YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Yanlış, kimin yanlışı?

 
Nazlı Hanım'la zaman zaman görüşüyoruz elbette, fikir alış-verişinde de bulunuyoruz. Benim anlattıklarım onun üzerinde ne etki yapıyordur bilemem, ama bazen ben ondan öğrendiklerimi buraya aktarmaktan geri duramıyorum.

 

Yazılarını sizin de keyifle okuduğunuzu bildiğim Kürşat Bumin, son karşılaşmamızda, "Azizim" dedi, "Bazen bir konuyu ele almak istediğimde, bir bakıyorum, o günkü yazında aynı konuyu sen işlemişsin..." Kendisine de söyledim; o benden önce davrandığı için yazamadığım çok yazı oldu benim de... Yazarlığın en hoş tarafı, farklı noktalardan baksanız bile, benzer sonuçlara ulaştığınız başkalarının da varlığından haberdar olmanızdır...

Bunca yıldır yazıyorum, önceki gün başıma gelen türden bir 'müthiş benzerlik' olayının kahramanı olmamıştım. Salı günkü Yeni Şafak'ta, Nazlı Ilıcak'ın "Çankaya savaşları" yazısı ile benim "Müthiş benzerlik" başlığını uygun gördüğüm yazım arasında gerçekten 'müthiş bir benzerlik' vardı. Her ikimiz de yakında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimine değiniyor, gelişmeleri kavramada 1973'teki seçimin yol gösterici olacağından hareketle, o günlerde yaşananları etraflıca anlatıyorduk...

Nazlı Hanım'la zaman zaman görüşüyoruz elbette, fikir alış-verişinde de bulunuyoruz. Benim anlattıklarım onun üzerinde ne etki yapıyordur bilemem, ama bazen ben ondan öğrendiklerimi buraya aktarmaktan geri duramıyorum. Bu arada, onun 'gamlı baykuşu' ile aramda bir iddia da var ve bir çok başka sebep yanında, o iddiayı kazanmayı da çok istediğim için, o cephede neler olduğunu Nazlı Ilıcak'ın köşesinden izliyorum... Bütün bunlar tamam da, iki haftayı aşkın bir süredir görüşmediğimiz halde, onunla aynı konuyu, benzer bir açıdan, aynı gün ele almış olmamın, 'parapsikoloji' de dahil mâkul bir açıklamasını bulmakta zorlanıyorum.

Eminim, böyle durumlar için kullanılabilecek bir tanımlayıcı 'sözcük' mutlaka vardır...

Her iki yazıyı okuyanlar, yaklaşımlarımız çok benzese de, bir konuyu iki değişik biçimde aktardığımızı fark ettiler. Yazıların çıktığı gün, çok sayıda elektronik notla, "Hanginiz doğru?" sorusuna muhatap oldum. Ben, Cevdet Sunay'ın görev süresinin uzatılması için yapılan anayasa değişikliği oylamasının kahramanını "AP Elazığ Milletvekili Ali Rıza Septioğlu" olarak kayıtlara geçiriyor, Septioğlu'nun o sırada telefonla konuştuğu için oylamaya katılamadığını bildiriyordum. Buna karşılık, Nazlı Ilıcak, Mardin bağımsız milletvekili Abdurrahman Türk'ün, Meclis berberinde traş olduğu için, oylamayı kaçırdığını yazıyordu.

Okuyucular, "Hanginiz doğru?" diye sormakta yerden göğe kadar haklılar...

"Lâfı kısa kes de, hanginizin yazdığının doğru olduğunu söyle" dediğinizi duyar gibi oluyorum. Velinimetimiz olan okuyucuyu daha fazla merakta bırakmanın âlemi yok: "Oylamaya katılamayan o sırada berberde traş olan Abdurrahman Türk'tü" diyen Nazlı Ilıcak'ın yazdığı yanlış değil... Ancak, "Oylamayı kaçıran Ali Rıza Septioğlu'ydu; o sırada telefonla konuşuyordu" derken ben de doğruyu yazmış bulunuyorum...

Nazlı Hanım'ın yazısını okuyanlar "Çankaya savaşları" adlı bir kitaptan yararlandığını anlamışlardır. Nazlı Hanım, bir yerde, "Gazeteci Faruk Mangırcı'nın, çok iyi bir zamanlama ile yayınladığı 'Çankaya savaşları' hâfızamızı da tazelememize vesile oldu" diyor... Genç meslektaşımız Faruk Mangırcı'nın iyi tasarlanmış kitabından burada ben de söz etmiştim; önümüzdeki günlerde yaşanacakları anlamak isteyenlerin el altında bulundurmaları gereken bir kitap 'Çankaya savaşları' (İsteme tel.: 0532- 361 7161). Mangırcı'ya göre (s. 108), "Evet" oyları 300'de kaldı ve Sunay'ın görev süresi Meclis berberinin eli yavaşlığı sebebiyle uzatılamadı...

Doğrusunu söylemek gerekirse, Faruk'un verdiği bu bilgiyi okuduğum halde, ben, bu konuda, bir başka yazarın aktardığı bilgiyi tercih ediyorum. 1940 sonlarından itibaren Türk siyasî hayatına gazeteci olarak tanıklık eden Cüneyt Arcayürek'in, "Çankaya'ya giden yol: 1971-1973" başlıklı eseri "Cüneyt Arcayürek açıklıyor" dizisinin altıncı kitabını teşkil ediyor. Cüneyt Bey, Süleyman Demirel'in ağzından anlatıyor o 'karar günü'nü ve oylamayı kaçıran adı Ali Rıza Septioğlu olarak bildirip "Evet" oyu sayısının 299'da kaldığını söylüyor...

"Demirel, olayı şöyle anlatıyordu" diye başladığı cümleyi Demirel'in ağzından şöyle tamamlıyor: "Oylamadan sonra, tek oyun sahibi bizim Ali Rıza Septioğlu, baktık ki, koridorda karşıdan geliyor. Bize yaklaştı, 'Ne oldu?' diye sordu. Ne diyebilirdik. 'Olan, oldu' dedik Septioğlu'na ve yürüdük." Peki, Septioğlu'nun oylamaya katılamamasının sebebi neydi? Cüneyt Bey 'sebep' olarak şunu yazıyor: "Septioğlu, bu önemli dakikalarda, eşiyle telefon konuşması yaptığı için oylamaya yetişememişti! Gerekçesi buydu. Acaba?..." (s. 493).

Görüyorsunuz, aynı olay, iki ayrı kaynağa farklı biçimde yansıyabiliyor. Benim tahminim şu: Faruk Mangırcı'nın yararlandığı kaynak (muhtemelen o günlere ait bir gazete haberi), magazin değeri sebebiyle, milletvekilinin traş olduğu için gecikmesini- önemsemiştir; ancak 'bağımsız' oluşu yüzünden o milletvekili fazla önemli değil bence... Arcayürek ise, Demirel'in tanıklığıyla, değişiklik teklifini Meclis'e getiren ve oylamaya "Evet" cephesi olarak katılan AP'ın bir milletvekilinin salonda bulunmayışını 'kritik' saymıştır... O iki milletvekili de, o gün, "Oylamaya katılmayanlar" arasında bulunuyor...

Böyle dikkatli okuyucularımız olduğu için ne kadar şükretsek az.


20 OCAK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Taha KIVANÇ

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...