YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Ekonomi

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Maliye Bakanı Sümer Oral, istikrar programını anlattı

Üç yıl kemer sıkılacak

Bakan Oral, 2000 yılında yeni vergi düzenlemesi yapmayı düşünmediklerini belirterek, Maliye'nin yeni hedefinin kayıtdışı ekonomi olduğunu söyledi. Sümer Oral, programın üç yıl tavizsiz uygulandığı takdirde hedefine ulaşacağına inandığını kaydetti.

Maliye Bakanı Sümer Oral, üç yıllık istikrar programını, programın gelir ve harcama ayağını Yeni Şafak Gazetesi'ne anlattı. İstikrar programını hazırlarken birçok gece uykusuz kaldığını belirten Oral, "Uykusuz kaldığım çok gece oldu. Ancak, program konusunda hiçbir zaman umutsuzluğa düşmedim. Benimkisi, umutlu uykusuzluk" dedi. 2000 yılında yeni bir vergi düzenlemesi düşünmediklerini ifade eden Oral, Maliye'nin yeni hedefinin kayıtdışı ekonomi olduğunu bildirdi.

Yeni Şafak: Üç yıllık istikrar programın uygulanmaya başlamasıyla, gelen olumlu havanın kalıcı olacağına inanıyor musunuz?

Oral: Üç yıllık istikrar programının resmî olarak 1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe girmesiyle, ekonomide önemli düzelmeler başladı. Ancak, olumlu gelişmelerin asıl sebebi, programın altyapısını oluşturmak için 1999'un ikinci yarısında yapılan düzenlemelerdir. Örneğin, vergi reformu yasasında yaptığımız düzenlemeler, ekonomide bir rahatlama getirdi. Karşılıklar kararnamesi çıkarıldı. Bazı bankalara finansal destek verildi. Ayrıca, Sosyal Güvenlik Yasası, Tahkim Yasası ile de kamuoyunun güveni kazanıldı. Ekonomide yaşanan bahar havası, bu düzenlemeler sonucu olmuştur. Ve havanın bozulması için de hiç bir sebep yoktur.

Türkiye, bugüne kadar IMF ile 16 stand-by anlaşması imzalamış ve hepsi başarısızlıkla sonuçlanmış. Siz, programın tutacağından nasıl emin olabiliyorsunuz?

Bugüne kadar uygulanan programların hepsinin bir eksik tarafı vardı. Ama şu anda uygulanan program çok düzgündür. Eksik bir tarafı yok. Arkasındaki siyasi irade ise, bugüne kadar hiçbir dönemde olmadı.

Programa göre, tüm ülke üç yıl süresince kemer sıkacak. Kamuoyunda, üç yıllık kemer sıkmanın boşa gitmesinden korkuluyor.

Bakın, G-20'ye üye olmuş ve AB'ye de tam üye olmak isteyen bir ülkede enflasyon yüzde 60-70'lerde olmaz. Bu rakamların mutlaka düzelmesi gerekiyor. 2000'li yıllarda da Türkiye enflasyon ayıbı ile yaşayamaz. Programı tavizsiz bir şekilde üç sene uyguladığımız takdirde hedeflere ulaşılacaktır. Taviz verilmesi için de hiç bir sebep yok.

Programın başarısı büyük ölçüde sizin bakanlığınıza bağlı. 2000 yılı bütçesinden öngörülen 24 katrilyon liralık vergi hedefini, daralan ekonomiye nasıl ulaşacaksınız?

1999 yılında da, bütçe hedefleri tutturulamaz denilmişti. Ancak, tüm hedefler tutturuldu. Bütçe açığını 9 katrilyon lira seviyesinde belirlemiştik, yine o seviyelerde çıktı. 2000 yılında da, tüm vergi hedeflerinin tutacağına inanıyorum.

Hedeflerin tutturulmasında, ek vergi silahını mı kullanacaksınız?

2000 yılında, yeni vergi düzenlemesi yapmayı düşünmüyoruz. Vergi düzenlemesi hükümetin gündeminde yoktur. Maliye Bakanı olarak ben de, böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyulacağını sanmıyorum. Ancak, bundan sonra yeni vergiler yerine, kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınmasına yöneleceğiz. Bunun için, vergi idaresini güçlendirip, numara uygulamasını yaygınlaştıracağız.

Fakat, IMF'ye sunulan niyet mektubunda geciçi verginin altı aydan üç aya indirileceği sözü verildi. Bu uygulama ekonomiyi sıkıntıya sokmayacak mı?

