|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Acaba gerçekten, biz Türkler Amerikan Doları'nı piyasalardan silebilecek miyiz? Birbiri ardınca açıklamalar yapılıyor.. Bazı ticaret ve sanayi odaları, "artık dolar kullanmak yok" diyor.. Bazı ünlü işadamları, "bundan sonra dolarla anlaşma yapmayacağız" diye açıklamalarda bulunuyorlar.. Baksanıza.. Etibank'a olan Sabah'cıların borçları bile, Türk Lirası üzerinden hesaplanmış.. Belli ki, parasal milliyetçiliğin başka bir şahlanışı bu.. Ve sonunda, Amerikan Doları diye bir paranın sözü bile edilmeyecek bu topraklarda.. Haber televizyonlarının bitmez-tükenmez "piyasa şöyle gidiyor" konulu programlarında, sunucuların "dolar kuru"ndan söz etmeleri yasaklanacak.. Tahtakale'ye, artık bavullarla dolar gelip gitmeyecek.. Bunun yerine, TIR kamyonları ile, Türk Liraları taşınacak.. Ve Merkez Bankası, bankalararası piyasadaki dolar fiyatlarını kollayıp, piyasaya döviz arz etmek yerine, başka şeylerle uğraşacak.. Kemal Derviş Amerika'ya ek kaynak aramak için gittiğinde, İMF'cilere sert çıkacak.. - Bize artık dolar vermeyin. Başbakanımız'ın bundan ötürü, onuru inciniyor.. Artık bize T.L. verin, diyecek.. Böylece zaten şah olan ulusal onurumuz, şahbaz olacak? Bütün bunları "şaka" diye alabilirsiniz.. Ama görün, bakın.. Bunların hepsi gerçek olacak bu gidişle.. Çünkü gerçekten "dolara hayır" diye kampanyalar başladı.. Baksanıza Bülent Ecevit de, Kemal Derviş'e çıkışmış Bakanlar Kurulu toplantısında.. - Ne yapacaksanız yapın.. Bu döviz kurları böyle yükselmesin, demiş.. Aslında, "eski"ye dönerek bu da yapılabilir.. Konvertibiliteyi kaldırırsınız.. Kambiyo rejimini, tekrar "Türk Parasını Koruma Kanunu"na bağlarsınız.. Sonra da Kemal Derviş, doların değerini dondurur Ankara'da.. 1'inci Dünya Savaşı'nda, Suriye Cephesi Komutanı Cemal Paşa, bakmış ki, Osmanlı kağıt lirası ile altın arasındaki uçurum açılıyor.. Bir emirname yazmış.. - Eğer hemen kağıt lira ile altın fiyatı eşitlenmezse, 200 tane Suriyeli tüccarı sürgün edeceğim, demiş.. Neticede 200 tane Suriyeli tüccar, Bursa'ya sürülmüş bir hafta sonra.. Osmanlı'nın 4'üncü Ordu Komutanı Cemal Paşa böyle yaparsa, Cumhuriyet'in Başbakanı neden yapmasın ki bunu.. Zaten Özal gelmeseydi, durum hep böyle kalmayacak mıydı? Dönelim efendim eskiye.. Doları silelim piyasadan.. Ulusal onurumuzu onaralım..
ŞAKA
Pazar'lık..
Temel'e sormuşlar..
ROMAN GİBİ
Profesör Ahmet Altan'la bir gece..
Ahmet Altan'la, İstanbul'daki son gecesinde, aile boyu bir toplantı yaptık.. Ahmet Altan şu anda Amerika'da.. Michigan Üniversitesi'nde "misafir profesör" olarak, bir yıl süreli anlaşma yaptı.. Ama eylül sonunda yine İstanbul'da olacak.. Çünkü DGM'de, duruşması var.. "Veda gecesi" başlarken geldi.. Hepimize hitaben sordu.. - Nasılsınız? Ne var ne yok? Sonra güldü.. Sözünü geri aldı.. - Neden bu soruyu sordum ki acaba? Biz Türkler'in özel hayatı olmaz ki.. Nasılsınız yerine, ülkede neler oluyor, siyaset ve ekonomi nasıl gidiyor diye sormalıydım, dedi.. Evet.. Şimdi Ahmet Altan'ın Michigan'daki günlerinde, özel hayatı da olacak.. Ve bunlardan, yeni romanlar da çıkacak.. İyi yolculuklar Ahmet Altan!.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |