| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Romantik diplomasi
Türkiye Ecevit'in romantik politikacılığının esiri olmuşken bu arada çıktığı romantik yurtdışı gezisine yeterince değinemedik. Ankara'dan bir dostumuzun elektronik postayla gönderdiği uyarıyı sizinle paylaşmak istiyorum bugün: Eğer son zamanlarda Levent Kırca ve Yılmaz Erdoğan seyretmedinizse hiç üzülmeyin. Ecevit'in Hindistan gezisinin ayrıntılarını gazetelerde okuduysanız yeter. Bakın Milliyet neler yazmış: "Hayallerinin ülkesinde kasket ceket ve kravatla giden Ecevit aşırı sıcak nedeniyle bunları bir kenara bıraktı. Tac Mahal'i dolaşırken sürekli el ele dolaşan 'Ecevit'ler dinlenirken hatıra fotoğrafı da çektirdi. Ayaklarına Hint kumaşından galoşlar giydirilirken 'Beni de Erbakan'a benzeteceksiniz' diyen Ecevit, Hintli görevliye 50 dolar bahşiş verdi. Tac Mahal'in etrafını dolaşırken Ecevit'ler DSP'nin sembolü olan güvercinleri de konuştu. Etraftaki güvercinleri gören Rahşan Hanım eşine, "Bak Bülent her yerde güvercinler var, ne güzel' dedi. Ecevit de 'Haklısın her yerde güvercin uçuyor' dedi." Milliyet Ecevit'in hayran olduğu Hint kültürünün bugünkü seviyesini de anlatmış: "Hintlilerin kutsal saydıkları Ganj bir dönemin Haliç'ini andırıyor. Her türlü pisliğin kıyıya vurduğu nehrin kenarında insanlar hem temizlik yapıyor, hem de dinsel törenlerini gerçekleştiriyor. Çamaşır yıkayanların hemen ötesinde domuzların eşelenmesi, yine birkaç metre ötede arınma âyini yapılması yabancılara şaşırtıcı geliyor. Hintliler pislik içindeki Ganj'da "ruhen temizleniyor." Bir Hintli'ye bu kirlilik içinde nasıl temizlendiklerini sorduğumuzda, "inanıyorsan katlanırsın" karşılığını veriyor. Bu sıralarda ölüler eskisi gibi ağaçlar üzerinde değil, fırınlarda yakılıyor. Hintlilerin Ganj kıyısında binlerce tanrısı bulunuyor.. Milliyet Ecevit'in hayran olduğu Hint kültürüyle beraber muhtemelen farkında bile olmadığı Hint ekonomisini de tanıtmış: "1 milyar nüfuslu ülkede 400 milyon insan sokakta yaşıyor. Hindistan sokaklarında açlık ve sefalet hakim. ... 600 dolar olan milli gelir, bazı yerlerde 60 dolara kadar düşüyor." Diplomatik skandal
Ancak asıl problem çok daha ciddi. Ortada Türkiye açısından yapılan büyük bir hata var. Pakistan bilindiği gibi resmi ve gayri resmi olarak Türkiye'nin en yakın dostu kabul edilen bir ülke. Ecevit ülke içinde gösteremediği 'askeri yönetim karşıtlığını' Pakistan'a karşı kahramanca sergiledikten ve Müşerref'in ziyaret önerisini elinin tersiyle ittikten çok kısa süre sonra gitti Hindistan'a. Oysa Clinton bile sub-continent gezisinde dengeyi muhafaza etmek için hem Pakistan, hem Hindistan hem de Bengaldeş'i ziyaret etmişti. Pakistan Kıbrıs meselesinde Türkiye'ye en çok desteği veren ülkedir. Bunun en somut örneklerinden birini, iki yıl önce Hindistan önderliğindeki Bağlantısızlar zirvesinde, Kıbrıs meselesinde Türkiye aleyhinde verilen öneriye rezerv koyan tek ülke olarak da gösterdi. Böyle bir ülkeye, başında kavak yelleriyle giden değerli Başbakan'ımız Ecevit, bu vesileyle Sanskritçesini ilerletebildi mi (!) bilinmez ama bu sorumsuzluğuyla tarihe Türkiye Pakistan ilişkilerinde karanlık bir dönemi başlatan kişi olarak geçeceği kesin. Yapılan hata gerçekten çok büyük. Bilindiği gibi Jammu Keşmir'de halkın çoğunluğu değil tamamı Hindistan'dan bağımsızlık taraftarı. Bu konuda Birleşmiş Milletler'in referanduma gidilmesiyle ilgili birçok rezolusyonuda Hint hükümeti tarafından uygulanmıyor. Size bir şey hatırlatıyor mu? Türkiye Kıbrıs da benzer şeyler yaşadı mı zamanında? İşte bu Keşmir konusunda Ecevit bir protokole imza atmış gezide: 'Buradaki "terör" hareketlerinin incelenmesi için Eylül ayında iki ülke yetkililerinin biraraya gelmesi ve "Uluslararası Terörizm Alanında Kapsamlı Sözleşme"ye imza atılması' konusunda... Bu mantığa göre Türkiye de Kıbrıs'a hain bir işgalci haline gelmiş oluyor. Dahası Milliyet'in haberine göre bu güvenlik ve işbirliği "Türkiye'nin Güneydoğusu ile Keşmir" konusunda düşünülüyormuş. Yani Kıbrıs'tan öte Türkiye Cumhuriyeti Güneydoğu'da da kendisini işgalci durumuna düşürmüş oluyor. Ben, bulvar gazetelerinde, bu konumun ancak satır aralarında, güvercin vs'lerden kalan kısımlarda yer almasına pek şaşırmıyorum da "sağduyulu" gazetelerin bile konuyu 3 veya 5. sıralarda vermesine ve değerli köşe yazarlarımızın da henüz bu konuya uğramamış olmalarını "İÇİME SİNDİREMİYORUM (!)"
aemre@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|