|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kriz üstü bol kahkaha
Hollywood'un dört büyük yıldızını buluşturan Şaşkın Casus, 1950'lerin sonunda Amerika ve Küba arasında yaşanan Domuzlar Körfezi krizi ve aktörleriyle inceden inceye dalgasını geçiyor.
Türk sinema sektörüne yeni katılan "New Films International Türkiye"nin Türk sinema izleyicisine sunduğu ilk film olan "Şaşkın Casus / Company Man" dün gösterime girdi. Sinema dünyasının dört büyük ismi; Sigourney Weaver, John Turturo, Douglas Mc Grath ve Woody Allen, filmde sinemaseverleri soğuk savaş dömenide ABD ile Küba arasında yaşanan Domuzlar Körfezi krizine götürüyor. Götürüyor ama, filmde o dönemde yaşanan olaylar ve siyasi karakterlerle inceden inceye dalgasını geçiliyor. Eş durumuyla ajanlık! U2 casus uçaklarının henüz yapılmadığı 1950'lerin sonlarında Amerika'da yaşayan Allen Quimp, bir taraftan sürücü kursu hocalığı yapan ama diğer yandan da gramer konusunda da uzman biridir. Bu kendi halindeki bu mütevazı adamın eşi Daisy, kocasının statüsü daha yüksek bir işinin olmasını istemektedir. Allen karısını memnun edebilmek için önce kendisini daha sonra eşini ve yaşadığı Conneticut çevresindeki insanları CIA ajanı olduğuna inandırır. Ve kısa bir süre sonra herkes onun bir CIA ajanı olduğunu düşünmeye başlar. Yalan gerçek olunca...
Rus baleti Petrov'un da Amerika'ya iltica etmek için Allen Quimp'in yardımına ihtiyacı olması Şaşkın Casus'u gerçek bir CIA ajanı yapar. CIA, Allen'ı ilk iş olarak Küba'ya yollar. Bu sessiz tropik adada hiç bir sorun çıkmayacak gibi görünmekle beraber, aslında Şaşkın Casus'u çeşitli entrikalar beklemektedir. Havana'da CIA'nin Johnson (Turturro) ve Lowther (Woody Allen) adlı iki ajanı daha vardır. Şaşkın Casus'un Küba'da bulunduğu o dönemde devrim rüzgarları esmeye başlar. Allen Quimp ajan olarak karısının manevralarından kurtulmayı başarmıştır ancak şimdi daha büyük çapta manevralar yapmak zorundadır.
|
|
|
|
|
|
|
|