| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Binyıla serinkanlı bir bakış "Binyılın Muhasebesi" kapağıyla çıkan dergide, "Yeni Binyıl İçin: Akıl, Adalet, Ahlak ve Âdap!" (4A) diyen Alev Alatlı, "İkinci Aydınlanma Çağı" başlıklı yazısıyla yer alıyor. Yirminci yüzyıl değerlendirmelerinde, Yeni Fizik'in dayattığı ve insanın kendisine, dünya ve kainata bakışında radikal değişiklikler öngören "İkinci Aydınlanma Çağı"nın ihmal edildiğini söyleyen Alatlı, geleceğin düşünce biçiminin "Yeni Fizik" tarafından belirleneceğine dikkat çekiyor. Etyen Mahçupyan, "Modern Bireyin ve Bölünmüş Aklın Binyılı" başlıklı yazısında, Batı dünyasında son binyılı, tek bir bütünlük olarak takip etmek açısından oluşturulan anlamlı katagorilerden biri olan 'modern birey'in temel alındığına ve bu takibin, altta yatan zihinsel dönüşüm içinde anlam kazandığına vurguda bulunuyor. Ahmet İnam'ın "Hüzün, her inceliğin yol arkadaşıdır" aforizmasıyla başladığı yazısının başlığı: "Binyıllık Hüzün: İnsanın Düşünme Serüveni Üstüne Bir Yorum." Nasıl bir yolculuğu oldu düşünmenin son binyılda? Düşünme etkinliği, bu etkinlikle üretilen düşünce ürünleri binyıllık yaşamanın neresinde kaldı? (...) sorularına verdiği cevaplarla insana ve düşünme yaşantısına kendine özgü bir ışık tutuyor. "Modernite Sorunsalı ve 21. Yüzyıla Girerken Türkiye" konusunu, bu başlıkla Doç. Dr. Fuat Keyman ele alıyor. Toplumsal ilişkileri bir "disiplin toplumu" mantığı içinde örgütleyen ve bu anlamda toplumsal gerçeklerden kopuk ve toplumsal taleplere cevap veremeyen, tali karşıtlıkların ve kutuplaşmaların gerisinde bir alanda Türk modernleşme tarihini irdelemenin gerekliliği üzerinde duruyor Keyman. Halil İnalcık, kapsam ve hacim bakımından oldukça zengin "İkinci Bin'de Türkler" başlıklı yazısında, Türklerin binyılını anlatıyor. İnalcık konuyu: "Türk devletlerinde iç savaşların ve parçalanmanın nedeni: Bir saltanat veraset kanunu olmaması" "Türk adı neyi ifade eder?" "Osmanlı, Türkü nasıl koruyabildi?" "19. yüzyılda devrim hareketi, Batılılaşma ve laikleşmenin tarihi kökenleri" "Osmanlıdan devam eden kültür" "Türk aydınlanma çağı: Garpçılar, Atatürk ve Atatürkçülük" "Atatürk'ten sonra Atatürkçülük" "Atatürkçülük doğmatik bir sistem değildir" "Atatürkçülük'ün sosyolojik analizi" "Askeri darbe" "Sosyal devlete doğru" ve "21. yüzyıl eşiğinde Türkiye'nin büyük sorunları" başlıklarıyla işliyor. İlhan Tekeli ve Selim İlkin "Küreselleşme Ulus-Devlet Etkileşimi Bağlamında AB-Türkiye İlişkilerinin Yorumlanması" başlıklı ortak çalışmalarıyla Doğu Batı'ya katkıda bulunuyorlar. Yazarlar konuyu "Küreselleşme ve ulus-devletin varlığını koruyarak dönüşmesi", "AB oluşum süreci içinde ulus-devletin dönüşerek varlığını sürdürmesi" ve "Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin gelişmesinin gerisindeki ulus-devleti koruma arayışı" başlıklarıyla üç ana bölümde ele alıyorlar. "Küçük Sevimli Dünya: Küreselleşme ve Bazı Yanılgılar" Hayriye Erbaş'ın çalışmasının başlığı. Erbaş, küreselleşme kavramını, tek bir anlamı ile değil, mitleştirilmiş, moda ve yaygın kullanımının dışındaki vurgularına ve yanılgılarına değinerek işliyor. Prof. Dr. Yasin Ceylan, "Yeni Yüzyılda Müslüman Olmak" üzerine yazıyor. Bütünsel bir perspektiften bakıldığında fevkalade heterojen bir kompozisyon çizen İslam dünyasına bakan Ceylan, geçmişi irdeleyor ve mevcut sorunların nasıl bir strateji ile çözülebileceğine dikkat çekiyor. "Postmodernizm: Modernitenin Öteki Yüzü" başlıklı çalışma, Doç. Dr. Mehmet Okyayuz imzalı. Okyayuz, geçen yüzyıla damgasını vuran modernizme bakıyor ve daha sonra postmodernizmi 'yerine oturmak' amacıyla 'eleştiriyor.' Dr. Erdal Cengiz, "İki Bin Beş Yüz Yıllık Düş: Hümanizm" başlıklı yazısında, insanın herşeyin merkezine yerleştirildiği düşünce sistemini ele alıyor. Oktay Taftalı, "Zaman, Tarih ve Varoluş İlişkisi Üzerine" başlıklı yazısında, başlıkta yer alan kavramları çeşitli felsefe disiplinleri kapsamında değil, içinde bulunduğumuz kimi güncel oluşumların uyandırdığı sezgisel bir arayışla ve yer yer metafizik alana yaslanan koşuluyla bu kavramlar arasındaki, ilgi ve bağlantıları irdeliyor. Mukadder Yakupoğlu'nun "Binlerce Yıllık Serüvenin Boşluğundan Duyulan Hoşnutsuzluk" yazısının yanısıra, Doğu Batı bu son sayısında, son olarak iki yabancı düşünüre de yer veriyor: Jean Baudrillard ve Arthur Koestler. "Artık bir gölgemiz yokken nasıl olup da üzerinden atlayabiliriz?" diye başlıyor Baudrillard "Bin Yılın Sonu ya da Gerisayım" adlı yazısına. Tarihin sonu, eğer böyle bir şeyi gerçekten tasavvur edebilirsek, belki sadece ironiktir, diyen Baudrillard, bunun tarihin bir oyunu olabileceğini söylüyor. Ve derginin sonunda Arthur Koestler, "Uyurgezerler" adlı çalışmasıyla yer alıyor.
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|