Vergi reformu yasasında değişiklik yaparken, mali miladı erteledik, geçici vergiyi de üç aydan altı aya çıkardık. Kurumlar vergisinde de 5 puanlık indirim yaptık. Kanun zaten, geçici vergi süresinin altı aydan üç aya indirilmesini öngörüyordu. Dolaysıyla, IMF'ye verilmiş bir sözden dolayı yapılan düzenleme değil.

Maliye'nin kamu ve özel sektörden yaklaşık 3.7 katrilyon liralık vergi ve gecikme zammı alacağı bulunuyor. Bunların tahsilatı konusunda bir program düşünülüyor mu?

Söylediğiniz doğru. Bu alacakların yarısı kamudan, yarısı da özel sektörden. Ancak bu alacakların tahsili konusunda bir faiz indirimine ya da ödeme kolaylığına gitmeyi düşünmüyoruz.

Harcama reformu ne zaman uygulanmaya başlanacak?

Harcama reformu konusundaki çalışmalar sürüyor. Devlette israf yoktur diyemeyiz. Kamu taşıtlarında ise bir model çalışması yapıp gerek sayıda gerek de kullanımda tasarrufa gidilecek. Bu çalışma hazırlanınca Bakanlar Kurulu'nda görüşülecek ve uygulamaya konulacak. Harcamalar kısıtlanırken de, bürokratların taksiyle gitmesi gibi uygulamalara da yer verilmeyecek.

Programın tamamen IMF'nin olduğu, eleştirileri IMF'nin Türkiye'de büro açmak istemesiyle arttı. Siz, IMF'nin büro açmasına nasıl bakıyorsunuz?

Öncelikle, program Türkiye'nin kendisinin programıdır. Kendi şartlarına uygun olarak kendisinin yaptığı bir programdır. Sadece, IMF onay vermiştir. IMF'nin Türkiye'de büro açmasına gelince, Cotarelli bayramdan önce Türkiye'ye yaptığı ziyarette ilk olarak beni ziyaret etti. Böyle bir düşünceyi bu ziyarette gündeme getirmedi. Son yaptığı açıklamada da, 'olsa olur olmasa da olur' diyor.

Memur maaşlarında geçen yıl yapılan artış, enflasyonun altında kaldı. Aradaki farkın kapatılması sözkonusu mu?

Sayın Başbakan, memurların alacakları konusunda bütçe imkanları konusunda değerlendirileceğini söyledi. Ben de bu görüşe katılıyorum. Memur maaşlarında, ekonomideki gelişmelere paralel olarak, bütçe imkanları çerçevesinde iyileştirmeler yapılacaktır.

Batan beş bankanın yaklaşık 6 bin off-shore'zede meydana geldi. Bu olaydan sonra off-shore bankalardan vergi alınıp-alınmadığı tartışması gündeme geldi. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?

Fona geçen bankalarla ilgili çalışmaları Hazine yürütüyor. Ancak, Gelirler Genel Müdürlüğü'ndeki arkadaşlar off-shore bankalardaki vergi uygulamaları hakkında bir çalışma yapıyor.

İstikrar programını hazırlarken "uykularım kaçıyor" demiştiniz. Halen kaçıyor mu?

Programı hazırlarken, çok gece uykusuz kaldığımız oldu. Program konusunda hiçbir zaman umutsuzluğa düşmedim. Benimkisi, umutlu uykusuzluktu.

Enflasyon üç yıl içinde tek haneye inecek

'Hükümet de elindeki siyasi gücü ekenomiyi düzlüğe çıkarmak için kullanmaya kararlıdır. Daha önceki dönemlerde hatırlasanız, hergün yeni hükümet kurulup, yıkılıyordu. Bugün bu tip konuları konuşan dahi yok. İstikrar programının arkasındaki siyasi irade, son günlerde çok hassas konularda (APO konusunda) aldığı kararlarla gücünü bir kez daha kanıtlamıştır. Bu kararlar, uluslararası piyasalarda programın güvenilirliğini artırmıştır. Bakın daha program resmen uygulanmaya başlamadan, Aralık ayında Hazine çok uygun koşullarda 1 milyar dolar borçlandı. Yine, 30 yıl vadeli borç bulundu. Bunlar, siyasi iradeye olan güvenden kaynaklanıyor. Böyle gidersek üç yıl sonunda, enflasyon tek haneli rakamlara indirilecek, bütçe açığı da GSMH'nın yüzde 3-4'lerine çekilecek.'

 


Hüseyin ÖZAY


Kağıda basmak için tıklayın.

 

 

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...