| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Kural-dışılıklar "rutin" haline gelirse..
Süleyman Demirel, Türk siyaset hukukunun yazılı olmayan bir temel hükmünü açıklamış Maraş'a giden uçakta.. Batman'da, vilayetin ithal ettiği silahlar ve bunlara ilişkin konuları (Batman-gate) irdelerken, şöyle demiş.. - Devlet, yüksek menfaatleri icap ettirdiği zaman, rutin dışına çıkabilir.. Bu "rutin" kelimesi, İngilizce'de de var.. İngilizler bunu "routin" diye yazıyor ama Demirel gibi, "rutin" şeklinde telaffuz ediyor. "Rutin", görenek, alışkanlık haline gelmiş davranış, istikrarlı, düzenli, kurallara uygun, hiyerarşik düzene bağlı, gibi anlamlar taşıyor.. Hatta İngilizce'de, kuralların ve alışılmış davranışların dışına hiç çıkamayanların durumu için kullanılan, "routinism" diye bir kavram da var.. Peki "rutin"in karşıt-anlamlı olguları ne olabilir.? Yani, devlet veya bir kişi, "rutin dışına" çıkarsa, bu durum hangi kavramlarla ifade edilebilir? Bunlar arasında, "düzensizlik", "anormallik", "kargaşa", "isyankârlık" benzeri kelimeler var.. Anayasal devlet düzeninde, devlet rutinin dışına çıktığı zaman da, buna "hukuksuzluk" veya "kanun-dışılık" deniliyor.. Bütün bunlar, İngiliz diline ilişkin sözlüklerden bulabildiklerimiz.. Mesela "rutin-dışı" olguları ifade etmek için verilen mecazi cümlelerden bazıları şöyle: - Arabanın, atların önünde olması - Cam eşya satan mağazaya bir filin girmesi - Şeytanın hesap ödemesi Gelelim Türkiye ve benzeri ülkelerdeki, "rutin" ve "rutin-dışı" davranışlar karmaşasına.. Aslında, hukukun üstünlüğüne dayalı anayasal demokratik sistemi tam özümsemeden, bu düzene geçmeyi deneyen ülkelerde, ilgili her konu, "rutin-dışı" içimde ele alınır.. Örneğin, "routin" kelimesinin geldiği İngilizce'nin konuşulduğu ülkelerde, "askeri müdahale", rutin-dışı bir gelişmedir.. Oysa bizim gibi ülkelerde, bu doğaldır ve "geçiş-dönemi" diye adlandırılan "rutin"in bir parçasıdır. Demirel'in ikinci kez askeri müdahale ile devrildiği 12 Eylül 1980 ertesinde, kendisini teselli etmek için, şöyle demiştim: - Üzülmeyin.. Bu bir geçiş dönemidir.. Bu bir ara-rejimdir.. Demirel de gülmüş ve şu cevabı vermişti.. - Aslında, bizlerin seçimle işbaşına geldiğimiz dönemler, geçiş dönemi galiba.. Onlar hep var, biz arada bir geliyoruz.. Bunun gibi, seçimle oluşmuş parlamentolarda, milletvekili transferlerinin doğal bir uygulama haline gelmesi yerleşik demokrasilerde "rutin-dışı"dır.. Ama bizde, bu da "rutin" haline gelmiştir. Kuzey Amerika'da ve Avrupa'da, bir devlet yetkilisi, bir kamu ihalesinden önce, işadamları ile oturup, fiyat görüşmeleri yaparsa, bu "rutin-dışı"dır. İster Başkan, isterse Başbakan olsun, bu kişiler, görevi kötüye kullanmaktan, ihaleye fesat karıştırmaktan veya rüşvet almaya teşebbüsten yargılanıp, siyasetten silinirler.. Bizde ise, böyle davranışlar, rutindir.. Politikacılar böyle şeyler yaptıkça, daha güçlenirler, daha çok ağırlıkları artar.. Ne yapsın Süleyman Demirel? Neticede o da bu toprakların bir çocuğu.. Bu siyasetin bir ürünü o.. Devlet ve siyaset kapsamında, "hukuk"un, "rutin"le eş-anlamlı olduğunu öğrenmesi için, birkaç kuşak daha geçmesi gerekiyor. Demirel türü politikacılar için, "hukukun üstünlüğü", ancak muhalefette veya yasaklı oldukları zaman akla gelir.. İktidarı ele geçirmek için veya iktidardayken, rutin-dışı davranmak da, rutin-dışı davranışları savunmak da, doğaldır. Ama bir başka mesele daha var.. Siyasetçiler, hukuk dışılıkları "rutin" olarak gördükleri zaman, ne "derin devlet" şeffaflaşır, ne "Susurluk", ne de "Hizbullah" tam olarak anlaşılır.. Sonunda, bu tür politikacılar da, devrile devrile, darbe-kolik olurlar.. Toplum da, her darbeyi "rutin" karşılar.
ŞAKA Aman dikkat!...
Kartel medyasının da aklı karıştı.. "Derin devlet", 28 Şubat'ta post-modern müdahaleyi yapınca, çok hoşlanmışlardı.. Şimdi "derin devlet"in, başka rutin-dışı davranışları olduğunu öğrenince de, öfkeleniyorlar.. "Batman-gate"te böyle oldu durum.. Böyle yaparlarsa, bakarsınız birgün de, derin-devletten birileri, "kartel-gate" olayına ait bilgileri verir kamuoyuna.. Bu gibi konulara takılmak yerine, magazine dönmek, galiba daha akılcıdır..
KAVRAMLAR
"Rutin" ve "Konformizm"Diyelim ki, devletin ve idarenin yapılanması köhnemiş.. Yasalar, güncel tehlikeleri karşılamaya yetmiyor.. Demirel'e göre bu durumda, "devlet rutinin dışına çıkabilir.." Yani devletin yüksek menfaatleri gereği, yasalarda yazılı olmayan davranışlara gidilebilir.. Burada bir ince nokta var.. "Rutin" kavramı ile "konformizm" kavramının, inter-aktif ilişkilerini irdelemek gerekiyor.. Eğer siz değişen şartları görüp, buna uygun yeniden-yapılanmaları ve reformları gündeme getirmez ve "rutin" denilen alışılmış düzeni kabul ederseniz, devlet kendini savunmak için, elbet rutin-dışına (veya hukuk dışına) çıkacaktır.. İşte, her dönemin, her güçlünün, her şartın zorlamasına boyun eğen ve hiç reform yapmaya cesaret edemeyenlere, "konformist" deniliyor.. Eğer Demirel, konformist bir politikacı olmak yerine, vizyon sahibi "reformist" bir politikacı olsaydı, Güneydoğu sorunu, bugüne kadar, sadece PKK'ya ve bölücü-teröre endekslenerek, aktarılmazdı.. Eğer siyaset, devletin ve rutinin önüne geçerek, yeni çözümler ve yeni yasal imkânlar üretebilseydi, devlet, yüksek menfaatleri gereği "rutin-dışına" çıkmak durumunda olmazdı.. Türkiye işte bu tür konformist olmayan, yürekli ve vizyon sahibi siyasi liderleri arıyor. Böyle politikacıların var olabileceğini de, Turgut Özal'la gördük..
mehmetbarlas@attglobal.net
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|