YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Gündem

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.


Olmaz böyle şey

İstanbul Emniyeti, Beykoz'daki operasyondan sonra dün de Hizbullah'ın Üsküdar'da kullandığı bir hücre evine baskın düzenledi. Evde, kaçırılan işadamlarının cesetleri bulundu

İSTANBUL- Hizbullah örgütüne yönelik operasyonda sağ olarak ele geçirilen iki üst düzey örgüt üyesinin sorgulaması sonucunda, bir süre önce kaybolan Kürt işadamlarının cesetlerinin de bulunduğu bir örgüt evi ortaya çıkarıldı. Hasippaşa Mahallesi 2. Çıkmaz Sokak 26 numarada bulunan gecekondu ve çevresinde yürütülen kazı çalışmaları sonucu 10 ceset çıkarıldı. Hizbullah tarafından kaçırılarak öldürüen cesetler, gömülü bulundukları yerlerden çıkartılarak ambulanslara Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Çıkarılan cesetlerin İsmail Aksoy, Ramazan Yaşar, Mehmet Salih Dündar, Cihangir Gaffari, Ömer Çınar, Ahmet Atçı, Mehmet Kanlıbıçak ve Mehmet Şehit Avcı oldukları belirlendi. Gecekonduda bir ceset daha olduğu ve bu cesedin de, Zehra Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı İzettin Yılıdırım'a ait olabileceği ifade edildi. Polis ekiplerinin, gecekondu ve çevresinde ceset arama çalışmaları sürerken, çıkarılan cesetlerin el ve ayaklarının bağlı ve çıplak oldukları da öğrenildi. Bu arada, evde inceleme yapmak üzere İstanbul İl Jandarma Alay Komutanlığı`ndan İstihbarat Binbaşı Hacı Doğan olay yerine geldi. Öte yandan olay yerine, Zehra Eğitim Vakfı`nın bir süre önce kaçırılan Başkanı İzzettin Yıldırım`ın kardeşi Cesim Yıldırım ve vakıf avukatı Nihat Osmanoğlu da geldi. Cesim Yıldırım, gazetecilerin sorularını cevapsız bıraktı.

İfadeler ortaya çıkardı

Kayıp işadamlarına ait olduğu ileri sürülen cesetlerin Hasippaşa`daki gecekonduda gömülü olduğunun, Beykoz`daki silahlı çatışmada sağ olarak ele geçirilen Hizbullah örgütünün siyasi kanat sorumlusu Edip Gümüş'ün ifadeleri sonucu öğrenildiği bildirildi. Hizbullah üyesi edip Gümüş'ü Üsküdar'daki gecekonduya getiren polis, Gümüş'ün verdiği bilgiler doğrultusunda cesetleri bulundukları yerlerden çıkardı. Bu arada, cesetleri bulunan kişilerin, elleri göğüs hizasında ve ayakları iple bağlandıktan sonra yine iple boğularak öldürüldükleri ve yanyana gömüldükleri anlaşıldı. Üzerleri toprak ve taşla örtülü olarak bulunan ve çürüyen cesetlerin, boyunlarında hala boğuldukları iplerin olduğu ve ellerinin de göğüs hizasında bağlı kaldığı öğrenildi.

Sümbül'ün eşi de geldi

Beykoz'da Hizbullah örgütünün üst düzey yöneticilerinden 1'inin ölü, 2'sinin de sağ olarak ele geçirildiği villada kimliği bulunan Nesim Malki cinayetinin kayıp sanığı Mehmet Sümbül'ün eşi Mine Sümbül de, İstanbul Emniyet Müdürlüğü`ne gelerek, olay hakkında bilgi almaya çalıştı. Vatan Caddesi`ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü`ne saat 10.45 sıralarında gelen Mine Sümbül, önce Terörle Mücadele Şubesi'ne, buradan da Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şubesi'ne gitti. Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şubesi'ne çıkan Mine Sümbül, yetkililerden, eşi Mehmet Sümbül hakkında bilgi almak istedi. Sümbül'e, evine gitmesi ve bir gelişme olduğunda kendisine bildirileceği söylendi. Mine Sümbül, daha sonra Emniyet Müdürlüğü'nden ayrıldı.

Gayrettepe'deki Emniyet Hizmet Binası'nda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün 1999 yılını değerlendiren Emniyet Müdürü Hasan Özdemir de, buradaki programından sonra Üsküdar'daki gecekonduya geldi.

Hüseyin LİKOĞLU/Mustafa CAMBAZ


Kağıda basmak için tıklayın.

Sıra Güneydoğu'da
Örgütün, Güneydoğu'da büyük bir potansiyelinin olduğunu söyleyen Emniyet yetkilisi çalışmaların bu bölgeye kaydırılacağını belirtti.
EMNİYET MÜDÜRÜ ÖZDEMİR :Terör bitme noktasında

Genç: MOSSAD'ın katkısı yok
İSTANBUL'DA gerçekleştirilen Hizbullah operasyonunda MOSSAD'ın elinde bulunan bilgi ve belgelerden yararlanıldığı ileri sürüldü.
Ceza Kanunu silbaştan
Sulhi Dönmezer başkanlığındaki TCK Komisyonu yeniden çalışmalara başladı. 28 Şubat sürecinde hazırlanan TCK Tasarısı yeni gelişmelerin ışığında değiştirilecek.
Diyanet'ten AB Şûrâsı
ANKARA- Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Türkiye'nin AB'ye adaylığının kabul edilmesi dolayısıyla Avrupa Birliği Şûrâsı düzenleniyor. Mart ayında Ankara'da yapılması planlanan şûrâya, Türkiye'den olduğu kadar ABD ve AB üyesi ülkelerden ilahiyatçı, siyaset bilimcisi ve hukukçular da davet edilecek. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın şûrâ neticesinde alınacak kararların bağlayıcı olması için tüzük yayınlama çalışmaları yaptığı da öğrenildi. Mart ayında Ankara'da düzenlenecek şûrâda "Hukuki açıdan dini alanda AB normları ve Türk mevzuatı", "AB üyeliği sürecinde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yeniden yapılandırılması", "Asırlar kavşagında karşılaşılan problemler ve çözüm yolları", "Din-siyaset ilişkileri sorunlar ve çözüm yolları", "Yeni yüzyılda dini anlama ve din hizmetleri metodları" gibi komisyon- lar oluşturulacak. Şûrâda başörtüsü sorunu da geniş bir şekilde ele alınacak. Diyanet'in, başörtüsünün dinin emri olduğu yönündeki fetvasına rağmen üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağının AB normlarına ne kadar uygun olduğunu konusunun da masaya yatırılması bekleniyor.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...