| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
Ecevit, kendi hoşgörüsünü eleştirdi Ecevit, Apo'nun İmralı'dan yaptığı açıklamaların kendisini de rahatsız ettiğini belirterek, "İmralı'daki cezaevi bir siyaset kürsüsü değildir. Orayı Abdullah Öcalan'ın bir siyaset kürsüsü gibi kullanmasına müsamaha ile bakmak mümkün değildir. İkide bir avukatları aracılığıyla, kendi ağzından mı çıkıyor onu da bilmiyoruz Türkiye'ye bazı siyasi mesajlar vermeye kalkışıyor. Bunu hoşgörüyle karşılayamayacağımızı belirtmek isterim" dedi. PKK'yı siyasallaştırma çabası İnfaz sürecinin başlatılmasına ilişkin koşulların neler olduğunun sorulması üzerine, PKK'nın içinde bazı tartışmaların ortaya çıktığını dile getiren Ecevit, "Teröre son vermek isteyen, siyasallaştırmaya ağırlık vermek isteyen ve terör eylemlerini sürdürmek isteyenler ayrı gruplar var. Bu arada provokasyonlar, yeni eylemler olabilir. Her olasılığı dikkatle izlemek gerekiyor." Hükümetin bugüne kadarki tutumunun sorunun tam anlamıyla siyasallaştırıldığını gözardı eden Ecevit sözlerini şöyle sürdürdü: "Terörizmi sona erdirmenin bedeli olarak bölücü akımı siyasallaştırma eğilimleri var. Asıl tehlikeli olan bu. Buna asla fırsat vermeyeceğiz. Bu yönde gerek avukatları, gerekse Abdullah Öcalan'ın ağzından bazı demeçler çıkıyor. Siyasallaştırmaya ağırlık veren, rejim konusunda Türkiye'ye akıl vermeye kalkışan nitelikte demeçler, açıklamalar yer alıyor. Bunları müsamaha ile karşılayamayız tabii... Açıklamada bunları kastettik." Güneydoğu'ya DSP-MHP ortak çözümü Ecevit, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne ilişkin daha önceki bazı projelerinin hatırlatılması üzerine de, DSP'nin Köykent, MHP'nin Tarımkent Projesi'nden esinlenerek gerek güvenlik, gerekse gelişme açısından elverişli yapısı olan bir yerleşim düzenini bu yıl yaygınlaştırmaya çalışacaklarını bildirdi. 57. Hükümet döneminde 2 ilde olağanüstü halin kaldırıldığını hatırlatan Ecevit, "bunun arkası gelecek mi?" sorusuna ise "Duruma göre. Eğer bölücü terörde hız kesilmesi devam edecek olursa tabii başka illerde de kaldırılabilir. Onun yerine ekonomik ve sosyal anlamda bir olağanüstü hal bölgesi belki bir süre için gerekli olabilir" karşılığını verdi. Bahçeli'nin tutumu neden değişti? Hükümette "dünyayı da hayrete düşündüren bir uyum olduğunu" savunan Ecevit, "liderler zirvesinde MHP lideri Bahçeli'nin tutumunda değişiklik olmasında sizin rolünüz oldu mu" sorusunu da şu karşılığı verdi: "12 Ocak'ta aldığımız kararı, kişisel zaferim olarak görme hakkını kendimde bulmuyorum. Bütün ortakların uzlaşma eğiliminde olmaları bu sonuçları sağlamıştır." Depremzedelere yalvarıyorum DEPREMZEDELER ile ilgili bir soru üzerine Ecevit, bütün depremzedelerin barındırılmasına yetecek prefabrike konutun bulunduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu: "Prefabrik konutların yarıya yakını hala boş. Depremzedeler maalesef bazı düşüncelerle bu konutlara geçmek istemiyor. Ayrıca, Türkiye'nin tatil yörelerinde 30 binin üzerinde yatak depremzedeler için ayrıldı. Turistik tesislerde 30 binin üzerinde yatak ayrılmasına rağmen sadece 6 bin 600'ü doldu. Oysa cennet gibi yerler, her olanak sağlanıyor. Hatta cep harçlıkları veriliyor. Yalvardım, buralara gidin diye. Rica ediyorum, yalvarıyorum depremzedelere; bu kış soğuğunda çocuklarının, kendilerinin hayatları tehlikeye düşmesin. Hazır olan, sizlerin hizmetine sunulmuş olan prefabrik konutlara veya tatil sitelerine geçin. Başka istekleriniz olabilir onları rahat rahat görüşürüz ama çocuklarınız karda kışta hastalıklarla karşılaşmadan bu yılı atlatalım." Memuru enflasyona ezdirmeyiz BAŞBAKAN Ecevit, memurların enflasyon nedeniyle gelir kayıplarının olduğunu belirtilerek, "Enflasyon hedefinden sapma olması durumunda bu telafi edilecek mi" sorusu üzerine, şunları söyledi: "Onu kesinlikle telafi edeceğiz. Yani, enflasyona ezdirmeyeceğiz memuru. Memur aylıklarının çok yetersiz olduğunu biliyoruz. Ayrıca, kamu kesiminde çok dengesiz durumlar var. Mutlaka bir idari reform gerekiyor. Önümüzdeki birkaç ay içinde enflasyonunun