T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

H A Y A T

Bush'tan kök hücreye izin

ABD hükümetinin desteğiyle yapılacak kök hücre çalışmaları, sadece halen mevcut 60 embriyoyu kapsayacak. Bush, kök hücre çalışmalarını denetlemek için Biyo-Etik Komisyonu oluşturacak. ABD halkının yüzde 55'i kök hücre araştırmalarından yana.

ABD Başkanı George W. Bush, insan embriyosundan alınan kök hücre üzerinde yapılacak bilimsel araştırmalarda hükümet fonlarının kullanılmasına yeşil ışık yaktı. ABD kamuoyunda aylardır tartışılmakta olan kök hücre konusuna son noktayı koyan Başkan Bush, tatilde bulunduğu Texas'taki çiftliğinde yaptığı açıklamada, kök hücre araştırmalarına sınırlı destek verdi. Bush, ABD televizyonlarından canlı olarak yayınlanan konuşmasında, kök hücre çalışmalarına verilecek hükümet desteğinin, sadece bu araştırmalar için zaten parçalanmış olan 60 embriyo üzerindeki testlerde kullanılabileceğini bildirdi. ABD Başkanı Bush, "Federal fonların, haklarında yaşam ve ölüm kararı zaten verilmiş olan embriyolardaki mevcut kök hücre dizinleri üzerinde araştırmalar için kullanılmasına karar verdim. Bu karara ulaşmadan önce çok düşündüm ve verdiğim kararın doğru olmasına dua ediyorum" dedi.

Kök hücre, hastalıklara umut

En ilkel hücre türü sayılan kök hücreler, diğer hücre türlerine dönüşme yeteneğine sahip bulunduğundan, zarar gören organlar ve dokuların yenilenmesi çalışmalarında kilit önem taşıyor. Bilim adamları, kök hücre çalışmaları sayesinde, Alzheimer ve Parkinson gibi beyinle ilgili hastalıkların yanısıra, şeker hastalığı, kalp krizi, omurgadaki zedelenmeler ve beyin kanamalarına karşı tedavi yöntemleri geliştirmeyi umuyor. Dini ve muhafazakar çevreler ise yaşamın embriyoda başladığını kabul ederek, ceninlerin bilimsel deneyler için kullanılmasının cinayet anlamına geldiği görüşünü savunuyor. Bush açıklamasında, kök hücre çalışmalarının denetlenmesi için yönetim içinde "biyo-etik konseyi" kurulacağını da belirtti. Bush, kök hücre çalışmalarına destek verirken, insan klonlanmasına yönelik araştırmalara ise sonuna kadar karşı çıkacağını vurguladı. Bush'un, önemli kararını televizyondan açıklamadan kısa süre önce danışmanlarına, "bu karar, Amerikan askerlerini savaşa göndermek kadar zor oldu" dediği belirtildi. ABD Başkanı, kök hücre araştırmaları konusundaki kararıyla, bu yöndeki çalışmalara izin vermemesini tavsiye eden Papa'nın isteğini de geri çevirmiş oldu.

Bush'a tepki yağıyor

ABD Başkanı George Bush'un insan embriyosundan alınan kök hücre üzerinde yapılacak bilimsel araştırmalarda hükümet fonlarının kullanılmasına yeşil ışık yakması, bu konuda çalışan dünya örgütlerinden çeşitli eleştiriler aldı. Embriyon kök hücrelerinin kullanılarak embriyonun öldürülmesine karşı olan İngiltere'nin Prolife Alliance (Yaşam İttifakı) örgütü, Busn'un kararını "taviz verici" bularak, insan yaşamının ilk evresine tam saygının zedelenemeyeceğini öne sürdü. İnsan kök hücrelerinin bilimsel araştırmalar ve gelecekte tıbbi tedavide kullanımını savunan Londra merkezli Progress Education Trust (Eğitim İlerleme Örgütü) da, Bush'un kararının araştırmalara sınır koyduğunu ileri sürerek, bunun bir uzlaşı tavrı olduğunu belirtti. Japonya, Bush'un kararının tıbbın geleceği için tamamen doğru olduğunu belirtti.

 
Şimdi de 'zeka aşısı' Daha önce kobaylara genle 'sadakat' nakletmeyi başaran Amerikalı bilim adamları benzer bir yöntemle zeka aşılamayı başardı. Yöntem, bunama ve alzheimer tedavisinde kullanılacak.
Teknoloji, insan kalbindeki tasarıma yetişemiyor
Kalbimiz 70-80 yıllık bir ömür boyunca akıllara durgunluk veren bir sayıda, yaklaşık iki milyar defa atar. Yapay kalp üzerine araştırmalarıyla tanınan "Abiomed" isimli şirket benzer tasarımlarla kalbin görevini yerine getirecek suni kalpler üretmeye çalışıyor. Ancak araştırmacılar bir yaratılış harikası olan kalbin yıllarca başarıyla sergilediği kesintisiz fonksiyonu taklit edemeyeceklerini ifade ediyorlar. Şirketin yeni geliştirdiği yapay kalbin 5 senede yaklaşık 175 milyon kez atması ise çok iyi bir hedef olarak görülüyor. Son teknoloji ürünü bu yapay kalp, insanlardan önce danalarda denendi ancak danalar sadece birkaç ay süre ile hayatta kalabildiler. Birkaç ufak değişiklikle birlikte yeni kalbin gelecek yıl insanlarda da denenmesi planlanıyor. Duke Üniversitesi'nde bir biyomühendis olan ve bu konuda yazılmış bir de kitabı bulunan Steven Vogel, araştırmacıların neden insan kalbini taklit etmekte bu kadar zorlandıklarını şöyle açıklıyor: "Bizim sahip olduğumuz motorlar, güçleri ve etkinlikleri ne olursa olsun, o kadar farklı çalışıyorlar ki... Şirketin yaptığı yapay kalp en fazla dakikada 10 litre pompalayabiliyor ve bu bir insanın yatağından kalkması için bile oldukça yetersiz bir miktar. Ama asıl ulaşılamayan, kalbin kendi kendini pompaladığı kan ile beslemesi ve ihtiyaca göre güçlenmesi. Böylece bir kalp hiç bakım görmeden 50-60 sene çalışabiliyor. Bütün bunların yanında kalp bölünerek yenilenen canlı bir doku olması nedeniyle taklitlerinden ayrılıyor. Kalbimizin tüm molekülleri sürekli yenileniyor ve 80 yıl boyunca kesintisiz çalışma performansını kaybettirmiyor.
KAYNAK: Ritm Devam Ediyor (The Beat Goes On), Robert Kunzig, DISCOVER, Vol. 21 No. 1, (January 2000)
11 Ağustos 2001
Cumartesi
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED