insani yardım kuruluşlarına karşı gösterdiği tutum nedeniyle büyük tepkiler alan İstanbul Valisi Erol Çakır bu kez de işkence yapmakta kullanılan filistin askısına 'Ne idüğü belirsiz bir sopa, abartmamak lazım' deyince yeniden günün adamı oldu. Vali Çakır İstanbul büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 8-16 Eylül 1998 tarihleri arasında Çin'e yapacağı geziye de engel olmuştu. Daha önce İstanbul'da imzalanan Şanghay ve Sian kardeş şehir protokölünün anlaşmaya dönüşmesi amacıyla Çin'e bir gezi planlayan Tayyip Erdoğan, Vali Çakır'ın engeliyle karşılaşmıştı. Erdoğan ise Vali Çakır'ın tutumunu, "İstanbul'a vali diye birini atamışlar, bizi kösteklemek için elinden geleni yapıyor. Düşünsenize milyonlarca insan sizi sandık başında seçiyor, o makama oturtuyor, birkaç kişinin atadığı bir memur size engel oluyor" sözleriyle eleştirmişti. Vali Çakır, 17 Ağustos Marmara Depremi nedeniyle bölge halkının yaralarını sarmaya çalışan ve takdire şayan faaliyetlerde bulunan insani yardım kuruluşlarına da çeşitli engeller çıkarmış, Mazlumder, İHH ve AKUT'un banka hesaplarına el koydurmuştu. Mazlumder ve İHH ise Vali Çakır hakkında suç duyurusunda bulunmuşlardı.
VALİ ŞOV YAPIYOR
Geçtiğimiz hafta TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi milletvekilleri tarafından İstanbul Küçükköy Polis Karakolu'na yapılan ani bir baskın sırasında bulunan ve işkencede kullanılan filistin askısı Vali Çakır'ın ilginç sözleriyle farklı bir boyut kazandı. Vali Çakır'ın "Birileri bir sopa bulmuş. 2 m'lik bir sopa. Hepsi bundan ibaret. Üzerinde durulmaya değmez. Dış kaynaklı bu tür çalışmaları önemsememek lazım" demesi bardağı taşıran son damla oldu. TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı ve üyeleri yaptıkları açıklamalarla Vali Çakır'ı olayı örtmeye çalışmak ve şov yapmakla suçladılar. Komisyon Başkanı Sema Pişkinsüt, "TBMM'nin bir komisyonunun çalışmalarını değerlendirmek, bir valinin haddi değildir.. TBMM halktan aldığı yetkiyle bunu yapıyor. Valinin münferit gibi cümleleri de olayı yanlış gösteriyor. İşkence suçtur. Bu tür cümlelerin arkasına sığınılmamalıdır" dedi. Çakır'a tepki gösteren çok sayıda aydın ve yazar Vali'nin sözlerinin işkencecilere cesaret vereceğini vurgulayarak tepki gösterdiler.
İSTİFA ETMELİYDİ
Vali Çakır'ın şok cümleleri işkence olaylarını izleyen insan hakları kuruluşları tarafından da sert bir tepkiyle karşılandı. Mazlum-Der Genel Başkanı Yılmaz Ensaroğlu, Vali Çakır'ın Filistin Askısı'yla ilgili sözlerinin büyük bir talihsizlik olduğunu söyledi. Ensaroğlu, Vali'nin açıklamasının Türkiye'de işkencenin münferit değil sistematik bir uygulama olduğunu kanıtladığını vurguladı. "Valinin ağzıdan kaçan cümleler bunu ele veren bir niteliktedir. Vali daha sonra düzeltmeye çalıştı ama, bu düzeltilebilecek gibi bir şey değil. İşkencenin yaygın olarak kullanılması kimi devlet görevlilerinin göz yumması ya da küçümsenmesinden güç alıyor" diyen Ensaroğlu, "İşkence âleti olarak kullanılan Filistin Askısı'nı polislerin kendi maaşlarıyla alıp koydukları şeklinde değerlendirilemez. Bir şubede yetkili âmirlerin izni ve bilgisi olmadan memurlar işkence yapabilir mi?" şeklinde konuştu.
