YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Gerçeklerin önünde "kartel perdesi" var!..

 
Türk medyasındaki kartelleşme ve medya kartelinin devlet mal ve parası ile haşır neşir olması sonucu, "halk" ile "gerçekler"in arasına, medyatik "kartel perdesi" inmiştir..

 

İngiltere'nin müteveffa Başbakanı Winston Churchill'in, 5 Mart 1546 tarihinde yaptığı Fulton konuşması ile, dünya siyasetine "Demir-Perde" kavramı girdi..

Churchill, 2'nci Dünya Savaşı ertesinde Doğu Avrupa'yı esir alan ve hem insanların, hem düşüncelerin Doğu ile Batı arasındaki iletişimini donduran Sovyetler'i kınamak için şöyle demişti..

-Baltık Denizi'ndeki Stettin'den, Adriyatik kıyısındaki Trieste'ye kadar uzanan bir demirperde var Avrupa'da..

Biliyoruz.. Bu Demir-Perde, 1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılışı ile fiilen kalktı.. Sonra Sovyetler'in çöküp dağılması ertesinde, Doğu Avrupa'nın Batı ile her alanda entegrasyona girmesi, "Demir-Perde"yi, hukuken de sona erdirdi..

Demir-Perde'nin yok oluşundan sonra, saklanılan gerçekler de ortaya çıktı.. Sovyet modeli kalkınma ve refahın, bir propaganda balonu olduğu anlaşıldı.. Bir avuç komünist partili fonksiyonerin (nomenklatura), halkları nasıl sömürdüğü, bütün açıklığı ile sergilendi..

Demir-Perde, bu açıdan bir "iletişim ve propaganda perdesi"ydi de..

Sovyet modeli devletlere ve komünist partilere ait olan medya organları, kendi insanlarını bastırıp-sustururken, dış dünyaya da, "sanal bir mutluluk" tablosu sunuyordu..

Gelelim Türkiye'nin son dönemine..

Türk medyasındaki kartelleşme ve medya kartelinin devlet mal ve parası ile haşır neşir olması sonucu, "halk" ile "gerçekler"in arasına, medyatik "kartel perdesi" inmiştir..

Sadece kartel medyasının organlarını izleyerek oluşan kamuoyu, sanal bir dünyada yaşatılmaktadır..

Kartel medyasının haberlerinde ve köşe yazılarında, mesela Türkiye'nin övgü duyması gereken Yargıtay Başkanı Sami Selçuk gibi isimlere, insafsızca saldırılmaktadır..

Ya da, sadece söylemlerinden ve siyasi düşüncelerinden ötürü hapiste yatan Hasan Celâl Güzel'e, üstelik hapisteyken, hakaret edilmektedir..

Buna karşı, aynı başlıklar ve köşeler, boşaltılan bankalar, fesat karıştırılan ihaleler ve üzerlerine esrar perdesi örtülen soruşturma dosyaları hakkında, suskundur..

Türk halkı ile gerçekler arasına indirilen "kartel perdesi", kamuoyunu bir uyur-gezer haline dönüştürmeyi amaçlıyor..

Banka sahibi olan medya sermayesinin, devlet ve siyasi iktidar karşısında özgür ve özerk olamayacağı konusu, kartel medyasında ele alınamıyor.

Belirli sermaye gruplarının, gazete dağıtım tekelini kartelleşerek oluşturmaları halinde, o ülkede basın ve yayın özgürlüğünün yok olacağı söylenemiyor..

Bu anlamda, Türk halkı ile gerçekler arasına inen "kartel perdesi", aynı şekilde, Türkiye ile dünyanın iletişimini de kesiyor..

"Çağdaşlık" adı altında, karteli izleyen kamuoyuna, türlü çarpıklıklar, sığlıklar ve ucuzluklar, kültür ve bilgi ürünü biçiminde sunuluyor..

Sadece askeri rejimlerde, Beethoven'in 9'uncu Senfonisi'ne alkış tutanların televizyonlarında, ne Beethoven, ne Mozart, ne Sheakespeare var..

Bunların oluşturduğu medya, ne ülkenin, ne dünyanın tarihini, kültürünü, evrimini yansıtıyor..

"Çifte Standartlar Enstitüsü", Türk halkı ile gerçekler arasına inen "kartel perdesi"nin en önemli kurumu..

Bu yüzden siyaset de, çıkmaz bir sokakta..

Yıllarca Türkiye'yi ekonomik ve siyasi krizler arasında bunaltan siyasi kadrolar, "genç", "dinamik", "başarılı" isimler olarak pompalanıyor..

Ekonominin çıkış ümidi olan "özelleştirme"yi kimlerin, nasıl bir yağma olayına konu edip, bu kavramı da yozlaştırdığı, hiç ele alınmıyor.

Sonuçta, eski Sovyet rejimlerinin "nomenklatura"sına benzer, "medyatik bir oligarşi" oluşturuluyor..

"Berlin Duvarı" ile, "Demir Perde" de yıkıldı Avrupa'da.. Şimdi Türkiye, Avrupa Birliği ile, "kartel perdesi"nin yıkılmasını bekliyor.

ŞAKA

Büyük gazete!..


Barış Manço, halkın ve özellikle gençler ile çocukların gönlünde taht kurdu. Bir sevgi seli ile, sonsuzluğa uğurlandı..
Şimdi "Hürriyet" işi gücü bırakmış, Barış Manço'nun kollarında öldüğünü iddia eden bir kadını, taşımış manşetine..
İşte buna "habercilik" denilir..
Ölülerin bile özel hayatına saygı duymayanlar, yaşayanların duygularına mı aldıracak sanki?
"Adnan Hoca" yetmedi, şimdi de "Barış Hoca" yaratmak zorundalar!..

SORULAR

Araştırıcı gazetecilere çağrı!..

Hadi bakalım, araştırıcı gazeteciler!..

Hadi bakalım, kaleminden kan damlayan namus ve ahlak bekçileri!..

Bazı konular, sizlerin ilgisini bekliyor..

Güngör Uras, Milliyet'te yazdı.. Bu son bankalar operasyonundan önce, devlet gözetiminde bulunan 14 banka vardı.. Bunlardan sadece 5 tanesi "mevduat sigorta fonu" kapsamına alınarak, "kurtarıldı"..

Peki geriye kalan 9 banka hangileri ve bunların durumları ne?

Önceki gün Devlet Bakanı DSP'li Recep Önal açıkladı..

Devletin el koyup kurtardığı beş bankanın toplam zararı 1.6 katrilyon, bunların özkaynak toplamı ise sadece 185 trilyon liradır..

Peki, bu bankaları "mevduat sigorta fonu"na almak yerine "iflas" işlemine geçilseydi, devletin (veya vergi mükellefi halkın) cebinden ne çıkacaktı?..

Hadi bakalım.. Görev başına..

Gözetim altındaki, ama el konulmayan banka sahipleri arasında, bundan sonraki özelleştirme ihalelerine girecek olanlar var mıdır?

Başka bir soru soralım..

Hem gazete, hem televizyon kanalı, hem de banka sahibi olan sermaye sahiplerine, POAŞ gibi, telefon gibi, özelleştirmelerden pay verilecek midir?

Türkiye'de şirketi batmış, bankası boşalmış, ama kendisi giderek daha fazla lükse ve harcamaya yönelen müteşebbisler var mıdır?

Araştırıcı gazetecilik için, çok ilgi çekici konular değil mi bunlar..


20 OCAK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mehmet BARLAS

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...