|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
'TSK'yı hedef almadık'
ANAP Merkez Karar Yönetim Kurulu, ulusal güvenlik tartışmasında muhatabın siyasi partiler olduğunu açıkladı. MKYK, Genelkurmay'ın, isim vermeden ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ı eleştirmesine karşılık verdi. Yapılan açıklamada, Yılmaz'ın açıklamasının TSK'yı hedef almadığı, bu yöndeki yorumların "zorlama" ve "amacını aşan" yorumlar olduğu belirtildi. Yılmaz başkanlığında yapılan MKYK toplantısından sonra yapılan yazılı açıklamada, parti kongrelerinin, ülke sorunlarının tartışıldığı ve çözüm önerilerinin ortaya konduğu "meşru bir zemin" olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi: Amacını aşan zorlama yorum "Genel Başkanımız Sayın Yılmaz, kongrede yaptığı açış konuşmasında ulusal güvenlik kavramının alabildiğine geniş yorumlanmasının Avrupa Birliği ile bütünleşme çabalarımız açısından engel oluşturduğuna dikkat çekmiştir. Konuşmada herhangi bir kişi ya da kuruma yönelik herhangi bir ifade yer almamıştır. Hal böyle iken genel başkanımızın sözlerinin basındaki birtakım yorumlardan hareketle Silahlı Kuvvetler'i hedef alıyormuşçasına değerlendirilmiş olması, amacını aşan zorlama bir yorumdur." Tartışmanın zemini siyasettir "Demokratik bir ülkede bu tartışmanın meşru zemini siyasettir. Dolayısıyla bu tartışmanın meşru muhatabı da siyasi partilerdir. Ulusal bütünlüğümüzü ve laik rejimimizi koruyarak hak ve özgürlüklerin alanının genişletilebileceğine tüm samimiyetmizle inanıyoruz. Ülkenin geleceği için gerekli olan ileri adımların neler olduğuna karar verecek olan tek mercii yüce milletimiz ve onun temsil yetkisi verdiği kurumlardır." Televizyonda konuşacak ANAP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Akarcalı, ulusal güvenlik tartışmaları ile ilgili tüm soruların cevaplarının yazılı açıklamada yer aldığını, ayrıca, Genel Başkan Yılmaz'ın bu akşam bir televizyon programına katılarak, ulusal güvenlik tartışmaları konularının da dahil olduğu çeşitli konuları ele alacağını ve yöneltilen sorulara cevap vereceğini belirtti. "Bildiri Genelkurmay'a yanıt anlamı mı taşıyor?" sorusunu Akarcalı, "Hayır, Türk kamuoyuna o konuda açıklama hedefini taşıyor" diye yanıtladı. Akarcalı, ANAP'ın, Yılmaz'ın sözlerinin arkasında olduğunu da söyledi. 'TSK açıklama yapmak zorunda bırakılmamalı' Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu, "Türkiye'nin milli hassasiyetleri ve ulusal güvenliği kavramıyla ilgili konuları günlük politikalar içerisinde tartışmaya açmanın yanında yasal ve meşru zeminlerde, yeri ve zamanı geldikçe gündeme getirmenin doğru olacağına inanıyorum" dedi. Ukrayna'ya hareketinden önce, gazetecilerin sorularını cevaplayan Çakmakoğlu, Genelkurmay Başkanlığı'nın "ulusal güvenlik" açıklamasına ilişkin görüşünün sorulması üzerine, şunları söyledi: "Genel manada, Türkiye'nin milli hassasiyetleri ve bu arada tabii ulusal güvenliği kavramıyla ilgili konular dahil bunu günlük politikalar içerisinde tartışmaya açmanın yanında yasal ve meşru zeminlerde, yeri ve zamanı geldikçe gündeme getirmenin doğru olacağına inanıyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri, ulusal güvenliğin en önemli bir parçasını teşkil etmektedir. Bu milli hassasiyet ve ulusal güvenlik gibi konularda buna TSK'nın açıklama yapma mecburiyetini gündemden çıkaracak şekilde hepimize görev düşmektedir." TÜSİAD: Yerinde bir tartışma TÜSİAD, ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın, 'ulusal güvenlik' kavramının yeniden ele alınması gerektiğini belirtmesini, 'demokratik teamüllere uygun bir tartışma başlatma girişimi' olarak değerlendirdi. TÜSİAD'dan yapılan açıklamada, siyasi ve ekonomik istikrarı olumsuz etkileyebilecek yeni bir tartışmanın başlatılmış olmasının herkesi endişeye sevkettiği belirtilerek, şu görüşlere yer verildi: "Sayın Yılmaz'ın, 'ulusal güvenlik' kavramının yeniden ele alınması gerektiğini belirtmesi, demokratik teamüllere uygun bir tartışma başlatma girişimidir. Kaldı ki, Anayasa değişikliğinin gündemde olduğu, Kopenhag kriterlerine uyum gereğinin önümüzde durduğu bir dönemde böyle bir tartışmanın açılması doğrudur. Yapılması gereken, çeşitli görüşlerin önünü kesmeyecek bir tarzda tartışmaktır. Karar, Meclis iradesiyle tecelli eder. Yürütmede yetki ve sorumluluk hükümetindir." Türk-İş: Hükümet açıklamayı görmeli Türk-İş Yönetim Kurulu, "Hükümetin, Genelkurmay açıklamasında yer alan hususları, duydum duymamazlıktan geldim, gördüm görmezlikten geldim tavrıyla karşılamaya hakkı olmadığını" bildirdi. Türk-İş Yönetim Kurulu'nun, yazılı açıklamasında, ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın başlattığı "ulusal güvenlik tartışması"nın, "ülkenin çok ciddi sorunlarının, çok çarpıcı bir biçimde" bir kez de Genelkurmay tarafından dile getirilmesine vesile olduğu ifade edildi. Açıklamada, şöyle denildi: "Dile getirilen sorunlar ve iddialar son derece önemlidir ve halkın kafasında bir kez daha ciddi soru işaretlerine neden olmuştur. Hükümetin, Genelkurmay açıklamasında yer alan hususları, duymamazlıktan, görmemezlikten gelmeye hakkı yoktur. Böyle bir tutumun, ülkenin bugünü ve yarını açısından tehlikeli olacağı da bilinmelidir." ATO: Genelkurmay bizim gibi konuştu Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, "Genelkurmay'ın açıklamasına tamamen katılıyorum, aynı şeyi düşünüyoruz" dedi. ATO Başkanı Aygün, düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin, Genelkurmay'dan yapılan açıklamaları nasıl değerlendirdiğine ilişkin sorusunu da yanıtladı. Açıklamada, "ekonomi iflas noktasına gelmişse, ekonomiyi bu hale getirenler konusunda en ufak bir işlem yapılmıyorsa, milli ve ahlaki değerler aşındırılmış, soygun düzeni adeta normal davranış haline gelmişse" sözlerine yer verildiğini hatırlatan Aygün, bu değerlendirmelere katılmamanın mümkün olmadığını, ATO olarak dört yıldır aşağı-yukarı bunları söylediklerini kaydetti. Türkiye'nin şu anda ilgilenmesi gereken konuların başında Genelkurmay'ın açıkladığı gibi, ekonomi, yolsuzluk ve ahlaki değerlerin geldiğini belirten Aygün, bu yüzden, bu açıklama gayet doğal olarak geldi" dedi. 