|
Merhaba

Biz Yeni Şafak olarak, Abdullah Öcalan'ın asılması çerçevesinde, oluşan kaotik ortamda kendimizi akıntıdan kurtarmak için önce doldurduğumuz yeri sağlam kılmaya çalıştık.
ANLAMAK İSTİYOR MUYUZ
Son günlerde hepimiz, milletçe bir kaos yaşıyoruz. Yaşadığımız ortamın kaotikliğinin farkındayız belki de, oluşumun nedenlerinin ve enstrümanlarının ne olduğu konusunu anlayıp anlamadığımız o kadar açık değil. Daha doğrusu olup bitenleri anlamış olsaydık eğer, ya almasına müsaade etmez, ya da yanlışlığını anlatmaya çalışırdık. Başka türlü davranmamız gerekirdi bütün bir ülke olarak, kurumlar ve medya olarak. Halka olup bitenler anlatılmıyor bu kesin. Anlatılmayanları dahi anlama yetisine sahip de değil halk. Belki devlet ve devletlüler dahi yaptıklarının niçinini ve nedenini bütüncül biçimde tüm unsurlarıyla bile bilemiyor, anlayamıyor. Sadece önlerinde buldukları olguları, konjonktürel rüzgâr istikametinde yorumlayıp, yuvarlayıp duruyorlar. Anlamaları gerçekten güç. Çünkü anlamak için önce duruşun, durulan yerin belli olması gerekir.
DURDUĞUMUZ YER NERESİ
Geçenlerde bir tv programında Ahmet Davutoğlu öyle diyordu. "20. yüzyıl Türkiye aydınları çağlarını ıskaladılar, anlayamadılar. Çünkü, anlamak için önce bir duruşunuz olması gerekir. Bir yerde duracaksınız ki, durduğunuz yerden olup bitenlere baktığınızda anlamlı bir dünya kurabilesiniz. Oysa bizim aydınlar bir yerde durmadılar. Kendilerini bir topluma bir coğrafyaya bir millete bir kültüre ait kılmadılar. Böyle olunca olup bitenleri anlamaları mümkün değildi ve de anlayamadılar."
Son günlerde olup bitenler de ancak bu çerçevede değerlendirilebilir. Yani anlamadan akıntıya göre devinmekteyiz hep birlikte.
Biz Yeni Şafak olarak, Abdullah Öcalan'ın asılması çerçevesinde, oluşan kaotik ortamda kendimizi akıntıdan kurtarmak için önce doldurduğumuz yeri sağlam kılmaya çalıştık.
Yeni Şafak olarak biz ne geçmişte, ne bu ortamda bir insanın ölümü üzerine tamtamlar'a vurmadık. Ölüm kokusunun ardı sıra gitmediğimiz gibi, evlatlarının ölümüyle yüreği dağlanan şehit anaları üzerinden politika yapan siyasi partiler gibi, tiraj alma ucuzluğuna da düşmedik. İlkesel olarak idamın uzağında durduk. Ama ilkesizce insanların hafızasını yok sayarak dün idam çığlıkları atanların, bugün Apo'nun asılmamasını varoluşsal bir hale getirenleri de görmeye ve okuyucumuza göstermeye çalıştık. Bu duruşumun gereği ülkeyi yönetenlere ve ortadaki faillere yöneltilecek sorularımız olduğuna inandık.
1-) Sayın Demirel, Ecevit, Bahçeli, Yılmaz vs. Şu andaki davranışlarınız, sözleriniz ve kararlarınız geçmişinizle uyuşmuyor. Öyleyse bugün verdiğiniz infaz kararı sizlerin özgün varlığınızla aldığınız bir karar değil. Doğru veya yanlış, ayrı bir tartışma; ama kim ne için dayatmada bulundu size. Kimin emirlerini ve isteklerini yerine getiriyorsunuz. Kimi mahfillerde Apo'nun Kenya'da bizlere tesliminin belirli şartlar sözler ve taahhütler karşılığı yapıldığı bu nedenle başka türlü davranılabilmesinin, mümkün olmadığı söyleniyor. Bu cümleden olarak başka hangi konuda kimlere ne tür sözler verildi, taahhütlerde bulunuldu.
2-) Hadi inanalım. Apo'nun infazını AB'ye giriş sürecini zedelememek, kesintiye uğratmamak için engelledik. Tam bu noktada sormamız gerekiyor. Türkiye'nin AB sürecinde önündeki tek engel, ya da AB'nin bu süreçten istediği sadece Apo'nun yaşatılması mı? İnanç özgürlüğü, ifade hürriyeti, düşünceyi serbest bırakma, yok mu? Bu konuda mağdur olmuşlarının mağduriyetini gidermeniz gerekmiyor mu? Başörtüsü sorunu ne olacak. Hâlâ partileri kapatacak mısınız? Nurettin Şirin hâlâ hapiste, R. Tayyip Erdoğan hâlâ siyasi yasaklı. Milyonlarca insanın eğitim hakkı ellerinden alınmış durumda. Önümüzde yine bir parti kapatma davası var..
İşte Yeni Şafak bütün bunların sıkı takipcisi olacak önümüzdeki günlerde. Belki Apo kararı bu çerçevede, sık sık gündeme gelecek. Buna mecbur hissediyoruz kendimizi. Hem durduğumuz yer gereği, hem halkın sesi olması, gerektiğinde vicdanı olması çerçevesinde buna mecburuz. Sıkı takibimiz ve sorgulamamız devam edecek.
YENİ HEDİYEMİZ
Gazetemiz şu anda 'İslam Kültür Atlası' isimli hediye kitabımızın kuponlarını yayınlamakta. Bu kuponlar Şubat başında bitecek. Okuyucularımıza şimdiden duyurmak adına Şubat'tan sonraki hediye çalışmamız devam etmekte. Günü geldiğinde sizlere açıklanacak tabi ki.
Yeni Şafak hem yaptığı gazetecilikle, hem kaliteli hediyeleriyle siz okuyucularımızla sıcak ilişkilerini sürdürmeyi ve çoğaltmayı çok ciddiye almakta. Bu duygular ve anlayış çerçevesinde nice yıllara, birlikte yürüme dileği ve duasıyla.
Hoşçakalın.
17.OCAK.2000
|