YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Dizi...

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Millî iradenin tecellisi

 
Bir ülke sadece yasalar sayesinde demokrat, sadece kanuni düzenlemelerle hukuk devleti olmaz.

 

Son zamanlarda yapılan hiçbir kamu oylamasında Demirel'in devam etmesini isteyenlerin oranı %30'u bulmamıştı. Hatta bazı oylamalarda bu oran %10'lar seviyesine kadar düşmüştü. Meclis bu iradeyi dikkate almasaydı gerçekten çok çarpık bir durum ortaya çıkacaktı. Bu bakımdan çıkan sonucun millî iradeye uygun olduğunda hiç şüphe yok.

Bu irade ortaya konurken Bülent Ecevit hayatının en kötü sınavını vermiş oldu. Hiçbir gelişmiş demokraside olmayacak bir biçimde tek kişi için Anayasa değişikliğine kalkıştı. Bunu yapabilmek için önce parti içindeki sonra da hükümetteki ağırlığını kullandı. Bunun yetmeyeceğini görerek bir siyasi partiye ve bütün milletvekillerine rüşvet vermeye kalktı. Yetmedi, istikrarın bozulmasıyla korkuttu, milletvekillerini tehdit etti. Anayasa'nın bir hükmünü çiğnemeyi göze alıp oyların açık verilmesi için çağrıda bulundu. Sözlerine inandırıcılık vermek için Barolar Birliği başkanının ifadelerini çarpıttı. Yetmedi Meclis başkanının defalarca ikazına rağmen oyunu açıkta verdi. Sadece şu son olayda yaşananlar sebebiyle Ecevit'in demokrat kişiliğine, dürüst politikacılığına yürekten inananların ne büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını düşünebiliyor musunuz? Demek ki şartlar öyle olduğu için dürüstmüş, demokratmış. Aslında 28 Şubat sürecinde sergilediği tavır, kendi yelkenini şişiren darbe rüzgarlarını ne kadar sevdiğini ortaya koymuştu. Bu tavrın kendilerini uyandırmadığı çevreler bu son olaylarda yaşadıkları hayal kırıklığını aslında haketmişlerdi.

Bu köşede şunu hep vurgulamaya çalıştık. Bir ülke sadece yasalar sayesinde demokrat, sadece kanuni düzenlemelerle hukuk devleti olmaz. Bu bir zihniyet meselesidir. Eğer ülkeye yön verenler bu zihniyete sahip olmamışlarsa demokratik kanunların mevcudiyeti bu kimseleri demokrat yapmaz. Nitekim son oylamada Anayasa'nın hiçbir tevile ihtimali olmayan açık bir hükmünün bu kimselerce nasıl kolaylıkla çiğnendiği görüldü. Durum böyle olduğu halde 69. maddede kısmi bir iyileşme var diye, bütün pürüzlerin ortadan kalktığını, partilerinin kapatılmayacağını düşünen, bu maddeye ve bütünüyle son değişikliğe destek verenlere ne demeli? Kanunlardaki iyileştirmelerin tek başına yeterli olmadığını, partileri üç defa kapatılmış dördüncü defa kapatılma ihtimaliyle karşı karşıya olduğu halde bugüne kadar öğrenememişlerse, bundan sonra öğrenmelerinden ümitvar olabilir miyiz?

Bütün bunlara rağmen Meclis'in sergilediği haysiyetli tavır Türkiye'nin geleceğinden ümitvar olmamızı sağlıyor. Gerçekten Meclis, bu son tavrıyla bütün baskılara rağmen parti liderlerinin değil, milletin meclisi olduğunu ortaya koymuştur. Ama mesele millet iradesinin bir oylamada hayata geçirilmesiyle bitmiyor.

Beni şüpheci olmakla suçlayabilirsiniz. Ben Türkiye'de parti liderlerine partileri ve dolayısıyla Meclis üzerinde mutlak bir sulta sağlayan düzenin kendiliğinden olduğu veya dikkatsizlik sonucu kurulduğu kanaatinde değilim. Bu öyle dikkatle ayarlanmış ve özenle korunan bir düzen ki eğer parti liderlerinin seçilmesine etki edebilirseniz -geçmişte bunun belli vasıtalar kullanılarak nasıl kolaylıkla mümkün olduğu görüldü- millete rağmen Türkiye'ye dilediğiniz gibi yön verebilirsiniz. Son oylama gibi liderlere ve onların temsil ettiği iradeye karşı gelişler bu istisnadır ve her zaman tekrarlanması mümkün değildir. Millet iradesinin Meclis çalışmalarına devamlı hakim olmasını sağlamanın yolu siyasi partiler ve seçim kanununu liderlerin sultasını ortadan kaldıracak bir şekilde değiştirmektir. Aksi halde sevinçlerimiz istisna, üzüntülerimiz, hayal kırıklıklarımız asıl olacak. Yine de son tavrın önemli bir adım olduğunu düşünüyor ve bunu ortaya koyanları yürekten kutluyorum.

KILÇIK

Demirel'in seçilememesine en fazla diğer Türk Cumhuriyetleri üzülmüş.
İster misiniz Demirel'i 5'er yıl hizmet için kendi ülkelerine çağırsınlar.
İşte o zaman 5+5 derken, 5x5 gerçekleşmiş olur.


7 Nisan 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

M. Akif Aydın

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...