FP KAYSERİ MİLLETVEKİLİ ABDULLAH GÜL,YENİ ŞAFAK'A KONUŞTU:
'FP'de post kavgası yok'
FP'de son günlerde yaşanan tartışmaları doğru bulduğunu belirten Abdullah Gül, "Partide post kavgası" yok dedi. Gül, genel başkanlık için ise, "Arkadaşlarla görüşüyoruz, sonra karar vereceğiz" diyor.
ANKARA- Fazilet Partisi Kayseri Milletvekili Abdullah Gül, partililere "Değişimden korkmayın" mesajı verdi. "FP'de Post kavgası yok" diyen Gül, "Kendi kişiliğimizi muhafaza ederek, değişimden hiç korkmam. Değişime direnirseniz statükocu duruma düşersiniz. Temsil ettiğiniz kimlik marjinal kalır" diye konuştu.
Parti içinde demokratik tartışma platformunun geliştiğini belirten Gül, FP'ye ilişkin düşüncelerini Yeni Şafak'a açıkladı. Genel Başkanlığı adaylığı konusunda "Arkadaşlarımızla ve parti teşkilatlarıyla konuşuyoruz. Öyle karar vereceğiz" diyen Gül, gündeme getirdikleri değişim tartışmaları konusunda açık konuştu.
'Değişim' tartışması nedir?
"Yetkili kurullarımızda yaptığımız tartışmalar partinin geleceği ile ilgili kaygılardan, FP'yi iktidar partisi yapma, ülke sorunlarına çözüm bulma amacını taşımaktadır. Burada çıkar, kişisel istek yok. Bu sağlıklı bir tartışmadır. Son yapılan seçimlerde FP, milletvekilleri seçimlerinde yüzde 15, aynı müşahitlerin oldukları sandıklarda yerel seçimlerde yüzde 25'e yakın oy aldı. FP, seçimlerde daha fazla milletvekilini Parlemento'ya taşıyabilir, Meclis inisiyatifini ele alabilirdi. Fazilet Partisi'nin bugün Cumhurbaşkanı adayını çıkartma imkanı olabilirdi. Şimdi biz daha iyi parti politakaları nasıl yapılabilir diye konuşuyoruz. Türkiye'de çok iyi muhalefet şartı var. Ciddi muhalefet olmadığı için hükümet rahat. Oysa Türkiye'yi, hükümeti sarsacak imkanlar var."
FP bu şartları değerlendiremiyor mu?
"Diğer partilerin hataları yüzünden, bundan istifade ederek büyümek doğru değil, sağlıklı değil. Halkın gözünde yükselmesi lazım. Tekliflerimizi, programlarımız, realist güvenilir olmalıdır. Güven veren, özü sözü her zaman aynı olan, 'kışkırtıcı' görüntüsü olmayanlar haklılığını, sonunu kadar, tek başınada kalsa da savunur. Böyle bir yapıya ulaşmamız lazım."
Değişim diyorsunuz? Nasıl bir değişim?
"Kendi kişliğimizi muhafaza ederek, değişimden hiç korkmam. Değişime direnirseniz statükocu duruma düşersiniz. Temsil ettiğiniz kimlik marjinal kalır. Temsil ettiğiniz kimliğe zarar verirsiniz. Değişim hayatın gerçeklerine hitap edebilme kabiliyetidir. Yoksa kendimizi asimile etme anlamı çıkmaz."
Neden şimdi konuşuyorsunuz bunları?
"Değişen dünya şartları daha realist düşünmeye zorluyor. Demokrasinin beşiği olmuş ülkelere neden bu demokrasiyi 150 yıl önce getirmediniz diye sorulabilir mi?"
Şevket Kazan, gelişmeleri post kavgası olarak yorumluyor...
"Biz FP'de politika yapıyoruz. Ama siyasete FP'de girmedik. RP döneminde önemli görevlerde bulunduk. Sayın Necmettin Erbakan genel başkanımız oldu. Sayın Şevket Kazan ve Oğuzhan Asiltürk ile birlikte çalıştık. Türk demokrasisine gölge düşürecek şekilde Sayın Erbakan ve Kazan siyaset dışı kaldı. Siyasi yasakları kaldırmak öncelikli vazifemiz olduğuna inanıyoruz. Bütün bunları yapabilmek ve yanlışlıkları düzeltebilmek için Meclis inisiyatfini ele almamız gerekir. Daha büyük parti olarak halk desteğimizi yüzde 15'lerden yüzde 35'lere ulaştırmak zorundayız. Halkın oyunu ve desteğini nasıl olur da yükseltiriz diyerek partimizi yeniden yapılandırmak zorundayız. Bu söylediklerimizin post kavgasıyla alakası yok. Ayrıca bu post kavgasının olabilmesi için ortada postun olması gerekir. Şevket Bey zannederim bu sözü başka anlamda kullandı."
Cumhurbaşkanı Demirel, parti kapatmayı 'siyasi terbiye' yöntemi olarak değerlendirmişti. Değişimde bunun etkisi var mı?
"Sayın Demirel'in bu sözlerini çoğulcu demokrasi anlayışıyla bağdaştıramıyorum. Çoğulcu demokrasilerde şiddete bulaşmayan, karışmayan ve teşvik etmeyen partileri mahkemeler kapatamaz. Siyasi partileri seçimlerde halk terbiye eder. Son seçimlerde halkın bize verdiği ikaz gibi."
|