|
|
 |
TEK YÖNLÜ Eylül Fırtınası
"Eylül Fırtınası" 12 Eylül'de işkence gören bir anne ile "dönek" bir babanın oğlu olan Metin'in Bozcaada'daki büyükbabası ve diğer yakınları ile birlikte yaşadığı duygusal kırılmaları işleyen bir film. Anne ve babası kendi deyimiyle "kominis" olmakla suçlanan Metin, saklanmaya çalışılsa da pekçok şeyin farkındadır ve kendine ait algılar dünyasında herşeyi olması gereken yere oturtmaya çalışmaktadır. Bütün çocuksu ve duygusal yönleri bir tarafa, Eylül Fırtınası'nı izlemeye bu ülkede darbelerden darbe yemiş değişik kesimlerden birçok insan gidecek, fakat maalesef aradıklarını bulamayacak ve hayal kırıklığına uğrayacaktır.
Darbelerin bütün olumsuz niteliklerine rağmen, Eylül Fırtınası sanki 12 Eylül'den sadece komünistler zarar görmüş gibi konuya yaklaşmış. 12 Eylül'de başlayan önemli bir tarihi süreç solcuların sübjektif söylemi ile verilmiş. Dünyaya sol pencereden bakan yaklaşım, filmin her karesine hakim olmuş. 12 Eylül'ün diğer mağdur bir kesimi olan ülkücülerden hiç bahsedilmemiş. Filmin Müslüman/dindar tiplemesi ise sakallı, takkeli, kızını okul yerine sadece Kur'an kursuna gönderen, kadınlara "kötü" bakan, yobaz bir Yeşilçam hocası!.. 2000'lerin başında hâlâ 60'lı 70'li yılların en kötü, önyargılı ve alaycı Yeşilçam Müslüman motiflerinin kullanılıyor olması, Türk Sineması adına sadece bir utanç sebebidir.
Sonuç olarak, Eylül Fırtınası 12 Eylül'de solcuların çektiklerini gelişmiş bir dille değil, bilakis son derece basit bir öykü örgüsü ile anlatmaktan öteye geçememiş. Tabii ki bir insan hakları ihlali olan işkence, hiçbir kesim için kabul edilebilir değildir. Fakat konunun daha profesyonel bir şekilde kurgulanması beklenirdi. Ayrıca geniş halk kesimlerinin yok sayılması ya da bu kesimlerin değerleri ve inançları ile alay edercesine filmde sadece espri unsuru olarak kullanılması, üzüntü vericidir. Oysa 21. yüzyılda Türk sinemasının daha objektif bir perspektife sahip olması umulurdu. Dileriz, ayağa kalkmağa çalışan Türk sineması, bu tip filmlerle geniş halk kitlelerini rencide etmeden, 40'lı yılların dindarlara yönelik klasik bakış açısını terk eder, sanatsal ve içerik yönünden nitelikli filmler üretir.
|
 |
|