| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Bugün peşin, yarın veresiye
Bayramı geride bırakınca gündem yeniden teke indi: Cumhurbaşkanlığı seçimi... Süleyman Demirel'in görev süresinin sona ereceği 16 Mayıs'tan bir ay önce seçim süreci başlayacağına göre, bu durumu doğal karşılamak gerekiyor... Mevcut cumhurbaşkanının süresini uzatmak isteyenlerin anayasayı süreç başlamadan önce değiştirmeleri şart... Önümüzdeki üç hafta içerisinde anayasa değiştirilemediği taktirde, muhtemelen milletvekilleri arasından, Demirel dışı bir aday arayışı başlayacak... Araya bayram tatili girdiğine göre, bilgi tazeleme amacıyla, bilinenleri bir kez daha tekrarlamakta yarar bulunuyor: Anayasayı değiştirmek, anlaşılabilir sebeplerle, yasa çıkarmaktan çok daha zor şartlara bağlı, Meclis'in 2/3'lük çoğunluğunun değişiklik teklifi lehinde oy kullanması gerekiyor; bu da 367 oy demek. Kimi, tek kişi için anayasanın değiştirilmesine ilke olarak karşı çıktığından, kimi Demirel'e itirazı olduğundan, kimi başka sebeplerle, anayasa değişikliğine "Evet" demiş olan partilerden olumsuz oy kullanacaklar çıkacağı biliniyor... Bu tabloya bakarak varılan sonuç şu: FP'nin aktif katılımı olmadan Demirel'in süresini uzatmak imkânsız... Son 30 yıldır, Demirel'e muhalif bir siyasi çizgi sürdüren FP kadrosunun, kendi hallerine bırakıldıklarında, anayasa değişikliğinden yana tavır almaları düşünülemez. Nitekim, FP'den, kurumsal olarak, bu konuda hep aykırı sesler duyuldu. Ancak, karşı karşıya bulunduğu Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılma tehlikesi ve bazı saygın partililerin TCK 312. madde ile cezalandırılarak siyasi yasaklı kılınmaları, FP'nin iki zayıf noktası... Son bir aydır yaşanan ve FP'nin pazarlığa açık olduğu görüntüsünü veren sıkıntılar, "Demirel'i yeniden seçtirme lobisi" tarafından bu iki zayıf noktanın kaşınmasından kaynaklanıyor... Anayasa Mahkemesi'nde görülen kapatılma dâvâsı için anayasanın 69. maddesinin kaleme alınış biçimi önemli; iki fıkrada yapılacak küçük değişiklikler FP'nin kapatılmasını zorlaştırabilir, hatta imkânsız hale getirebilir... TCK 312. maddedeki bazı ifadelerin yeniden yazılması ise, bu madde yüzünden yasaklı duruma düşmüş olanların siyasi hayat içinde yeniden yer almalarını sağlayabilir... Esasen, FP'yi Demirel safında yer almaya yönlendirmek isteyenler bu iki nokta üzerinde çalışarak iştah kabartıyorlar... FP'ye yönelik sıkıştırma taktiklerinin gerçeklerle örtüşmediği açık. İki sebepten: Biri, Anayasa'nın 69. maddesinde, özellikle "Bir partinin devamı olmak" ile ilgili bölümü değiştirmeye söz veren yok; bütün söylenen siyasi partiler yasasında daha önce yapılmış değişiklikle kullanılmaz hale gelmiş "Odak olmak" ile ilgili yeniden yazma sözü; bunun FP için ilkelerinden tâviz vermeyi zorlayacak bir 'lütuf' olduğunu sanmıyoruz... İkincisi ise, TCK 312'in elden geçirilmesi niyeti samimi bile olsa, hükümetin, bunun için en erken sekiz ay sonrasına tarih vermesi... FP'den peşin ödeme talep edenler, malın teslimi için sekiz ay süre istiyorlar... Bunu da anlayışla karşılamak gerekiyor. Bugünkü hükümeti ortaya çıkan şartlar siyaset dışı güçlerin müdahalesiyle oluştu. O güçler ise, defalarca aleniyete döktüklerinden biliyoruz, anayasaya dokunulmamasından ve 312. maddenin aynen kalmasından yanalar... "Demirel'i yeniden seçtirme lobisi" diye tanımladığımız cephenin, cür'etinin güç odaklarıyla çatışmayı göze almaya kadar varacağını sanmıyoruz... Türkiye partilerin kolayca kapatılamadığı, insanların fikirleri sebebiyle siyasi haklardan mahrumiyet cezalarına çarptırılmadığı bir ülke olacak elbette; ama bunu bugünkü hükümetin eliyle gerçekleştirmek muhal... FP, yakın geçmişteki benzer durumlarda yeterince 'uyanık' davranamamış, kendisiyle tabanı arasındaki nâzik ilişkiyi zedeleyen tavırlar takınabilmişti. Erken seçimi isteyen FP'nin, 312'yi pazarlık kozu kullananlar tarafından, 18 Nisan seçimini erteleme çabası içine sokulduğu olayda bu görülmedi mi? FP'nin iki zayıf noktası gerçekten zayıf... Önümüzdeki günler, bütün bu gerçekler ortada dururken, "Önce öde, sonra teslim edelim" diyen lobicilerin bütün ikna güçlerini kullanarak FP'yi kendi saflarına çekme çabalarıyla geçecek... Geçmişe bakarak gördüğümüz şu: FP galiba bir kez daha iknâ olacak... Umarız, bu yüzden toptan bir aldanış yaşamaz FP...
fkoru@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|