YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Avrasyalı Zeynullah

Tarihte Kuzey Müslümanları'nın durumu, Osmanlı İmparatorluğu ile büyük kuzey komşumuz Rusya arasında devamlı bir sorun teşkil ederdi. Hilâfet merkezi olan İstanbul hükümeti, gerek Romanya'nın kuzeyinde Kırım'dan başlayarak Moskova içlerine kadar uzanan bölgelerde, gerekse Urallar'ın doğusunda ve batısında yaşayan Müslüman kavimlerin dinî ihtiyaçlarının karşılanmasında, bugün çoklarımızca hatırlanmayan ciddi politikalar geliştirirdi.

Kuzey Müslümanları

Diyanet'in düzenlediği Avrasya İslâm Şûrâsı, işte bana bunları, o eski tarihî sorumluluklarımızı ve bu uzak coğrafyalarda yürürlüğe koyduğumuz hizmetleri hatırlattı.

Ve gene yürümekle, atla arabayla, trenle, hatta günümüzün en hızlı aracı uçakla dahi, katedilmesi bir problem teşkil eden Deşt-i Kıpcak ve Sibirya ovalarına; Ural dağları ve Altay dağları eteklerine; Orta Asya bozkırlarının hemen kuzeyinden doğarak, Kuzey Denizi'ne doğru yorgun argın ilerleyen ve ulu deryaları andıran büyük nehirlerin sahillerine yerleşmiş, Türk veya değil, muhtelif Müslüman kavimlerin hilâfet merkezi olan İstanbul'a yüzlerini dönük tutabilmek; tarih ve coğrafya içinde adeta unutulup kalmışcasına; esaret altında yalnız olmadıklarını, kendilerini düşünen bir irade ve merkezin bulunduğu şuuruna onları erdirmek için yapılan binlerce ziyareti, gönderilen ilmî-islâmî heyetleri, oralardan vakit ve imkân bulabilip de Halifeyi Rûy-ı Zemini görmek yolunda düzülmüş kervanları şimdi kime anlatır, kime okutursunuz?

Bütün bunları hatırladıkça, tarih karşısında üstlendiğimiz evrensel sorumluluğun ağırlığı ile, öyle sanıyorum ki çoklarının dizlerinin bağı çözülüyor. Her yanından soğuk rüzgârlar alan bir evin hâli gibi, tarihe açılan bütün pencerelerin kapatılması telâşında herkes: Ört, kapat, hatırlatma o eski sevdayı der gibi bir hal içindeler. Hemen herkes için primitif kalmak, ayrıntıyı asıl sorumluluklarımızın üzerine germek bir meziyete dönüşmüş. Yönetici sınıflarda olsun, muhalif sınıflarda olsun mevzi kalmak, infiratçı düşünmek ve entegrist tutumlarda sonuna kadar ısrar!.. Saray çekişmelerini andıran iç siyasetteki helâk oluşlar, başka ne anlama gelir düşünseniz ya!..

Şimdi ebâbil kuşları gibi

Asgari 250-300 yıllık Osmanlı-Çarlık Rusyası krizlerinin başında, Rusya içlerindeki Müslümanlar'ın teşkil ettiğ sorunlar yer alırdı. Bu bölgelerde yaşayan Müslümanlar'ın hâmisi kim olacaktı? Üzerinde hilâfet sıfatı bulunan Osmanlı mı, bu bölgeleri 15'nci asırdan itibaren işgale başlayan Rusya mı? Osmanlı'nın güçlü olduğu asırlarda, anlaşmaların her birinde, İstanbul'un himâyeci rolü behemehal vurgulanır ve icabı olan ilgi, eğitim, hac kervanlarının İstanbul üzerinden geçmesine ilişkin düzenlemelerden geri durulmazdı.