İNKÂRLA BİR YERE VARILMAZ
İnsan haklarının demokratik kamuoyu ve hukuki mekanizmalar yoluyla korunabileceğini belirten İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül ise Vali Çakır'ın Filistin Askısı'yla ilgili sözlerini şiddetle kınadıklarını ifade etti. "Eğer yetkililer bu şekilde hafife alırlarsa, sopa derlerse, işkenceyi önlemek olanaklı değildir. Yadırgadığımız bir tavırdır, kabul edilemez" dedi. Öndül, "Sopa diye nitelendirilen işkence âleti birkaç ay önce bu karakolda işkence görenlerin ifadelerine dayanılarak yapılan bir baskın sonucunda ele geçirilmiştir. Onların dediği yerde bulunmuştur işkence âletleri. Eğer bu olaylar ciddiyetle ele alınmazsa işkence önlenemez. İnkarla bir yere varılamaz" şeklinde konuştu.
|
 |
 |
Bir garip satış
Şarman'ın 28 bin 169 metrekarelik hazine arazisini paravan bir satışla, yok pahasına Valilik ve Belediye ile ortak şirket kuran Mustafa Kaya'ya verdiği ortaya çıktı. Kaya araziyi aldıktan sonra kaçırıldı.
Eymür'den şok iddialar
Eski MİT görevlisi Eymür'ün hazırladığı web sayfası özellikle Hanefi Avcı'ya yönelik suçlamalarla dikkat çekiyor. Eymür, Yeşil'in bile Avcı'yla irtibatlı olduğunu iddia ediyor.
Bir şarapları eksikti
Kayıp silahta ilk belge
İltifat niyetine itiraf
İstanbul suya doyacak
AİDS'e cinayet davası
ANTALYA- AİDS hastası olduğunu bilmesine rağmen evlenen ve eşine virüs bulaştıran genç, "cinayette tam teşebbüs" iddiasıyla yeniden hakim önüne çıktı. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dünkü 2. duruşmasına, tutuklu sanık Ümit Ulukaya ve kendisinden davacı olan eşi Sevgi Ulukaya ile tarafların yakınları ve avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı Özcan Şanlılar'ın görüntü alınmasına izin vermediği davada, Ümit Ulukaya'nın dinlenmesini isteği şahitlerden Harun Koyun ifadesinde, Ümit'le eskiye dayanan arkadaşlıkları olduğunu ve askerden geldikten sonra kendisine hastalığıyla ilgili gerçeği anlattığını söyledi. Koyun, Ümit Ulukaya'nın hasta olduğunu karısının da bildiğini söylediğini belirtti. Eşinin bilerek kendisine de AIDS virisünü bulaştırdığını öne sürerek davacı olan Sevgi Ulukaya'nın avukatı Mehmet Yıldırım da mahkemeye müvekkilinin Zührevi Hastalıklar Dispanseri'nden aldığı "HIV-1 ve HIV-2 virüsü taşıdığına ilişkin" raporu mahkemeye sundu.
TİKKO'NUN BOMBACISI YAKALANDI
SİVAS- Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e bombalı saldırı düzenleyen teröristlere bombayı hazırlayan ve yasadışı TKP-ML-TİKKO örgütünün sözde genel sekreteri ve bombacısı, cezaevi firarisi "Aris" kod adlı Ali Gülmez ile aynı örgütün kuryesi "Yıldız" kod adlı Ganimet Bozlu'nun İstanbul'da yakalandıkları belirtildi. Alınan bilgiye göre, 5 Mart 1999 tarihinde Çankırı eski Valisi Ayhan Çevik'e bombalı saldırı düzenleyen teröristlere bomba konusunda kurs veren ve bombaları hazırlayan TKP-ML-TİKKO'nun konferans kanadının sözde genel sekreteri ve bomba uzmanı "Aris" kod adlı Ali Gülmez ile örgütün kuryesi "Yıldız" kod adlı Ganimet Bozlu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ile Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) İstanbul'da bir hücre evine ortaklaşa düzenlediği operasyonda yakalandı. 1992 yılında İstanbul Bayrampaşa Cezaevi'nden firar eden ve o tarihten beri, Tokat kırsal kesiminde bulunan "Aris" kod adlı Ali Gülmez'in Tokat Valiliği ile Emniyet Müdürlüğü yakınlarına aynı örgüt tarafından bırakılan iki ayrı bombayı hazırladığı da kaydedildi.
|
|