| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Kullanım kılavuzuTürkiye'de siyasi düzen AEG'dir. Bu cümle size çok saçma göründüyse, hemen haber vereyim ki bu saçma cümlenin akla yakın bir açıklaması var. Her saçmalığın akla yakın veya uzak bir açıklaması mutlaka olmalıdır. Bildiğiniz gibi AEG dev bir Alman firmasıdır ve andığımız kısaltma Allgemeine Elektrische Gemeinschaft (Genel Elektrik Şirketi, Topluluğu) ibaresinin baş harflerinin yan yana getirilişinden elde edilmiştir. Fakat muzip Alman gençleri andığımız şirketin adını daha farklı bir ibarenin kısaltılışından aldığını öne sürerler. Onlara göre AEG'den anlaşılması gereken şudur: A = auspacken, E = einsetzen, G = geht nicht. Alman gençlerinin söylemek istediklerini serbest bir Türkçe ile dilimize aktarmak istersek şöyle diyeceğiz: (A)mbalajından çıkarırsınız, (E)lektrik fişine takarsınız, (G)örürsünüz ki çalışmaz. Bütün bunların Türk siyasetiyle ilgisi ne? Eğer siyasi seçeneklerin devlet tarafından Türk toplumu önüne paketlenmiş, ambalajı hiç örselenmemiş bir şekilde bırakıldığını kabul ederseniz AEG ile Türk siyaseti arasındaki ilgiyi fark etmekte hiç zorlanmayacaksınız. 1946 ruhuyla sarhoş olmuş Türklerin önüne demokrasi, 1961 Anayasası'nın efsunladığı Türklerin önüne sosyalizm, 12 Eylül 1980 ihtilâliyle can güvenliğine tekrar kavuştuğu hayaline kapılarak sevindirik olan Türklerin önüne İslâmiyet birer paket olarak bırakılmıştır. Bu Türkler sırasıyla demokrasiyi, sosyalizmi, İslâmiyet'i kendi istifadelerine arz edilmiş birer meta zannederek evlerine getirip ambalajından çıkarmışlar, elektrik fişine takmışlar ve görmüşlerdir ki çalışmıyor. Türklere demokrasiyi, sosyalizmi, İslâmiyet'i takdim edenler bunların birer meta olmadığını söylemekten kast-ı mahsusla imtina etmişler, her birinden istifade edebilmek için nelerin değişime uğraması gerektiği konusunda ketum davranmışlar ve hepsinden önemlisi Türkiye'de demokrasinin, sosyalizmin, İslâmiyet'in birer meta, birer avadanlık, birer dayanıklı tüketim nesnesi gibi algılanacağını bile bile nesneleştirilmiş halleriyle o kavramların kullanım kılavuzunu Türk toplumundan esirgemişler, giderek her bir nesnenin orasının burasının ehliyetsizce kurcalanıp hiç kimsenin işine yaramaz hale getirilmesinin yolunu açmışlardır. Böylelikle Türkiye'de demokrasi başkasının şeyiyle gerdeğe girenlere mahsus bir tahkir yöntemi, sosyalizm servetlerin kapanın elinde kalacağına inanılan bir gasp ve yağmacılık tercihi, İslâmiyet ise bilgisizliğin, kabalığın, anlayışlığın adalet ve hakkaniyet kisvesine bürünmesine imkân veren bir bahane durumuna sokulmuştur. Bu durumdan sorumlu olanlar vardır ve gerek Türkiye'deki siyasetçiler, gerekse onların yürüttüğü siyaset kavramların içini boşaltanların, çarpıtanların teşhisine yönelmedikçe saygınlıktan her gün biraz daha uzaklaşacaktır.
[email protected]
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|