T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Protesto etme sanatı

Meclis'teki siyasi partiler çalışma alanlarını kendi elleriyle daraltıkça, ekonomik kriz derinleşiyor. Üretmeden tüketen kurum ve kuruluşlar yüzünden, her geçen gün Türk parasının değeri biraz daha düşüyor. Hükümetin ekonomik sistemden kaçırdığı kaynakları, Amerika'da araması, Türkiye'yi varlık içinde yokluk çeken bir ülkeye dönüştürdü.

Gelirleri giderlerini karşılamayan hükümet, giderlerini azaltmak yerine, yeni vergi ve zamlarla gelirlerini artırmaya çalışıyor. Giderlerini gelirlerine göre ayarlamayan hükümetin politikaları, toplumun bütün kesimlerince büyük bir tepkiyle karşılanıyor. Protestolar yeterince güçlü olmadığı için, hükümet ayakta duruyor gibi görünüyor. Hukuken ayakta dursa da hükümet fiilen çökmüş durumda.

Giderek yeni boyutlar kazanan krizin üstesinden gelebilmek için, Türk toplumunun daha etkili protesto yol ve yöntemleri bulması gerekir. Yeni ve değişik protesto yöntemleri bulmada herkese büyük görevler düşüyor. Protesto sanatının gelişmesi için bundan daha uygun bir ortam olmaz.

Protesto sanatı deyince akla hemen, dünyada "şok" ya da "şaşırtma" sanatının öncülerinden Tosun Bayrak gelir. Türkiye onun adını ilk defa "Amerika'yı şaşırtan Türk" olarak Talat Halman'ın uzun incelemesinden öğrendi. O gençlik döneminde ayrıldığı Türkiye'ye uzun yıllar sonra dönebildi. Mimarlık, sanat tarihi ve resim alanındaki çalışmalarını Amerika, İngiltere ve Fransa'da tamamladı.

Bayrak Amerika'nın Vietnam savaşıyla sarsıldığı yıllarda arkadaşlarıyla birlikte bir protesto hareketi olan "şok" sanatının yolunu genişletti. Bir protesto sanatı olan "şok", diğer sanatlardan daha cüretli, daha korkutucu, fazla estetik ve sanat kaygıları taşımayan, "müzeye sığmayacak" ve "yarına kalmayacak", yalnızca "göze hitap etmeyen, kulakla duyulan, kokusu alınan, vurup acıtan, yenip tadılan" bir sanat.

"Şok" sanatının amacı, "ayakta uyuyanları uyandırmak", dışarıdan "güzel" gibi görünenlerin, içeriden bakıldığında ne kadar "vahşi", "saldırgan" ve "kan dökücü" olduklarını çarpıcı gösterilerle sergilemek. Onlar kutsal değerlerden uzaklaşmış bir yönetimin, dehşet verici, korkunç yüzünü yalnızca Amerikalılar'a değil, bütün dünyaya göstermişler. Amerika'da sanat tarihine geçen yüzlerce gösteri düzenlemişler.

Onların çok çarpıcı gösterilerinden biri de doları en küçük parçalara ayırma yürüyüşü. Para sözkonusu olduğunda; dünyanın her yerinde olduğu gibi, Amerika'da da bir takım yasal düzenlemeler var. Bayrak ve arkadaşları yasal engelleri aşmak için cezai sorumluluğu olmayan yaşı küçük ilkokul öğrencilerinden yararlanmışlar.

New York'un büyük caddelerinden birinde yüzlerce çocuk, ellerine verilen birer dolarları parçalamak için eğlenceli bir yarışa girmişler.. Yarışın keyifli olabilmesi için de, kim doları en fazla parçaya bölerse, her birine yarışın sonunda birer canlı minik kaplumbağa vermeyi vaad etmişler. Amerikalılar taptıkları doların parça parça edildiğini görünce dehşete kapılmışlar. Parçalayanlar küçük çocuklar olduğu için, polis para parçalama yarışına müdahale edememiş.

Bayrak Türkiye'de olsaydı, Türk parasının krizlerle yok olup gitmesine, nasıl bir protesto yolu ve yöntemi bulurdu, doğrusu çok merak ediyorum.

Gerçi Türk parasını parçalamak için çocuklara ihtiyaç yok. Ecevit hükümeti onu çoktan yere düşürdü.


8 Ağustos 2001
Çarşamba
 
NAZİF GÜRDOĞAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED