| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
dergiler-yergiler-övgüler-İstanbul Araştırmaları dergisi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı'nın gerçekleştirdiği en saygın ve en önemli projelerden biri... 1997 Nisanı'ndan bugüne kadar tam 7 cildi çıkmış bulunuyor... Yayımlanan araştırmalar, hâtıratlar, günlükler, seyahat notları, biyografiler, çeviriler, vs. -kelimenin tam anlamıyla- mükemmel ve o denli de heyecan verici idi... (Öyle ya, Türk okuru, John Louis Sabuncu'nun, Ahmed Emin'in veya Reşid Rıza'nın İstanbul'la ilgisini başka nasıl ve nerede kurabilirdi? Necdet Yaşar'ın, Nevzat Atlığ'ın hatıralarını başka nerede okuyabilirdi? İsmet Özel'in çevirileriyle, Ali Birinci'nin tedkikleriyle başka nerede karşılaşabilirdi? Bu dergi olmasaydı, acaba sevgili Hayati Develi'nin o muazzam çalışması: Risale-i Garibe nasıl günyüzüne çıkardı?) Kısacası her sayısı emsalsiz bir arşiv malzemesi değeri taşıyan bu dergi, müsebbibleri (!) her kimse, uzun zamandır çıkmıyor, çıkamıyor. Son iki cildinin matbaaya hazır hale getirilmesinin üzerinden 1 yılı aşkın bir süre geçtiği halde -ki üçüncü cild de yayıma hazır sayılır- hiçbir kıpırtı yok! Kısacası değirmenin gürültüsünü duyuyoruz ama ortada un filan göremiyoruz. Nereden mi biliyorum?.. Yeni Şafak'da tanıtımını yapıp kıyametler koparacağından söz ettiğim: Ali Rıza Sağman merhûmun İstanbul'un Bir Asırlık Meşhûr Hafızları'yla ilgili biyografik tedkik bu dergide yayımlanmayı bekliyor da oradan biliyorum. Aradan o kadar zaman geçti ki geçenlerde Fransız bir Türkolog merak edip sormasaydı, ben bile hatırlamayacaktım. Yetkililerden ricamız, İstanbul sevdalılarına daha fazla ızdırap çektirmeden bir an evvel derginin tab'ına müsaraat etmeleri... (Bu arada Ahmed Cevdet Kitabı'nın da 4 yıldır basılmayı beklediğine işaret edelim.) -İslâmiyât dergisinin Osmanlı özel sayısı geçenlerde yayımlandı. (II/4, Ekim-Aralık 1999). Hüseyin Kâzım Kadri'nin Teşrî-i İnsanî ve İlahî adlı risalesinin yeni neşri, araştırmacılar için sevindirici... Bilinmeyen Osmanlı hakkındaki eleştiri yazısı oldukça öğretici... Osmanlı Medreselerinde Mantık Eğitimi Üzerine adlı tanıtım yazısı istifadeye şâyan... "Osmanlı'da Şer'î Cezalar"; "Bir Biyografi İnşâ Denemesi: Kızlar Ağası Yusuf Ağa"; "Çağdaş Tefsir Tarihi Tasavvurunun Kayıp Halkası: Osmanlı Tefsir Mirası"; "Osmanlı Hanedanının Manevî Çöküşü" ve burada zikredemediğim birçok ciddi yazı daha var İslâmiyât'ın sayfalarında... Özel sayı hazırlamak riskli; başarmak ise sanıldığından daha zordur... Burada netice çok önemli değil; önemli olan risk almak... İslâmiyât da yayımladığı özel sayılarında bu riski göze alıyor; seviyeyi denetliyor, farklı görüşlere yer veriyor; titiz ve ilmî bir neşriyat için elinden geleni yapıyor. Sonrası? Sonrası için söze ne hacet; memlekette ne varsa ortaya o çıkıyor... -Toplumbilim dergisinin "Jacques Derrida" özel sayısı (sy. 10, Ağustos 1999) elime yeni geçti. Bütün işimi gücümü bıraktım; bir-iki gün sabırla derginin yazılarını bitirmeye çalıştım. Yazılar bittiğinde ben de bitmiştim; zira Derrida gibi önemsediğim bir düşünürün yazıları kuşa çevrilmiş, beceriksiz mütercimlerin elinde ortaya bir Derrida karikatürü çıkmış... Önay Sözer'in çevirisini istisna edecek olursak -ki çeviri, tam anlamıyla birinci sınıf-, diğer çeviriler birer felâket! Derginin Türkçe özürlü oluşu, kendisini daha editör Ali Akay'ın sunuş yazısında ele veriyor. Türkçe'yi bir lise öğrencisi düzeyinde öğrenmeden bir dil ustasının tezleri hakkında büyük laflar etmeye çalışmak, gerçekten de çok büyük bir cesaret! (Fransızca dili diyen biri, différance'tan sözediyor!?!) Derrida'nın üstad Toshihiko Izutsu'ya yazdığı mektubun çevirisiyle Sözer'in çevirisini karşılaştıracak olanların, "Derrida'nın, dili zor anlaşılır bir düşünce adamı olduğu" gibi bildik bir bahanenin geçersizliğine hükmetmekte güçlük çekmeyeceklerini sanıyorum. Türkçe olmayınca, felsefe gidiyor, geriye tefelsüf kalıyor. Ne dersiniz, tam da Derrida özel sayısına yakışır bir karşıtlık değil mi? Not 1: Mehmed Âkif Ersoy merhûmun kızı Suad hanımın rahmet-i Rahman'a kavuşmasının ardından, hayatta kalan tek çocuğu Tahir Bey de ağırlaşarak hastahaneye kaldırılmış durumda. Kendisine Allah'tan acil şifalar diliyoruz. Not 2: Üsküdar'da hem Yeni Camii'nin önünde, hem de Ahmediye'de tezgah açan korsan kitapçılar, Üsküdar'ın zaten ayakta zor durmakta olan birkaç kitapçısının da nefesini kesmek üzereler. Öğrendiğimiz kadarıyla Üsküdar Belediyesi'ne vâki müracaatlar Büyükşehir'e, Büyükşehir'e vâki müracaatlar ise Üsküdar Belediyesi'ne havale edilip esnaf çaresizliğe terkediliyormuş. Şunun şurasında birkaç kitapçı esnafı var ve Üsküdar halkı -iyi kötü- bu esnaf sayesinde kitap dünyasıyla temas kuruyor. Belediye Başkanı'nın bu konunun üstüne gitmesi lâzım geldiğine inanıyor ve neticeyi merakla bekliyoruz. (Burada bekleme sözcüğü, hakikî anlamıyla kullanılmıştır.)
dcundioglu@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|