YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Bizim romanımız

Kanal 7 kültür, sanat ve düşünce dünyamızın silinmeyen yüzlerini anlatan bir dizi hazırlıyor. Dizide Erdem Bayazıt'tan Sabahattin Zaim'e kadar çok sayıda aydının düşünce ve eylem dünyası dostlarıyla ele alınarak anlatılacak.

Dizinin yönetmeni Kanal 7 izleyicilerinin, sağlığa ilişkin programlarıyla çok yakından tanıdığı Dr. Senai Demirci. Keyifle izlenecek dizinin ilk silinmeyen yüzü, hikâye ve denemeleriyle Anadolu insanını kasabadan şehire taşıyan Rasim Özdenören.

Özdenören'in adının anıldığı her yerde, Mavera'nın da adı anılır. Mavera uzun ömürlü edebiyat ve kültür dergilerinin öncülerindendi. Ancak Mavera denilince akla, Büyük Doğu, Diriliş ve Edebiyat dergilerinde olduğu gibi tek isim akla gelmez.

Başarılı hikâyeci Mustafa Kutlu, bir sohbette "Mavara'nın yazarı değil, yazarları vardı" demişti. Gerçekten Mavara denilince akla, düşünce ve sanat hayatımızda kendisine sağlam bir yer tutmuş çok sayıda isim akla gelir.

İlk sayısı 1976 yılının Aralık ayında çıkan dergi, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu, Akif İnan, Erdem Bayazıt, Alaaddin Özdenören, Bahri Zengin ve benim gayretlerimle yayın hayatına başlamıştı.

Dergiye isim olarak, Mavera, Akabe, Furkan ve Mağara isimleri de düşünülmüştü. Yayın politikasına Mavera isminin daha uygun olabileceği kabûl edildi. Yayınevine de Akabe adı verildi.

Mavera'da yazanlar için, bilginin hiyerarşisinin üst noktasında, bilim, akıl ve teknoloji değil, Kutsal kitaplar vardı. Derginin yolunu bilimin doğrularından önce Vahiy'le haber verilen doğrular aydınlatıyordu.

Yıllarca yayınlanan dergi, başkalarının kusurlarını değil, kendi doğru bildiklerini anlatmaya çalıştı. Eleştiri adına başkalarının hatalarıyla uğraşmaktan daha çok, yayınlanan yazıların derinliğiyle birlikte kalitesinin de geliştirilmesi için gayret gösterildi.

Özdenören'in Mavera'da sessiz ama derin bir etkisi vardı. Ben kendi payıma pekçok yazarı onun aracılığıyla tanıdım. Kendisi "Gül Yetiştiren Adam" dışında roman yazmadı ama dünya romanını da çok iyi bilir.

Onu yakından tanıyan rahmetli Fethi Gemuhluoğlu "Rasim'i görürseniz, söyleyin roman yazsın" derdi. Bizim geleneğimizde roman pek yok.

Yahya Kemal "Bizim romanımız türkülerimizdir" diyor. Gerçekten türküler hayattır. Anadolu'da türküsüz hayat düşünülemez.

Anadolu insanı hayatı romana dönüştürecek yazarlarla dünyaya açılacak.


11 Mart 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Nazif Gürdoğan

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...