| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
İç savaş gibi...
Siyasetle ilgilenmek, halkımızın geneli için "hoşça vakit geçirmenin" en verimli yolu. Fakat halkımızın siyasetle kurduğu ilişki, en yerinde deyimle "şizofren" bir ilişkidir. Siyasetle kurulan güçlü ve yüksek dozdaki "söylemsel ilişki", hiçbir şekilde doğru orantılı bir "pratiksel ilişki"ye dönüşmüyor. Siyaseti bunca konuşmasına rağmen, siyasetle "gündelik hayatının örgütlenmesi" arasında en az bağlantı kuran da halkımızdır. Henüz 10 yaşına bile gelmemiş bir çocuk, televizyon ekranlarına gözyaşlarını akıtarak "ençok istediğim şey prefabrik ev, kardeşim için istiyorum, çok üşüyor," diyor. O çocuğun istediği ev ile siyaset arasında en az bağ kuran topluluk bu topraklarda yaşıyordur herhalde. "Bayramın rengi sarı kırmızı" diyerek Galatasaray'ın haklı başarısını kutlayanlar, Galatasaray başta olmak üzere diğer tüm takımlara çağdaş alt yapı sunan ve Avrupa'da yarışmaları için motive eden Özal döneminin siyasi havasını çoktan unutmuşlardır eminim. Kuşkusuz herşey siyaset değil ve her başarının siyaset dolayımından geçmesi de gerekmiyor. Bu tespit ve temenni, bizim gibi ülkelerde siyasetin "sıçratıcı" etkisini hiç de hafifletmiyor aslında. Siyasetin desteğini önemseyerek, bu desteği usûlünce yanına çekerek başarıyı kovalamak isteyenlerin şansına biraz daha dikkat çekiyor... Bayram vesilesiyle gelmesi beklenen ve gelmesi konusunda hiçbir tedirginlik neredeyse yaşanmayan "trafik terörü" bir kere daha "iç savaş" gibi can ve mal kaybına yol açarak vurdu geçti. Her sene teslimiyetçi bir kayıtsızlıkla beklenen ve geldiği zaman da sadece "merhamet pastasının kırıntıları"ndan yararlanmasına müsade edilen bu "iç savaş", siyasetin ve siyasetle dengesi bozulmuş bir görüntü veren halkın hiç de gündeminde değil. Anormalliğin alası da bu zaten... Normal bir toplumda olsaydı bu durum, siyasi partilerin programında trafik terörünün nasıl sona erdirileceğine dair projeler, en az enflasyonun aşağı çekilmesi kadar yer tutardı. Seçim mitinglerinin de trafik terörünü sona erdiremeyen hükümetin muhalefet tarafından sallandığı söylemlerle sarsılması gerekirdi. Trafik terörü neticesinde uğranılan can kaybı, gensoruların en önemli referansı olurdu. Trafik konusunda "adamakıllı bir proje"si olanın seçimleri kazanacağına kesin gözüyle bakılırdı. Burada da kalmazdı mesele; demokrasiden bahseden bir parti liderinin, gerçek bir demokrat olmadığının ispatı en önce, trafik terörüne karşı verdiği sözleri tutmamasında aranırdı. PKK terörüne karşı mücadele etmekle övünen parti genel başkanları, trafik terörünü azaltmakla övünmeyi de akıllarına getirirler ya da böyle bir şeyi gündemlerine alırlardı. Milletin canını önemsemeyen milliyetçilik ya da insan hayatının kutsallığına sahip çıkmayan İslamcılık ciddiye alınmazdı. Evet, normal bir toplum bu tepkileri fazlasıyla verirdi. Sıcak temasların muhatabı olmaya aylar öncesinden başlayan Cumhurbaşkanlığı seçimini bile etkilerdi bu konu. Yıllardır memleketin başında olup da, bu konuda doğru düzgün tek bir projeye imzasını atmamış birinin göreve devam etmesini konuşmak akıllardan bile geçmezdi. Fakat bunların tam tersi oluyor... Nekrofil tutumların hakimiyetinde garip bir kayıtsızlık her yeri kontrol altında tutuyor... Siyasetin bunca konuşulduğu bu toplumda, her bayramda ya da uzun tatilde bunca can kaybına yol açan olaylar, toplumsal ve siyasal hassasiyetin sadece kırıntılarıyla muhatap haldedir. Ne toplum siyasetten gerçek bir çözüm talep etmektedir, ne de toplumun önüne gerçek bir çözüm projesiyle çıkmak siyasetin gündemindedir. Bu bayram da onlarca insan öldü, ölmedi aslında resmen "telef oldu", fakat haber bültenlerinin dışına taşan bir tartışmanın nesnesi değil bu durum... Siyasete siyaset-dışı güçler müdahale ediyor mu etmiyor mu tartışmasından daha önemli bir konudur bu. Siyaset kurumu, siyaset-dışı müdahalelerden kurtulursa daha sağlıklı hale geleceğini iddia ediyor. Bu doğrudur, fakat siyasetin toplumun gündemine, gündelik hayatın ölüm saçan bu arızalarını sokmasının gerekliliği daha da doğrudur.
ocelik@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|