'TSK tartışmaya sokulmamalı' CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Türkiye'de tartışma dışı kalması gereken kurumların tartışmaya sokulmasının tehlikeli olduğunu" söyledi. Antalya'nın Korkuteli ve Elmalı ilçeleri ile bu ilçelere bağlı beldeleri ziyaret eden Baykal, Genelkurmay'ın açıklaması ile ilgili olarak, "Türkiye'de tartışma dışı kalması gereken kurumların tartışmaya sokulması yanlış ve tehlikelidir" dedi. Yanlış politikalar sonucu krizler yaşandığını öne süren Baykal, "Son tartışma, hükümetin işbaşında kalmasının sorunları çözemeyeceğini ortaya koydu" diye konuştu. ANAP lideri Yılmaz'ı "siyasi sıkıntıdan çıkmak için ülkeyi sarsmakla" suçlayan Baykal, "Son 10 yılın yarısında sorumluluk üstlenen bir genel başkan, kendini ilgilendiren konuların dışında tartışma yapıyor. Gündemi sarsarak itibar olmaz" dedi. Çiller: Yılmaz sorumsuz politikacıDYP Genel Başkanı Tansu Çiller, ulusal güvenlik kavramı ile ilgili "gerginliğin" ekonomide piyasaları etkilemeyeceğini umut ettiğini söyledi. Çiller, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Sorumsuz bir politikacının, sorumsuz beyanlarıyla ortaya çıkan gerginliğin çok hassas hale gelen ekonomide piyasaları etkilemeyeceğini umut ediyorum. Bütün bu sorumsuz ve olumsuz gelişmeye rağmen herkesin aklıselim ve sağduyu ile hareket edeceğine inanıyorum." dedi. DYP Genel Başkan Yardımcısı Hayri Kozakçıoğlu da, ANAP lideri Yılmaz'ın "Ulusal güvenlik" konusundaki sözlerini değerlendirirken, "Sayın Başbakan Yardımcısı Türkiye'nin bir kurumu tarafından onursuzlukla itham edilmiştir. Kendisi hükümetin ortağıdır. Onursuzlukla itham edilen Başbakan Yardımcısı ile bu görev devam edecek midir, etmeyecek midir? İtham yanlışsa bu ithamı yapanlar hakkında nasıl bir işlem yapacaktır" diye sordu. Yılmaz-Asker polemikleri tarihi ANAP lideri Yılmaz, askerle ilk polemiğe 28 Şubat süreci sonrasında Anasol D Hükümeti'nin Başbakanı sıfatı ile girdi. Temmuz 1997'de dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Karadayı'nın irticai faaliyetlere yönelik sözlerine tepki gösteren Yılmaz, "Bu konuda dayatma olacaksa bunu ancak ben yaparım" dedi. Bunun üzerine Genelkurmay bir açıklama yapınca Yılmaz, "Demokratik haklarını kullanıyorlar" değerlendirmesini yaptı. İkinci olay ise Yılmaz,'ın Gürcistan gezisinde ortaya çıktı. Yılmaz, el işaretleriyle Çevik Bir'in genelkurmay başkanı olamayacağını gazetecilere anlattı. Bu haberler yayınlanınca Genelkurmay bir kez daha açıklama yaptı. Yılmaz yine geri adım attı. Üçüncü olay da Yılmaz'ın Beyaz Enerji soruşturmasını yürüten jandarmaya çatmasıyla patladı. Bu kez Jandarma Genel Komutanlığı bir açıklama yaptı. Son "ulusal güvenlik" tartışmasında ise Genelkurmay, önceki açıklamalarından daha sert bir çıkış yaptı. 'Ulusal güvenlik de tabu oldu'
Mazlum-Der Genel Başkanı Yılmaz Ensaroğlu, ulusal güvenlik sendromunun da askeri bürokrasinin algılaması nedeniyle "açık tabu" haline dönüştürüldüğünü söyledi. Yazılı açıklamasında, "Yılmaz'ın, 'yıkamayacağımız tabu yok' demesine rağmen, Genelkurmay Başkanlığı, bildiri yayınlayarak, bir kez daha, tabuların kaderinin askeri bürokrasinin elinde olduğunu hatırlatma ihtiyacı duydu" diyen Ensaroğlu, askeri bildirileri alkışlamak değil tartışmak gerektiğini söyledi.
|
|
|
|
|
|
|
|