YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

'Şiir yarışması'

 
Doğrusu, bir şiirin, maddî birtakım ödüller almak kastıyla yazılmasını, bu ve benzeri saiklerle kaleme alınmasını düşünmek bile istemiyorum.

 

Edebiyat çevrelerinin, zaman zaman düzenlenen "Şiir yarışması" adı altındaki faaliyetlerle karşılaşması, olağandır. Hemen her alanda olduğu gibi, şiir alanında da 'ödül enflasyonu'nun yaşandığı bir ortamda, bundan daha doğal bir şey olamaz.

Şiir adına ve şiirin ivme kazanması adına baş vurulan bu yöntem; hiç kuşkusuz iyi niyetli, sıcak bir duygunun mahsulüdür. Özellikle yeni imzaların ve yayın imkânı bulamayanların, bir 'fırsat' yakalayarak belirmesine, kendilerini ifade etmesine matuf bir girişimdir.

Çoğunlukla 'herkese açık' olan bu tür faaliyetlerde; "yarışma"yı düzenleyen(ler) bir 'konu' başlığı bulup bir 'jüri heyeti' tespit ederler, yarışma 'şartları'yla birlikte 'aranan şiir'in başına bir de 'ödül' koyar ve belirlenen tarihe kadar örneğin, "samimi eserlerin ortaya çıkmasına sebep teşkil" edecek yeni çalışmaların kendilerine gelmesini beklemeye başlarlar...

"Şiir yarışmaları"nda işleyen sistematik, kabaca böyledir.

Öte yandan, şiirin ontolojik durumu/duruşu ile "şiir yarışması"nın içerdiği anlam arasında nasıl bir ünsiyet, bir mutabakat vardır sorusu da, yan-sorular eşliğinde cevap beklemeyi sürdürecektir..

"Şiir yarışması" düzenlemek, her ne kadar 'şiire bir katkı' sağlamak amacına matufsa da; esasen, ilân edilen 'konu' başlığı altında şiir yazılmasında talepkâr olanlar, "şiir"in (ve dolayısıyla şairlerin) 'yarıştırılması'nın ne ölçüde 'poetik' bir tutumla 'örtüşebileceği'ni pek de hesaba katmazlar.. Şiirin yazılışı ve varoluşundaki 'muharrik unsur'un, bir 'yarışma güdüsü'ne indirgenmesinin, şiirin doğasını zedeleyip zedelemediği hususunu hiç de dikkate almazlar.. Neticede, başına 'ödül' konmuş bir şiir elde etmek için harekete geçirilen şair muhayyilesinin ne kadar 'içtenlikli' olabileceği sorusunun cevabını genellikle düşünmek istemezler..

Zira, bir kere, 'şiir' ile 'yarışma' kelimelerinin ait olduğu anlam kümesi, asla yan yana gelebilecek 'uyarıcı'ları imlemez! "Şiir", oluşu/varoluşu gereği, hiçbir zaman bir "yarışma" kulvarının 'nesne'si olamaz/olmamalıdır. 'Şiir', "yarışmak" için değil; "şiir" olmak için varolmalıdır! Hele hele, şairin önüne bir 'konu' sürerek, "Haydi yaz!" demenin ve dolayısıyla şairleri "yarıştırmak"ın; üstelik bunu, 'maddî' bir ödülle kışkırtmanın, 'poetik' bir tavırla izahında sıkıntı çekiyorum ben.

Bu anlamda hiçbir 'erk', şairin muhayyile gücüne 'narh' koymak; o gücü bir 'konu' etrafında belirlemek/şekillendirmek; şairi birtakım 'kota'larla çevrelemek kudretini haiz değildir. Hep yazıp söylüyoruz: Şair masa başına otururken ne yazacağı, nasıl yazacağı, ne kadar yazacağı, niçin yazacağı hususlarında açık-seçik bir 'bilgi'den uzaktır.. "Sanat" ile "zenaat"in farkı biraz da burada yatmıyor mu?

Kaldı ki, bir şiirin 'sahih' değeri, ("şiir yarışmaları"nda görüldüğü üzere) hiçbir zaman 'jüri üyeleri'nin iki dudağı arasına mahkûm edilebilecek denli 'düşük profilli' addedilmemelidir. 'Has' bir şiirin, jüri üyelerinin şu ya da bu biçimdeki 'pâye'lendirmelerine ihtiyaç duyduğu söylenemez. Aslında, şiirin aldığı/kazandığı yegâne 'pâye'; kendisi olmak, "şiir" olmaktır!.

Doğrusu, bir şiirin, maddî birtakım ödüller almak kastıyla yazılmasını, bu ve benzeri saiklerle kaleme alınmasını düşünmek bile istemiyorum. Bu duygudan ağır bir 'tabasbus' kokusu alıyor ve maddî bir çıkar elde etmek için yazılan/yazılacak her şiirin, doğrudan doğruya 'şiirin haysiyeti'ne yöneltilmiş bir hançer olduğu iddiasını taşıyorum...

Bütün bunları yeniden düşünmeme neden olan şey, Yağmur dergisinde karşılaştığım bir ilân metni oldu. Üç aylık kültür-sanat-edebiyat dergisi Yağmur, 6. (Ocak-Şubat-Mart 2000) sayısında, 'konu'su "Deprem ve İnsanlık" olan bir "Şiir yarışması" düzenlediğini duyuruyor okurlarına. Sözkonusu girişimin altında yatan sebepler içinde sıralanan örneğin, sanat ile "böyle tabiî afetler" arasında kurulan 'ilgi'yi ve "insanımızın derdini terennüm etmesi ve bir parça teselli bulması" yönündeki 'yaklaşım'ı 'enteresan' gördüğümü kaydetmeliyim. "Bu da bir bakış açısı" denilebilir elbette. Ne var ki, meseleye, 'poetik' veçhesiyle eğilindiğinde, yukarıda değindiğim handikapların doğuşu kaçınılmaz gibi geliyor bana.

"Şiir yarışması" ilân metnini okuyunca; "keşke" dedim kendi kendime, "Yağmur dergisi, bir 'şiir' yarışması düzenleyeceğine, 'konu'su yine 'Deprem ve İnsanlık' olan bir 'makale' veya bir 'deneme' 'yarışma'sı açsaydı.."

"Şiir yarışması" ilânlarıyla yüz yüze kaldığımda Osman Konuk'un bir şiirinde yer alan final mısraı gelir aklıma hep: "Yarışma sonuçları; herkes birinci"!..


20.MART.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...