![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Liderler tarih yazdıAnayasa Mahkemesi'nin kuruluş yıldönümü vesilesiyle yapılan toplantıyı açan başkan Ahmet Necdet Sezer'in konuşmasını dikkatlice dinleyip Meclis'e gittiğimde şaşırdım. Şaşırmamın sebebi şu: Hayatımda bana bu kadar haz veren pek az konuşma dinlediğim için, milletvekillerinin "Bizim liderler akıllı adamlar, baksana, böylesine özgürlükçü, insan haklarından yana, demokrasiyi vurgulayan ve çağdaş bir hukuk devleti talep eden bir cumhurbaşkanı adayı buldular" diyeceklerini sanıyordum; oysa karşıma tam tersi bir görüntü çıktı... Daha ilk köşeyi dönmeden, biri, "Duydun mu?" diyerek, kulağıma, bazı hassas odakların 'ortak aday' olarak tespit edilen Anayasa Mahkemesi başkanına itirazları olduğunu fısıldadı. Nereden duymuşlarsa, Ahmet Necdet Sezer'in devletin birlik ve bütünlüğü konusunda yeteri kadar duyarlı olmadığını keşfetmiş o odaklar... Bana bu haberi veren, "Yeterince lâik de değilmiş galiba" deyiverdi... Gülüp geçebilirdim, ama bu tür dedikoduların kimleri muhatap aldığını bilecek kadar deneyimli olduğum için etrafımı bir de bu gözle kolaçan ettim... MHP bu tür dedikodulardan etkilenmiş... Partide etkin bir görevi de olan bir MHP milletvekili, "Geceki kadar sıcak bakmıyoruz" dedi bana. Kulaklarına ulaştırılanlar hiç hoşlarına gitmemiş. "Eğer diğer dört parti bütün olarak destek vermezse, oylarımızı kendi adayımıza yönelteceğiz" hükmünü de ondan duydum... MHP'nin adayı Sebahattin Çakmakoğlu. Anayasada dışarıdan aday gösterilecekler için ek şart "110 imzalı dilekçe" yalnızca; MHP işi "Beş partinin desteği" haline dönüştürmüş... Hayra alâmet değil. Peki, Sezer'in adaylığına DYP ne diyor? Bu sorunun cevabını, bir gün önce, Tansu Çiller'e yakın bir kaynaktan almıştım oysa: Başbakan, "Biz Anayasa Mahkemesi başkanını düşünüyoruz, siz ne dersiniz?" diye dedikten kısa süre sonra, DYP lideri, Ahmet Necdet Sezer'i arayarak, "Tebrik ederim, sizi destekleyeceğiz" demiş... Fakat Meclis'te bunun tam tersi bir hava yüzüme çarptı. Gerçi her kafadan farklı bir ses çıkıyordu DYP'nin tavrı konusunda, ama hemen hepsinin ortak noktası, DYP'nin tam bir destek vermekte coşkulu olmadığıydı. Biri, "Tansu Hanım'ın bütün çabası ANAP'ı hükümet dışı bırakmak; her olaya bunu sağlama potansiyeli açısından yaklaşıyor" dedi bana... Hayrettir, en coşkulu kitle FP grubuydu. Bir gün önce adaylığını koyan Mir Dengir Fırat, "Sezer adaysa, ben değilim" diyerek adaylığını çekmiş... Gelenekçi, yenilikçi, doğulu, batılı bütün FP milletvekilleri, "Oyumuz Ahmet Necdet Sezer'in" görüşünde birleşmişler... Bir FP milletvekili, "Dün geceki grupta yapılan olumlu değerlendirmeleri Oğuzhan Bey bile dikkatle ve onaylayarak dinledi" bilgisini verdi. ANAP'ın durumu hâlâ karışıktı ben Meclis koridorlarında dolaşırken. Bir ANAP yetkilisi, "Mesut Bey'in niyeti konusunda yazıp söylediklerin doğruydu, ancak o niyetin aritmetiği yanlıştı, işte görüyorsun" dedi bana... ANAP grubu olarak Sezer'in arkasında yer alacaklarmış. "Mesut Bey artık ileriye bakıyor, bu saatten sonra durum değişmez" değerlendirmesi yapılıyordu ANAP'lılar tarafından... Bir gözlemciden, "Mesut Bey'in ölümüne niyetli olduğunu anlayınca, ince manevralarıyla önünü Ecevit kesti" görüşünü dinledim. Bir gün önce, "Meclis içinden çok sayıda alternatif bulunsun" düşüncesiyle adaylığını koyan Yücel Seçkiner'e, Mesut Yılmaz, "Seni beni aday çıkardığım söyleniyor; senden ricam, adaylığını geriye al" demiş... Meclis idare amiri Seçkiner, "Liderin ricasını kıramazdım" dedi bana... Kader gününü kendi gözleriyle görmek için olacak, Mesut Bey'in kardeşi Turgut Yılmaz da Meclis'teydi. ANAP'ta liderden icazetsiz adaylığını koyan Meclis başkanı Yıldırım Akbulut sonuna kadar gitmek niyetinde; ancak, eğer görüştüklerim beni yanıltmıyorlarsa, fazla bir şansı yok. Bir ANAP'lı, "Yıldırım Bey'in bize güvenerek adaylık koyduğunu sanmıyorum, çünkü bizim gruptan hiç oy alamaz" dedi açıkça. Ona göre, Meclis başkanı, FP grubunun teşvikiyle adaylık koymuş... Oysa, FP, neredeyse bütün halinde, Ahmet Necdet Sezer'i destekleyecek görünüyor... Liderleri ortak adayı coşkuyla desteklediği halde, bazı milletvekillerini Meclis dışı bir isim olduğu için bu gelişmeyi içine sindirememiş gördüm. Bir kaç kişiyi geçmeyen bir huzursuz grup var. İçlerinden birine, "Oylamada ne yapacaksın?" diye sorduğumda, "Boş oy kullanacağım" cevabını aldım. Aynı milletvekili, "Sezer ancak üçüncü turda seçilir" dedi. Oysa, hemen herkes, beş liderin altına imza koyduğu dilekçeyle aday gösterilen Sezer'in ilk turda seçileceğine muhakkak gözüyle bakıyor... Parti liderleri, tam 16.00'da, beşi bir yerde, Meclis'te basın toplantılarının yapıldığı bölüme geldiler. Başbakan, "Önemli bir olay" diyerek ortak başvuru dilekçesini imzalayacaklarını söyledi. Kıdemli bir parlamento gözlemcisi, "Kendileri tam farkında olmasalar bile, bu davranışlarıyla bir tarih yazıyorlar" dedi usulca. İlk kez, beş ayrı partinin lideri, cumhurbaşkanının kim olması gerektiği konusunda bir ortak irade sergilediler. Uzaktan baktım, şık bir görüntü veriyorlardı... Meclis, ilçelerinin il yapılmasını istemek üzere Ankara'ya gelmiş vatandaşlarla kalabalıktı dün. Dışarı çıktığımda, yanıma yaklaşan biri, "Ne oldu içeride?" diye sordu. Cevabım kısa oldu: "Beş lider birarada tarih yazdılar..."
tkivanc@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|