Sonra sonra, bundan aşırı biçimde rahatsız olan Çarlık Rusyası, Rusya Müslümanlığı'nı tanımak ve dini otoritelere resmî hüviyet vermek mecburiyetinde kaldı. Yani yönünüz İstanbul'a değil, bana dönük olacak demeye getirdi. İşte bu politikaların devamı olarak, 1917 ihtilâlinden sonra, Sovyetler Birliği'nde üç müftülük ihdas edildi. Umum Rusya Müslümanları Müftülüğü (Merkezi Başkurdistan'da) ki, bu görevi Talgat Taceddin yürütüyor. Avrasya Şûrâsı'nın önde gelenlerinden biridir. Diğeri Kafkasya Müslümanları, bir diğeri de Orta Asya Müslümanları Müftülüğü!.. Bunun merkezî de Özbekistan'da. Bu müftülükler özellikle 1990'dan sonra harıl harıl çalışıyor. Mealler, ilmihaller, dua kitapları, sûreler, Kur'anlar, Kur'an cüzleri, küçük hadis kitapları, namaz vakitlerini bildiren broşürler vs.

Diyaneti veya Diyanet Vakfı'nı sevelim sevmeyelim, beğenelim beğenmeyelim, yıllar var ki bu bölgelere hizmet veriyorlar. Sırf onlar da değil; Fethullah Hoca okulları, çeşitli vakıf ve cemaatler (adı mevzûu bahis değil) bıkmadan usanmadan hizmet ediyorlar. Çökmüş bir ahlâk, çürümüş aile bağları ve uyuşmuş bir iman ortamı karşısında, Ferhad'ın dağları delerek Şirin'e ulaşmak için olduğu gibi bir mesâî harcıyorlar. O uzak diyarlarda nâm u nişânı bilinmeyen bu adsız kahramanlar, sanki Allah'ın melekleri mesâbesinde, birer ebâbil kuşu gibi hizmet üretiyorlar. Ne gözlerinde siyaset bir dağdağası, ne de nasıl istismar eder de daha fazla kâr ederim hesabı!..

İşte tarihî ve islâmî sorumluluğumuzu bu sınıflar temsil ediyor. Onların her biri Yesevi'nin, Mevlânâ'nın, Bahâeddini Nakşibendi'nin çağdaş birer versiyonu mesâbesindeler.

Gümüşanevi Tekkesi

Avrasya İslâm Şûrâsı da bu bakımdan, aynı hizmeti ve sorumluluğu genel çerçevelere kavuşturuyor.

Hele hele Türkçenin, Şûrâ zeminlerinde müşterek bir dil haline yükseltilmesi kararı!.. İsmail Gaspıralı'ların, Büyük İslâm âlimi Mercanî'lerin, büyük mütefekkir Musa Carullah'ların tarihî rüyaları bu idi. Bu karardan en çok onlar mutludurlar şimdi.

Hele imam Zeynullah!.

Ey sen, en yüce Allah dostlarından olan ve adını sanını kimselerin hatırlamadığı mübârek zat!.. Sen ki, ta Sibirya içlerinden hac için aylar aylar önce yola çıkmıştın. İstanbul'a geldin, şaşırdın kaldın: Yıl 1853!.. Gümüşanevi Tekkesi ile tanıştın. Gümüşanevi Hazretleri'ne bağlandın. Hacca gidip geldikten sonra, binit olarak kullandığın deveye, sandıklarla İstanbul kitapları yükledin. Yol harcı olarak bir kuruş paran kalmamıştı, hatırlıyor musun?

Ama sen ve senin gibi niceleri, oraların kalbini buralara bağladınız. İlmi siz taşıdınız, oraların ufkunu sizler açtınız. Şimdi sen Kazakistan-Başkurdistan sınırında bir köyde, esen yeller arasında ne kadar da büyüksün!..

Orta Asya'nın uyanışını sağlayan Cedidçilik hareketinin başlatıcısı da zaten senden başkası değildi.

Avrasya'nın bahtı siyahını sizler aydınlatıyorsunuz.


30 TEMMUZ 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...