YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Batman,
Batman, Batman...

 
Ankara adeta rutin işlerin başkenti iken, Batman rutin olmayan devlet işlerinin başkenti haline gelmiş.

 

Üçgenleri tartışan Türkiye, bütün üçgenlerin merkezinde Batman'ı keşfediyor. İster Gladyo-Hizbullah-PKK üçgeni olsun, isterse politikacı-mafya-bürokrat üçgeni, her yol Batman'dan geçiyor.

Devletin "rutin olmayan işler"inin gerçekleştiği gizli ve derin bir başkent gibi Batman.

Batman-gate açık bir biçimde terörle mücadelede rutin işleyişin dışına çıkmanın, yani hukuk yolunu terketmenin devlet görevlilerinin rutini haline geldiğini gösteriyor.

Kısa bir dönem önce gazetelerin birinci sayfalarına yansıyan bir haberdi; Genelkurmay'ın polis teşkilatının elindeki ağır silahları istemesi.

Genelkurmay'ın bu isteği üzerine, ilginç bir tartışma yaşanmıştı. Hiç de alışık olmadığımız şekilde, Emniyet Teşkilatı Genelkurmay'ın istediği ağır silahlara terörle mücadele kapsamında ihtiyaç duyduğunu söylemişti. Buna karşılık Genelkurmay'ın bu silahların polisin elinde olmasına gerek olmadığına dair açık bir beyanı yansımıştı basına.

Ağır silahların, terörle mücadele kapsamında bile olsa, Silahlı Kuvvetler haricindeki devlet birimlerinde bulunmasının bile hoş karşılanmadığını gösteren bu tartışmaya konu olan silahların listesi gazetelerde yayınlandığında ise ciddi bir şaşkınlık ortaya çıkmıştı. Devletin kurumları arasında gözönünde bir tartışmaya yol açan silahların listesi çok kısaydı. Tartışmanın ağırlığı ile tartışmaya konu olan silahların azlığı arasındaki farktı şaşkınlığı doğuran. Bu bir başka açıdan, Silahlı Kuvvetler'in ağır silahların kendi dışındaki kurumlarda bulunmasının sakıncaları konusundaki hassasiyetini dile getiriyordu.

Bu ve benzeri hassasiyetlere rağmen ve emekli Orgeneral Teoman Koman'ın, dağda devlet için mücadele eden gayrınizami kuvvetlerin bir müddet sonra devlete karşı savaşanlara benzemeye başlayacağı yönündeki ifadelerine rağmen, ortalık ağır silahtan ve gayrınizami güvenlik taburlarından geçilmiyor.

Kırsalda, ortalık yere bırakılmış olarak bulunan silahların ve Batman Valiliği'nin hangi yetkiyle alabildiği anlaşılamayan silahların terörle mücadele adına oluşturulan gayrınizami birliklere verildiği söyleniyor, başta o dönemin Batman Valisi olmak üzere yetkili ağızlar tarafından. Bu silahların miktarı bir zamanlar polis teşkilatından istenenlerin miktarıyla mukayese edilmeyecek kadar çok. Bu skandalda ortaya çıkan silah miktarı bir taburu rahatlıkla donatabilecek sayıda.

Bu olaylar ise son birkaç yıldır ismi hep piyasada olan valilerin, emniyet müdürlerinin ve kimi emekli askerlerin dolayımında ortaya çıkıyor.

Bu isimlerin hemen hepsi ortada olmasına ve sık sık açıklayamayacakları birşeyleri olmadığını söylemelerine rağmen ne geçmişteki "rutin dışı şaibeli işler" ne de bugün ortaya çıkan şaibeli işlerle ilgili zerre kadar mesafe alınamıyor.

Bunun sebebi satıraralarında hep devletin menfaatlerinin korunması olarak ifade ediliyor. Bir silah tüccarının bile bilebildiği "devlet sırları" her türlü şaibeli işin örtülmesinin gerekçesi olarak hükmünü yürütebiliyor.

Ortaya çıkan olaylar ve isimler ise, devletin, egemenliğine yönelik tehditleri bertaraf etmek adına, birçok gayrınizami kurumlaşma ile kuşatıldığını gösteriyor.

Terörle mücadele adına göz yumulduğu anlaşılan bu kurumlaşmaların ve iş görme tarzının gelip dayandığı nokta ise, bizzat o korunması için titizlenilen ve herşeyden daha değerli olduğu ifade edilen "egemenliği" tehdit eder hale gelmiş oysa.

Suikastlerde ve seri cinayetlerde ismi geçen de, devleti korumak adına devleti tehtit eder hale gelen de hep aynı kurumlaşma biçimleri ve iş görme tarzı.

Ankara adeta rutin işlerin başkenti iken, Batman rutin olmayan devlet işlerinin başkenti haline gelmiş. Ankara'nın göz yumduğu işler, şimdi Batman merkezli olarak parmağını uzatıp Ankara'nın gözlerinin içine sokuyor ve Ankara hâlâ gözlerini kapayarak bu işleri geçiştirebileceğini zannediyor.

Egemenliği korumak adına demokrasiye ve hukuk devletine verdiği zarar görmezden gelinen gayrınizami kurumlaşmalar yüzünden, rutin işlere ve rutin olmayan işlere bakan iki başkentin ortaya çıkması, egemenliğin ne kadar başarıyla korunduğunu göstermiyor mu?


14.ŞUBAT.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Ömer Çelik

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...