YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Kültür

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.


Şiirin 'Küflü Şimşek' hâli...

  • Ahmet Faruk BAYSAL

    Mehmet Taner, şiiriyle 70'li yıllarda beliren şairlerden. Şiirinin genel karakteri itibariyle, döneminin kuşatıcı eğilimine pek sıcak durduğu söylenemez. İlk dönem şiirlerinde, o yılların sosyal yapılaşmalarına dair kimi 'söyleyiş'lere pencere açmış olsa da, o, daha ziyade 'bireysel' bir şiir tarzının bağlılarındandır. Şiirsel 'arayış'ı öne çıkar. Anonimleşen yapılara prim vermez. Kendine ait bir şiir damarı oluşturmanın çabası içinde olur. "Bir denizin çekildiği bütün kıyılar"daki "Divançe" başlıklı bölüm, Taner'in şiir ilgisinin, klâsik şiirimizin temel formlarını içine alacak denli içtenlikli ve kapsamlı olduğunun örneklerindendir. Dünyaya, eşyanın dokusuna, hayatın yansıyış biçimlerine, insanlar arası ilişkilere kendi merceğiyle bakarken, içinde gezindiği dil katmanlarında efsunlu bir tat bulmanın/yansıtmanın titizliğine sahiptir.

    Daha önce yayınlanmış Sunak (1978), Bir denizin çekildiği bütün kıyılar (1980), Arka Oda (1981), Dip (1995), Siperler (1997) adlı beş şiir kitabı, "Küflü Şimşek" (Yapı Kredi yay./280 say./İst./1999) ile biraraya getirilerek tekrar basıldı. Mehmet Taner 1980 yılında Tan yayınlarını kurmuş ve arkadaşlarıyla "Tan" dergisini çıkarmıştı bir süre.

    Aslında Taner'in şiir kitaplarının adları bile, şiirinin gizil gücünü ele veren ip uçları gibidir. Hayatın işleyişindeki iç ritmin farkında olmayı gözeten ve bu ritmi duymak/duyurmak arzusu baskındır şiirlerinde. Kimi zaman dünyaya katılmakla katılmamak arasında kararsız kaldığı olur. Her şeye rağmen sesindeki âhengi hiç yitirmek istemez. Sözlüğü genişlediği nispette, ayrıntıya dalmanın keyfini çıkarır. Soluğunun tüm sıcaklığını tabiatın renklerine ait saymayı ve o duyarlığı şiirlerinin her karesine yaymayı hedefler gibidir.

    Mehmet Taner'in, özellikle 80 sonrası şiirleri; bireysel duyum ve izleklerin daha bir yoğunluk ve çevre kazandığı, dile ilişkin kulvar ve göstergelerin yeni açılımlara ön-ayak olduğu, şiirsel öznenin batınî tatlara yaklaşmak hususunda açık pozisyonlar aldığı ve neticede şiirin kendisini vareden ana damarı korumakla birlikte bütünlük elde etmede daha dayanıklı yapıların inşâsını gerekli gören bir sürecin panoramasını verir. Şairin dikkati, eşya ve hadiselerin iç çeperlerine de uzanmayı içine alacak biçimde genişler. Dolayısıyla, şiirsel sözün anlamı yer yer bulanık bir hâl alır; dilin açılımları renk ve kabuk değiştirir: "Türkçe'yi çelik bir tel gibi eğiyorum"a varan bir menzil karşılar şairi.

    Küflü Şimşek, Türk şiiri'nin hâfıza haznesine özgül ağırlığıyla atılan yeni bir çentiktir. Mehmet Taner'in 30 yılı aşan şiir deneyiminden sonra bugün geldiği nokta, bu tanımı çoktan hak ediyor bana göre...


     

    Kağıda basmak için tıklayın.

  •  

     

     


    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
    İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED

    Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...