YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Politika

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 


Hükümete girdi değişti

ANAP lideri Yılmaz, dün önce, ortağı Ecevit gibi 'memur kıyımı kararnamesi'ni savundu, sonra da "Devlet halka güvenmeli" dedi.

ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, 'hayalet kararname'yi savunarak, Başbakan Ecevit'in "Görevden alınan memur yargıya başvurabilir. Yargısız infaz yok" iddiasını tekrarladı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina'yı ziyaret eden Yılmaz, memurlarla ilgili KHK'ya ilişkin soru üzerine şunları kaydetti: "Her devlet, birtakım özel kısıtlamalar koyabilir. Devlet memuriyetini kabul eden kişi, devletin anayasal düzenini benimsemeye mecburdur. Almanya'da devlet memuriyetine girenlere bir taahhütname imzalattırılır. Buna aykırı davrananların memuriyetine son verilir."

Yılmaz, memuriyete bazı özel kısıtlamalar getirilmesini benimsediğini bildirerek, "Bunun şekli, insan haklarına, hukuk devletine uygun olmalı. Ama bugünkü gibi hem devlet memuru olup, hem de devletin anayasal nizamını değiştirmeye kalkmasına hiçbir ülke rıza gösteremez" diye konuştu.

Bu ne perhiz....

Daha sonra Petkim'in Aliağa'daki Klor Alkali Fabrikası'nın açılışında konuşan Yılmaz, bu kez de devletin vatandaşına güvenmesi gerektiğini, dayatmalarla bir yere varılamayacağını söyledi. Yılmaz, "Türkiye'nin önündeki engeller, dayatma ile değil, uzlaşma ile aşılmak zorunda" dedi.

21 Haziran'da çok demokrattı

Mesut Yılmaz 21 Haziran günü TBMM'deki Parti Grubu'nda yaptığı konuşmada tam bir demokrasi manifestosu ortaya koymuştu.

  • "İnsan hak ve özgürlüklerini genişletme konusunda dünyaya söz verirken, devlet, bir takım insanları tehlike olarak görmeye devam ediyor. Onları özgürlükleri dahil, sahip oldukları her şeylerini ellerinden almanın hesaplarını yapıyoruz."

  • "Yaptığımız her şey 'devlet ve rejimi ayakta tutmak için' diyoruz. Devletin adaletsiz ayakta duramayacağını unutuyoruz. Devletin asıl gönüllere hakim olması gerektiğini görmezden geliyoruz."

  • "Yurt dışından sermaye gelsin diye çabalıyoruz. İçerideki sermayeyi renklere ayırarak dışarıya gitmeye zorlamaktan kaçınmıyoruz. Bu ülkenin gençlerine iş kapısı açanları yaptıklarına pişman ettiriyoruz."

  • "Merhum Necip Fazıl'ın deyimiyle, 'Millet olarak ellerimiz ümit halkasına asılı, ancak ayaklarımıza tonlarca ağırlık bağlı'. Ne ümit halkasını bırakabiliyoruz.. Ne de ayağımızdaki prangaları çıkarabiliyoruz. Bu milleti ümitleriyle ayağındaki prangalar arasında hiç kimse tutamayacaktır."




  • Kağıda basmak için tıklayın.

    Gerekçe bile hukuksuz
    Başbakanlık, irtica ve bölücülükle suçlanan memurlara, 'kınama'dan daha ağır ceza verilemediğini iddia ederek, "İrticayla mücadelede zaafiyet olduğu için kararname çıkarıldı" savunmasını yaptı
    Gülmeyi unutturdular
    Nasrettin Hoca Şenlikleri'nde hükümete fıkralı mesajlar gönderen DYP lideri Çiller, hükümetin millete gülmeyi unutturduğunu, halkı DYP'nin güldüreceğini söyledi.
    Kutan: Evet irtica var!
    KHK'nın Türkiye'yi geriye götüreceğini belirten FP lideri Kutan, "Türkiye'de irtica var. Bunlar 1940 mürtecileri. Özgürlükçü Ecevit'in bu hallere düşmesine üzüldüm" dedi
    Bahçeli susma, sustukça... Memurların, 'irtica' şaibesiyle memuriyetten men edilmelerine imkan verecek olan kanun hükmünde kararnameyi imzalayan MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin, ANASOL-D hükümeti döneminde, benzer girişimleri, "irticanın tanımının net olarak yapılması gerektiği ve alınan bazı tedbirlerin inançlı insanları mağdur ettiği" şeklinde eleştirdiği ortaya çıktı. Devlet Bahçeli, 18 Nisan seçimleri öncesinde, 28 Mart 1999 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde şunları söyledi: "Ortada bir irtica kavramı dolaşıyor. Tarifi nedir? Bunlar açıklanmıyor. Kastedilen bazı zümreler olduğu ve tedbirlerin de o zümrelere karşı geliştirildiği ifade ediliyor. Fakat uygulamaya baktığımızda bu tür kavramların muhatabı olmayan insanların irticai faaliyet adı altında mağduriyetlerini görüyoruz. Örneğin ANASOL-D Hükümetinde irticai unsurlarla ilişkisi vardır gerekçesi altında çok yakından tanıdığımız ama irticayla hiç ilgisi olmayan milliyetçi, ülkücü insanların tasfiye edildiğini görüyoruz. Türkiye'de bazı kavramların netleşmesinde çok büyük yarar var. Bugünkü yargı organlarımız böyle bir durumu tespit etmeye kadirdir. İrticai faaliyetlerde bulunanlar tespit edilir ve yargıda cezaya çarptırılabilirler. Ama inanan her insanı irticai faaliyet içinde görmek de çok yanlıştır."


    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
    İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED
    Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...