![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Beynamaz, 312 Tanımaz"Namaz kılar, oruç tutar mısınız?" Bu soruya muhatap kalıp da "Evet" cevabını verenlerin iş bulma ihtimali bir müddettir hayli düşük. Namaz kılmak, artık sadece ordudan attırmıyor; topluma empoze edilen bağnaz laikçilik yüzünden adamı işinden, okulundan, derneğinden ve müşterisinden de edebiliyor. 28 Şubat'tan bu yana pekçok şirkette gayrı resmî bir iç yönetmelik, gizli bir özel hukuk uygulanıyor. Dindarlıklarıyla tanınan sahipleri olan şirketlere karşı adı konmamış bir ambargo devam ettiriliyor. Üniversitelerde bazı gözü dönmüş öğretim görevlileri artık peruklara bile takar oldu. Bazı hastanelere tesettürlü bir hasta olarak gitmek, sık sık hakarete maruz kalmakla eşdeğer bir hale geldi. Geçen Ramazan pekçok ilk ve orta öğretim okulunda, öğrenciler oruç tuttukları için öğretmenlerince paylandı, hatta oruçları bozduruldu. İnanılması güç ama, askeriye ve üniversitelerde başlatılan süreç, kara veba salgını gibi toplumun bütün kurumlarına sirayet etmeye başladı. Bugüne kadar 312'den mahkûm olanların topunun bile beceremediği bir bölücülüğü, 28 Şubat vaveylası başarmış gözüküyor. Mürteci ile dindar arasındaki farkı başlangıçta sık sık vurgulayan siyasiler, bugün bu yaşananları neden görmezden geliyor? Namazını vaktinde eda ediyor, orucunu tutuyor olmak ne zamandan beridir dindarlığın değil de irticaın alameti? Bu ayrımı, din ve diyanetle uzaktan yakından alakası olmayan insanlar hangi cüretle çizebiliyor? Toplumu, tamamen spekülatif amaç ve temelsiz isnatlarla, dindar-mürteci, mürteci-ilerici gibi tabakalara hangi salahiyet ve dokunulmazlıklarla bölebiliyor? Kim bunlar? ... Din yaşanan bir vakıadır. Varlığını ispat edemediğiniz, ancak var olduğundan kendiniz kadar emin olduğunuz bir ilaha inanmış, gayba iman etmişsiniz. Bu Tanrının herşeyi kuşattığına, herşeyi bildiğine,y herşeye kadir olduğuna kani olmuşsunuz. Ortada O'ndan geldiğinden şüphe bile duymadığınız bir kitap var. Kılınmasının şart olduğunu bildiğiniz namaz gibi bir ibadetle karşı karşıyasınız. Dine düşkünlük, dindarlık bu namazı kılmayı gerektiriyor. Yatarken dua etmeye, Pazarları âyine gitmeye benzemiyor bu ibadet. Namaz inananın miracı, yaratanıyla en yakın temas noktası. İmanın bu vecd ve aşk yüklü halini, İslam'a, televizyonlardaki yabancı filmlerden öğrendikleri Hıristiyanlık kadar bir yakınlık hissetmeyenlerden anlamalarını beklemiyoruz. Ama dinini yaşamak isteyenden bu ibadeti, kamusal alan denen o bölgeden çıktığı birkaç özel saate tehir etmesini boşuna beklemeyin. Türkiye'de bugün kamusal alan denen bölge, maalesef milletin ortak kültürüyle yoğrulup biçimlenmiş, sınırları, tabuları, ifadesi ve varlığı vatandaşların ortak geçmişiyle belirlenmiş bir kavram olmaktan çıkmış gözüküyor. Kendini milletin bânisi, hâmisi, babası ve kralı olarak gören devlet mekanizmamız, bu milletin kendi kendini modernleştiremeyeceğine "inandığı" günden bugüne, milletin kamusal alanını tanımlayarak işgal etmeye gayret ediyor. Kamusal alan, artık devletin kendi ideolojisini empoze ettiği bir laboratuardan farksız oldu. Buyurun herkes fes takacak; yok beğenmedim serpuş kullanacak; başını açacak; sakalını kesecek; kulağına küpeyi, kravata iğneyi belli standartlara göre iliştirecek; kafasının içini enim dediklerimle dolduracak. Kamusal alanı kendi sahası, bir KİT gibi düşünen bu siyasi rejimin, "Özel hayatta biz dine karışmıyoruz" demesi, dini ibadetleri gündelik hayatın akşamdan arta kalan dakikalara sığdırmaya teşebbüs etmesinden ve böylece din ve vicdan hürriyetine tecavüze kalkışmasından başka bir anlam taşımıyor. Din ve vicdan hürriyeti, özel olsun, kamusal olsun hayatın tüm bulvarlarında geçerlidir. 28 Şubat'tan bu yana güdülen taktik, Nazi Partisi'nin halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı kışkırttığı günlerden kalma bir usûl. Bu taktik, Türkiye'yi yüceltmez, bilakis böler. Aman, 312 kaldırılmasın. Kimbilir günün birinde akıl izan sahibi birileri çıkar da, estirilen bu havanın sorumlularını bölücülükten içeri tıkar.
mutku@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|