| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
İki ayıplı ülke
Enflasyon Türkiye'de niçin düşmüyor? Uzmanların sıralayabileceği birçok sebep vardır mutlaka. Ben hiç de uzmanca olmayan bir cevabı tercih ediyorum. Bu cevap iktisadi çözümlemelerin sonucu varılmış bir hükme dayanmıyor. Bana mahsus, dünyayı bir denetim ağı perspektifinden gören politik yaklaşımın uzantısıdır benim cevabım. Türkiye'de enflasyon düşmüyor, çünkü Türkiye'deki enflasyonun Türkiye'den başkasına zararı yok. Enflasyon yüzünden Türkiye'de zenginler her gün biraz daha zenginleşiyor, fakirler günden güne fakirlik batağına daha çok batıyor; ama bu durum komşu ülkelerin veya Türkiye'yle bağlantısı bulunan daha uzak ülkelerin iktisadi dengesi üzerinde olumlu veya olumsuz bir etki uyandırmıyor. Türkiye'nin ekonomik ilişkileri muhataplarına 'virüs' bulaştırabilecek özellikte ve/veya genişlikte değil. Dolayısıyla dünya sistemi Türkiye'deki enflasyonu durdurmaya destek olacak bir unsur harekete geçirme gereğini duymuyor. Enflasyonun Türkiye'ye etkisi ülke hayatının (yalnızca iktisadi bakımdan değil, kültürel ve birçok bakımlardan) sağlam temeller üzerinde yükselmesine engel oluşu şeklindedir. Kendilerini bu ülkeye ait hissetmeyen birilerinin Türkiye temellerden mahrum kalacak diye ağlayıp gözden olmalarını, dövünüp dizden olmalarını beklemiyoruz elbet. Yabancılar Türkiye için gözyaşı dökmüyor. Bunun örnek alınacak bir davranış olduğuna inandırılmış bulunan Türkiye de kendisi için gözyaşı dökmüyor. İki ayıplı bir ülke burası. Kendi üzerinde yabancıların kurduğu denetimi atlatmanın bir yolunu bulmayı hiç denemiyor. Hiçbir bakımdan Türkiye merkezlik iddiasında değil. Denetim altındaki diğer ülkelerin aleyhine dönen dolaplar sırasında ise bir rol kapmaktan hiç yüksünmüyor. Her bakımdan Türkiye merkezin bir uzvuymuş gibi davranıyor. Hiçbir şeyin hakikisine Türkiye'de rastlayamıyorsunuz. Sahtesi Türkiye'de bulunamayan bir şeyden bahsetmek neredeyse imkânsız. Birinci ayıp kendi üzerine uygulanan sermaye baskısı karşısında teslimiyetçi bir tavrı seçmiş olması; ikinci ayıp dünyanın herhangi bir yerinde uygulanan sermaye baskısına kendi ağırlığını ilâve etmekte (eğer fırsat verilirse) hiç beis görmemesidir. Her iki ayıbı kendi gözünden gizleyen ruh durumuna en kârlı konumun bu ilâve baskı aracılığıyla ele geçenler olduğu zannıyla avunuyor olması yol açmaktadır. Yabancıların kendisi karşısında hayırhah bir tutum takınmayışlarından doğan boşluğu Türkiye bizzat kendi kendine de hayırhah davranmadığını kanıtlamak suretiyle doldurduğuna inanıyor. Dünyanın büyük güç odakları Türkiye'yi bu inanışıyla baş başa bırakarak daha kolay denetleyebileceklerini gayet iyi biliyor.
iozel@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|