hızla düşmeye başlayacağına inanıyorum. Ama bu beklentimiz gerçekleşmezse devlet memura olan borcunu kesinlikle ödeyecektir." Enflasyonun birkaç ayda düşeceğinin bir vaat olup olmadığını sorusu üzerine Ecevit, "Hep ihtiyatlı konuşmak isterim. Enflasyonun düşmesi birkaç ayı gerektirebilir. Bunun ilk işaretleri faizlerde görüldü. Birkaç ay sabretmemiz gerekiyor. Sonra bir refahlık dönemine gireceğiz" diye konuştu. Kışlalı cinayetinde ilerleme yok CEZAEVLERİYLE Cezaevleriyle ilgili bir soru üzerine de Ecevit, cezaevlerinin mimarisinde de köklü değişiklikler yapılması gerektiğini anlatan Ecevit, "Maalesef bundan birkaç yıl önce büyük bir hata yapılarak, siyasi mahkumların da yer alacağı koğuş sistemi yaygınlaştırılmıştı. Bu koğuşlar da, gerek bölücü terörün gerekse başka terör akımlarının karargahları durumuna geldi. Bunların elinde her türlü silah var, faks var, telefon var. Türkiye'yi idare etmeye çalışıyorlar cezaevlerinden. Onun için koğuş sistemini mutlaka geride bırakmamız gerekiyor" dedi. Af kanunuyla ilgili bir soruya da "bugünlerde onu da çözeceğiz" karşılığını veren Ecevit, Ahmet Taner Kışlalı cinayetinde bir gelişme olup olmadığının sorulması üzerine de "maalesef yok. Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy cinayeti çözülemedi. Belli konularda özellikle bazı güçlükler var" diye konuştu. PKK ile pazarlık etmedik BAŞBAKAN Ecevit, hiç kimsenin, PKK ve elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili tavrından kuşku duyamayacağını belirterek, "PKK ile pazarlık etmedik" dedi. Ecevit, TRT 1'deki Pazar Panorama programından ayrılışı sırasında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bir gazetecinin, "Deniz Gezmiş cana kıyıcı terörist olmadığı halde asıldı. Binlerce kişinin katili olan Öcalan'ın asılmamasının yükünü göğüsleyebilecek misiniz?" sorusu üzerine Ecevit, şöyle konuştu: "Tabii göğüsleriz. Şehit ailelerinin acılarını yüreğimizde duyuyoruz. Ben sadece bazı davranışların, bazı önlemlerin nasıl tepki uyandırabildiğine örnek olarak söylemiştim" dedi. Kararın, Öcalan'ın affedilmesi anlamına geldiği gerçeğini gizlemeye çalışan Ecevit "Kimse benim PKK ile ve Öcalan ile ilgili tavrımdan kuşku duyamaz. Başbakan olduğum azınlık hükümeti döneminde, benim verdiğim yetkiyle yapılan operasyon sonucu yakalandı ve Türk adaletine teslim edildi. Bunlarda etkim ortadayken, niyet ve düşüncemden kuşku duymaya hiç kimsenin hakkı yoktur"diye konuştu. Ecevit, "PKK'nın eylemlerinin devam etmesi halinde Öcalan'ın dosyasının TBMM'ye gönderileceği" şartının, "PKK'yla pazarlık" şeklinde değerlendirildiğinin hatırlatılması üzerine de, "Aksine PKK'yla pazarlıkları kabul etmeyeceğimizi söyledik. Pazarlık bunun neresinde?" dedi. Şehit annelerini ikna edeceğiz BAŞBAKAN Bülent Ecevit, "Şehit ailelerine Türkiye'nin durumunu, geleceğini daha sağlıklı bir zeminde anlatamaz mısınız" sorusu üzerine şöyle konuştu: "Anlatmamız gerekiyor. Bu yönde bazı girişimlerimiz olacak. Eğer, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 'bir süre infazı erteleyin' isteğine uymasaydık ve hemen bir infaz sürecine gidilseydi, bazı çevreler bunu terörün yeniden canlandırılması için derhal istismar edeceklerdi. Bölücü akımın etkisinde kalmış küçük de olsa bir kesim var. Bunlardan bir kısmı terörist, bir kısmı değil ama PKK'yı gözlerinde büyütmüşler. İdamın infazında acele edilmesi durumunda o çevrelerden de birtakım tepkiler gelecekti. Bunlar Türkiye'de yeniden güvenliğin gerilemesi sürecine yol açacaktı. Allah esirgesin, yeni şehitler vermekle karşı karşılya kalabilecektik. Türkiye, ekonomik bakımdan, dış ekonomik ve dış siyasal ilişkileri bakımından çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacaktı. Şimdi, şehit aileleri bu konularla neden yakından ilgileniyorlar? Çünkü, bunlar milliyetçi ve vatansever insanlar. Onun için infaz da acele edildiği takdirde çıkabilecek Türkiye aleyhindeki olaylar, gelişmeler onları da kaygılandırır. Bunları kamuoyuna daha etkili biçimde açıklamamız gerekiyor."
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|