YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

 

 

Sezer ve ahlâki vakar

Ahmet Necdet Sezer üzerindeki mutabakat Türkiye için çok isabetli oldu. Bu büyük bir başarıdır. Sami Selçuk tarzında olduğu gibi aşırı biçimde kamuoyuna oynamayan, fakat ondan çok daha önce, yani Türkiye şartlarının daha ağır olduğu şartlarda demokratik çerçeveler çizmesiyle öne çıkan bu adam, gerçekten üzerinde durulmaya değer bir ahlâk abidesidir.

Asla bir ahlâk ve dürüstlük ihtiyacıyla değil, bilâkis ahlâkı ve dürüstlüğü siyasal bir silâha ve şantaja dönüştürmekten yana olan çoğu çevrelere, işte, "Buyurun o zaman!.." demek gerekiyor. Korkarım ki bu ahlâki temâyüzden, en çok ahlâk ticareti yapan çevreler rahatsız olacak.

Şu an TBMM, fokur fokur kaynıyor. Yüz yerden, bin bir mihraktan olumsuz ajitasyonların ardı arkası kesilmiyor. Asıl muhalefet derinlerde ve kendisini öne çıkarmıyor. ANAP ve MHP'nin, özellikle de DYP'nin iç burukluğunu tahrik sadedinde olmadık mihraklar devreye sokuluyor. Bu noktada DYP bir âlem doğrusu!.. Hem Yılmaz olmasın da kim olursa olsun diyor, hem de hâlâ daha, Yılmaz'ın oyununa mı geliyoruz kuşkusunu üzerinden atamıyor. Daha daha!.. Daha DYP'ye neler enjekte edildiğini burada söylemeye asla dilim varmıyor.

Vur öldür - savun öldür

FP üst yönetiminin, bu isim konusundaki fazla iştahlı tutumunu da bu bakımdan hayra alâmet saymamak gerekiyor. Sessiz, sakin, acelesiz bir kabul temayülünü niçin takınamazlar ki?

Bu adama karşı, derin ve karanlık merkezlerin doğrudan muhalefet sergilemek yerine, bazı enstrümanları harekete geçirmeleri beklenir. Bunların en geçerli ve spontane bir tesir bırakacak olanı, TBMM'nin, dışardan bir adaya razı olmayacağı yolunda kamuoyu oluşturmaya çalışılmasıdır.

En tehlikeli gelişmelerden biri de, aynen Sami Selçuk'ta olduğu gibi, İslâmî basın çevrelerinin bu ismi aşırı sahiplenme dürtüsüdür. Böyle bir dürtü bu adamın şansını azaltabilir, daha ötede kendisine giydirilmeye kalkışılan imaj zırhını tekzibe dahi zorlayabilir. Çünkü Türkiye öyle bir ülke haline geldi ki, kamplaşma parantezine zorla çekilen her isim, siyaseten idama aday hale getirilmiş demektir. Vur öldür, aşırı derecede sahiplenmeye kalk, sonuç gene aynı!..

İçimdeki his; bu ahlâkın Türkiye'ye ağır gelebileceğidir. İşte bütün mesele burada!.. Çünkü Türkiye siyaseti; ahlâk ticareti yapanlar kadar, rüşvet ve suistimale batmış veya İslâmî ve muhafazakâr konuma bürünmüş bazı sınıflara kadar, bütünüyle bu duygularını yitirmiş vaziyette. Büyük sermayeyi falan anmaya gerek yok. Özelleştirmeden yasa dışı pay peşinde koşan sınıflara dikkat edin asıl siz.

Uzun süren triumvira nakaratı

Burada biraz da, dünkü liderler buluşmasına temas edelim. Nasıl bir trafik işledi orada ve Necdet Sezer ismine nasıl ulaşıldı?

Liderler buluştu. Ecevit'in seremoni konuşmasından sonra sözü Yılmaz aldı. Benim önümü kestiniz kabul; fakat bu iş tesadüfe bırakılamaz, buradan bir isim üzerinde anlaşmaya vararak çıkmamız gerekiyor dedi ve bunu şart olarak ileri sürdü. Bu ciddiyete davet salvosunun ardından bir atakta daha bulunarak kendisini geri çekti. O da şu idi:

- Madem ki bize ket vuruyorsunuz; o zaman da DSP ve MHP olarak aranızda anlaşın; kimin üzerinde mutabakata varırsanız, biz ANAP olarak onaylamaya hazırız, bekliyoruz.

Saatler geçiyor, fakat DSP ve MHP bir isim üzerinde anlaşamıyor. İp kopmak üzere!.. İşte bu safhada Yılmaz bir adım daha atarak Bahçeli'ye yöneliyor. Biz anlaşalım, DSP buna uysun. Yılmaz'ın adaylığını kabul şartıyla Meclis Başkanlığı, hatta Enerji Bakanlığı dahi MHP'ye teklif ediliyor. Sonuç sıfır. Peki MHP ne teklif ediyor? İşte onu öğrenemedim.

Bu aşamadan sonra, gene ANAP'ın ürettiği bir aktivite ile Yılmaz-H.Özkan buluşması gerçekleşiyor. DSP, ANAP'a yatar gibi oluyor. MHP bu fikre de iştirak etmiyor. Sonra hem DSP, hem MHP ile Yıldırım Akbulut, Kâmran İnan (çok yaşlı değil mi) ve Yılmaz Karakoyunlu üzerinde istişareler!.. DSP bir an için Karakoyunlu'ya ve Akbulut'a yattı, fakat MHP gene itiraz etti.

Sonuç: Bütün stratejik ataklar Yılmaz ve ANAP'tan!.. MHP sürekli tek ata oynuyor, oyunun ikinci hamlesi diye bir fikri asla yok. Yani siyasal supleksi zayıf. DSP herşeye rağmen, MHP dışındaki bir alternatife yatkın tutum içinde.

DSP'nin yedekteki silâhı

İşte DSP, pazarlığın bu safhasında ağzındaki baklayı çıkarıyor: Ahmet Necdet Sezer!.. Bir haftadır gizli tutulan bir alternatifti bu isim. Peki, DSP bu isme nasıl ulaştı? İşte asıl burası bir sır ve muamma!.. Ve bu detayı şu safhada açmak asla uygun değil. Ama bütünüyle vâkıf bulunuyoruz.

Herneyse!.. Ecevit ve Özkan sonunda, Sezer alternatifini öne sürdüler. Yılmaz, bu teklifi kompleksiz kabul etti. MHP ikircikli ve muhalefet liderlerinin onayını şart koştu. Halbuki mizansenler çoktan hazırlanmamış mıydı?


26 Nisan 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...