YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Gündem

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.


KIZILAY ARAŞTIRMA KOMİSYONU'NU ŞOK EDEN KIZILAY GERÇEĞİ

Kızılay'dan AIDS'li kan

ANKARA- Marmara depremiyle bütün foyası meydana çıkan Kızılay'ın skandallarına bir yenisi daha ekledi. Kızılay'ın vatandaşa AİDS'li kan dağıttığını TBMM Kızılay Araştırma Komisyonu ortaya çıkardı. Araştırma Komisyonu, araştırmaları Kızılay Kan Merkezleri'ne yöneltince inanılmaz bir gerçekle karşılaştı. 1996 yılında Şanlıurfa'da bir aileye AİDS'li kan veren Kızılay, bu durumu birçok kez yalanlamasına rağmen, bir hata olduğunu kabul ederek mağdur aileye çok cüz'i bir tazminat ödemekle yetinmişti. Komisyona çağrılan Kızılay Kan Merkezleri'nden Sorumlu Daire Başkanı Dr. İbrahim Ünlü, Ş. Urfa'daki AİDS'li kan skandalını yıllar sonra kabul ederek, vatandaşlardan alınan kanlara Elise testi yapılamadığını itiraf etti. TBMM tutanaklarına geçen skandal komisyon üyelerini şok etti. Ünlü'nün tutanaklara geçen ifadesi: "Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin büyük bir Kan Merkezi'ne ihtiyacı var. Yani ben zannetmiyorum, şu anda kan tahlilerini daha modern teknoloji ile yapsınlar. AİDS yöntemi her yerde yapılamıyor."

Kanımızı emiyorlar

Araştırma Komisyonu, Kan Merkezleri'nin vatandaşa dağıttığı kanlara AİDS testi yapmadığına ilişkin itiraftan sonra çalışmalarını Kan Merkezleri'ne odaklandırdı. Sağlık Bakanlığı ve çeşitli üniversitelerden bilim adamlarının görüşlerini alan Komisyon, Türkiye'de toplanan kanların önemli bir kısmının Kızılay tarafından işlendiğini saptadı. Komisyonu bilgi veren Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Y. Naci Uz, Türkiye'de A tipi ve B tipi olmak üzere toplam 288 kan merkezi bulunduğunu, Kızılay'ın 4'ü A, 17'si B tipi olmak üzere toplam 21 kan istasyonu bulunduğunu söyledi. Uz, 21 Kan Merkezi bulunmasına rağmen Kızılay'ın Türkiye'de toplanan 953 bin 044 ünite kanın yüzde 30'unu elindu tuttuğunu belirterek, Kan Merkezleri'nin 341 bin ünite kan topladığını kaydetti. Komisyon Kan Merkezleri'ni denetlemekle yükümlü olan Sağlık Bakanlığı'nın da 1996 yılından beri bu denetimlerini yapmadığını ortaya çıkardı. Komisyon Kızılay'ın topladığı kanların 70 bin ünitesini çöpe attığını da tutanaklara geçirdi.

'Kızılay rehabilite edilmeli'

Toplanan kanların nasıl işlendiği konusunda bilgi vermek üzere Komisyona çağrılan İbn-i Sina Hastanesi Hemotoloji Bölümü ve Numune Hastanesi Kemik İliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Taner Demirer, Marmara depreminin en büyük faydasının Kızılay'ı rehabilite etmesi olduğunu belirterek, "Kızılay dünyadaki kan konusundaki gelişmeleri 100 yıl geriden takip ediyor. Bugün Kızılay merkezlerinde veterinerler, mikrobiyologlar bu işleri yürütüyor" dedi. Demirer, Kızılay'ın rehabilite edilmedikçe kan toplama işine sokulmaması gerektiğini söyledi.

Memleketlerine kıyak geçtiler

TBMM Kızılay Araştırma Komisyonu, Kızılay yöneticilerinin ihtiyaç bulunmamasına rağmen kendi memleketlerine kan merkezi yaptırdıklarını da ortaya çıkardı. Kızılay eski Başkanı Kemal Demir ve Genel Sekreter Ahmet Kalkanoğlu'nun Düzceli olması sebebiyle Düzce'ye kan merkezi yaptırdıklarını saptayan Komisyon, bazı Merkez Karar Kurulu üyelerinin de aynı yöntemle Ş. Urfa ve Diyarbakır'da kan merkezi açtıklarını saptadı. Komisyon Kızılay'ın kan işindeki skandallarını tespit etmek üzere bir alt komisyon kurmaya karar verdi.




Kağıda basmak için tıklayın.

İSLAMİ HAREKETLER VE SİYASAL İSLAM
Tepki mi, öze dönüş mü?
Medyanın 'Hizbulvahşet'i, bütün mütedeyyin insanları hedef alan bir kampanyaya dönüştürme gayreti, 'Siyasal İslam' tartışmalarını gündeme getirdi. Bu gelişme, AB rotasında yaşanan demokratikleşme tartışmaları ile de çakışıyor. Sorun, inançlı kesimin taleplerinin demokratik sistemde nasıl ve ne kadar yer bulacağı noktasında düğümleniyor.
İktidar sana haram!
İktidarının ilk günlerinde "Susurluk'u çözmezsem bu koltuk bana haram olsun" diyen Mesut Yılmaz'ın, Batmangate skandalının üstüne bile bile gitmediği ortaya çıktı
GSM ihaleleri RTÜK'ü bekliyor
GSM ile POAŞ ihaleleri RTÜK Kanunu'nun 29. maddesindeki değişikliği bekliyor
Norm uygulaması başladı
İKİNCİ dönemde öğretmen ve öğrencileri, yeni bir sistem bekliyor. MEB'in başlattığı 'Norm Kadro' uygulamasıyla, okullara ihtiyacından fazla öğretmen atanamayacak.
Perinçek: Kayıp silahlar teröre
İSTANBUL- İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Tansu Çiller'in Başbakanlığı döneminde ülkeye sokulduğu ve daha sonra Hizbullah örgütüne geçtiği ileri sürülen silahlar konusunda ilginç iddialarda bulundu. İP İstanbul İl Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Perinçek, kayıp silahların bir kısmının Hizbullah'a verildiğini, bir kısmının da PKK'ya satıldığını öne sürdü. Perinçek bu silahların, PKK ve Hizbullah dışında Azerbeycan'da Aliyev'e karşı yapılmak istenen ayaklanmada, Çeçenistan'da ve Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki Uygur Bölgesi'nde CIA'nın sabotaj eylemlerinde kullanıldığını da iddia etti. Çiller, MİT Müsteşarı Mehmet Eymür ile yardımcısı Yavuz Ataç'ın silahların arkasındaki isimler olduğunu savunan Perinçek, PKK ile yapılan silah ticaretinin belgelerinin devletin elinde olduğunu ileri sürdü.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...