T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

P O L İ T İ K A

Askerden Yılmaz'a 'kırmızı' kart

Genelkurmay, ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın ulusal güvenlikle ilgili sözlerini, 'talihsiz', 'sorumluluktan kaçış' ve 'başarısızlığı örtme girişimi' olarak değerlendirdi

Genelkurmay Başkanlığı, "ulusal güvenlik" kavramı gibi "Türkiye'nin bekası, refahı ve mutluluğunu hedef alan konuların daha ciddi, günlük siyasi çıkarlardan arındırılmış platformlarda tartışılması" gerektiğini bildirdi.

Genelkurmay Genel Sekreterliği, yaptığı yazılı açıklamada, ANAP lideri Yılmaz'ın "ulusal güvenlik" konusundaki açıklamalarının "Silahlı Kuvvetler'i hedef aldığı" şeklinde yorumlara neden olduğu hatırlatılarak, Yılmaz'ın, "ulusal güvenlik anlayışı, devletimizin geleceğini sağlamlaştırıcı her adımın engelleyicisi ve devletin can damarlarını kesen bir yapıdadır" sözlerine dikkat çekildi.

"Ulusal güvenlik" kavramının, içte demokratik, laik ve üniter cumhutiyetin korunması; dışta, ülkenin yaşamsal çıkarlarının savunulmasını içerdiği belirtilen açıklamada, Türkiye'nin bölücü terörle karşı karşıya bulunduğu, terör örgütünün legalleşme çabalarının yanında, binlerce silahlı teröristi dağlarda hazır beklettiği, ayrıca, laik düzene karşı hareketlerin bulunduğu vurgulandı.

'Talihsiz konuşma'

Kıbrıs, Kafkaslar, Ortadoğu, Kuzey Irak'taki dengezisliklerin Türkiye'nin güvenliğini tehdit ettiği de hatırlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Yapılan bu talihsiz konuşmada; 'Her ileri adımın, ulusal güvenlik gerekçesiyle kesildiği' ifade edilmiş, ancak tek bir örnek de verilmemiştir. Bilindiği gibi ulusal güvenliğin sağlanmasından TBMM'ye karşı Bakanlar Kurulu sorumludur. Bu sorumluluğu paylaşan bir kişinin kurumları hedef alan bu tür konuşması, mesnetten yoksun ve düşündürücüdür. Kaldı ki ulusal güvenliğe ilişkin temel düzenlemeler, Başbakan imzasıyla yayınlanan "Milli Siyaset Belgesi"nde yer almakta ve Silahlı Kuvvetler, bu belgeye istinaden 'milli askeri strateji' dokümanını hazırlamaktadır. Tüm bunları yok kabul edip ulusal güvenliği 'ayak bağı' olarak nitelemenin, sağduyulu vatandaşlar tarafından makul görülmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. 'Ülkenin geleceği için gerekli her ileri adımın' her zaman gerçek anlamda ileri adım olup olmadığı tartışılması gereken bir konudur. Eğer atılması düşünülen ileri adımlar; Şeriatı düşünen sapık düşünce ve eylem sahiplerinin faaliyetlerini kolaylaştıracaksa; Ülkeyi bölmeyi çalışan gruplara yasal dayanak sağlayacaksa; Ülkenin yaşamsal güvenlik mülahazalarından tavizler verecekse, bunlar gerçek anlamda ileri değil, geriye doğru atılmış adımlar olacaktır."

'Başarısızlıktan kaçma'

"Tarihi örnek alarak verilen matbaanın gelmesini istemeyen zihniyetin bu konuşmada ulusal güvenlik kavramını reddeden zihniyet olduğu değerlendirilmektedir. Üzerinde düşünülmesi gereken önemli konu, kişi ve kurumların sorunlar karşısında, üzerlerine düşen görevleri eksiksiz yapmak yerine, başkalarına saldırarak sorumluluktan ve başarısızlıktan kaçma gayretleridir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nde; ekonomi iflas noktasına gelmişse, ekonomiyi bu hale getirenler hakkında en ufak bir işlem yapılmıyorsa, milli ve ahlaki değerler aşındırılmışsa, soygun düzeni adeta normal bir davranış haline gelmişse, AB'ye girmeyi hedefleyen bir ülkede ortaçağı hedefleyen zihniyetler devlet kadrolarında bile yer alabiliyor ve buralara özenle yerleştiriliyorsa, ülke içinde siyasi istikrar, kişisel ihtiraslar nedeniyle bir türlü sağlanamıyorsa, ülkenin bir parçasında ekonomik ve sosyal tedbirlerin alınamaması neticesi ayrılıkçı terörün, etnik/milliyetçi ve ayrılıkçı harekete dönüşmesi önlenemiyorsa, küreselleşme anlayışı ekonomik teslimiyetçilik olarak benimseniyorsa, tüm bu olumsuzlukların nedenini 'ulusal güvenlik kavramı' ile örtmek ve bu kavramın sonucu olarak görmek hem makul hem de insaflı değildir, aynı zamanda tehlikelidir."

'Onurlu bir yaklaşım değil'

"Son tartışma konusunun, sorumlu bir makamda olunmasına rağmen, meşru zeminlerde tartışmak yerine, dünyaya şikayet etme şeklinde gündeme getirilmesinin onurlu bir yaklaşım olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye'nin bekası, refahı ve mutluluğunu hedef alan konuların daha ciddi, günlük siyasi çıkarlarından arındırılmış platformlarda tartışılmasının uygun olacağı inancı içindedir."

Tartışma MGK'ya gelecek

Öte yandan, "ulusal güvenlik" tartışması Milli Güvenlik Kurulu'nun 21 Ağustos'ta yapacağı aylık olağan toplantısında görüşülecek. Konunun toplantının resmi gündemine alınmayacağı ancak MGK'nın asker kanadının bu konuda serbest müzakere bölümünde Yılmaz'dan açıklama getirmesini isteyeceği belirtiliyor.



8 Ağustos 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED