T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

P O L İ T İ K A

Son umudu TL fetvası

Başbakan Ecevit, Türk Lirası'na saygınlık kazandırmak için "Diyanet fetva hazırlasın" çağrısını "Güzel bir çağrı" diye niteledi. Ecevit, gurbetçilere de "Kolaylık getireceğiz, paranızı Türkiye'ye getirin" dedi

Başbakan Bülent Ecevit, "Bir yandan Türk parasına yeniden saygınlık kazandırmak için gerekli etkinlikleri artırırken, bir yandan da dış veya iç kaynaklı yatırımları özendirmeye kararlıyız" dedi.

Yabancı sermayenin önündeki bürokratik engellerin kaldırılması için hazırlık yaptıklarını bildiren Ecevit, yurt dışındaki yurttaşlardan borç değil, bağış değil, yatırım beklediklerini söyledi.

Ecevit, konuyla ilgili hutbe okutturulması önerisini de "güzel bir çağrı" diye niteledi.

Ecevit, Başbakanlık Merkez Binası'nda düzenlediği basın toplantısında, Türk parasına yeniden değer kazandırmak ve dövize kaçışı önlemek için, iş çevrelerinin kampanya açmış olmalarını "çok sevindirici" diye değerlendirdi.

Bu kampanyaya halktan da destek geleceğine inandığını kaydeden Ecevit, şöyle konuştu: "Bir devletin parası o devletin onurudur. Zayıf parayla güçlü ekonomi kurulamaz. Ancak, paramızın değer yitirişi ekonomideki sorunlarımızın nedeni değil, sonucudur. Onun için bir yandan Türk Lirası'na işlerlik ve saygınlık kazandırırken, diğer yandan da reel ekonomiyi, üreten ekonomiyi güçlendirme çabalarına hız kazandırmalıyız."

Gurbetçi parası

Başbakan Ecevit, sadece parasal politikalarla ekonomik sorunların çözülemeyeceğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aynı zamanda yatırımları artırmak ve kapanan işyerlerini yeniden canlandırmak gerekir. Bunun için gerek dış gerek iç kaynaklarımızı daha etkili olarak devreye sokmalıyız. Bu bakımdan elimizde geniş olanaklar vardır. O arada Hazine'nin elindeki taşınmazları hızla değerlendirmek için bir yasa çıkardık. Doğal kaynaklarımızı da daha verimli olarak değerlendirmeye kararlıyız. Bir yandan da dış sermaye yatırımları önündeki bürokratik engelleri kaldırmak için hazırlık yapıyoruz. AB ülkelerinden bazılarında yurttaşlarımızın büyük birikimleri vardır. Üstelik binlerce yurttaşımız yurt dışında girişimcilik deneyimi kazanmıştır. Onları birikim ve deneyimlerini Türkiye'de değerlendirmeye çağırıyoruz. Yurt dışındaki yurttaşlarımızdan borç değil, bağış değil, yatırım bekliyoruz."

Ecevit, dün, bütün valiliklere bir mektup göndererek, illerindeki kapanan veya üretimlerini kısmak zorunda kalan sanayi kuruluşları hakkında somut bilgiler istediğini bildirerek, "Bu bilgileri Türkiye'de yatırım yapmayı düşünenlere sunacağız" diye konuştu.

TL fetvası fikrine sevindi

Türk Lirası'na değer kazandırılması çalışmaları çerçevesinde işadamlarının Diyanet İşleri Başkanlığı'nın fetva vermesi çağrısında bulunduğunu hatırlatan bir gazeteciye de Ecevit, "Bu güzel bir çağrı Diyanet İşleri'nin bu çağrının gereğini yapacağına inanıyorum" dedi.

Başbakan Ecevit, Bayındırlık Bakanlığı'ndaki operasyonlar nedeniyle hükümet ortakları arasında birtakım kuşkular yaşandığını ancak bunun sorun yaratmadığını söyledi.

Kıvrıkoğlu konuşmadı

Ecevit, bir gazetecinin, "Bir gazetede, MGK toplantısında Genelkurmay Başkanı'nın, 'bizim taraf değişiyor ama siyasiler hiç değişmiyor' sözleri yer aldı" demesi üzerine şunları kaydetti: "Ben böyle bir söz işitmedim. MGK toplantısında doğal olarak ben de vardım. Sayın Genelkurmay Başkanı'nın ağzından bunu ima edecek bir söz bile duymadım. Nasıl dışarıda böyle bir haber söyleniyor, sızdırılıyor bile diyemiyorum, çünkü böyle bir haber yok. Böyle bir konuşma olmadı. Onun için ben de şaşırdım."

Fetva olmadı hutbe hazır

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, Türk Lirası'na sahip çıkılması için hutbe hazırladıklarını bildirdi. Yılmaz, yaptığı açıklamada, Din İşleri Yüksek Kurulu'nca hazırlanan hutbenin, 31 Ağustos Cuma günü bütün camilerde okunacağını söyledi. "Ülke hepimizin ülkesi el birliğiyle bu sıkıntıları aşmaya çalışalım" çağrısında bulunan Yılmaz, "Bunun yolu, kendi paramıza sahip çıkmaktan geçer. Vatandaş dövize ilgi gösterince döviz yükseliyor, Türk parasının değeri düşüyor" dedi. Vatandaştan yerli malı kullanmalarını da isteyen Mehmet Nuri Yılmaz, "Lüks ve israf, bir milleti yok etmeye yeter de artar bile" diye konuştu. Yılmaz, Mahadma Gandhi'nin Hindistan'ın istiklal mücadelesi sırasında izlediği politikanın örnek olmasını istedi. Yılmaz, "Bilgi çağında illa Gandhi gibi yaşayalım demek istemiyorum ama bu savurganlıktan kurtulmamız lazım. Ülkemizin kaynaklarını kullanalım" diye konuştu. Yastık altında bulunan paraların da ülke ekonomisinde kullanılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Dinimizde para yığmak, biriktirmek hoş karşılanmamıştır. Parayı çalıştırmak emredilmiştir" dedi. Yılmaz, bu hutbenin, sipariş olmadığını, uzun bir süredir bunun hazırlığını yaptıklarını da bildirdi.

 
Çiftçi sonunda otoyol kesti
Niğde'nin Ulukışla ilçesinde kredi borçlarının ertelenmesini isteyen çiftçiler, traktörleriyle Adana-Ankara karayolunu kapattı. Yolda kalan Sağlık Bakanı Durmuş, çiftçilere destek sözü verdi
AİHM'den ceza yağacak
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne Türkiye aleyhine açılan 4615 başvuru içinde önemli bir yer tutan Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nden yapılan 2250 başvuru karar aşamasına geldi.
'Anayasa değişmezse AB kaçar'
"Eylül ortasına kadar Anayasa değişikliği üzerinde uzlaşılamazsa, AB ile ilişkilerimiz en az bir yıl sarkar. Bu bir yıl da boşa geçerse AB hayali biter"
Çocuk istismarına karşı işbirliği
Adalet Bakanı Türk, tüm ülkelerin uluslararası işbirliği yaparak çocuk istismarına karşı mücadele vermesi gerektiğini söyledi
Çiller'den erken seçim çağrısı
Ulusal Muhtariyet ilk sınavdan çaktı
Ecevit 'Varyag'a geçiş izni verdi
'Kanadoğlu'nun türban tavrını anlayamadım'
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın AK Parti'nin kurucular kurulunda türbanlı kişilerin yer alması konusundaki tavrını anlayamadığını bildirerek, "Bu konu Anayasa Mahkemesi'ne intikal etti. Sanırım bu sorun orada çözümlenecektir" dedi. Okuyan, Yalova Belediyesi Meclis Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, yeni kurulan AK Parti'nin diğer siyasi partilerden farklı olmadığını bildirerek, "Bir elmanın yarısı Saadet Partisi, öteki yarısı AK Parti'dir. Çok büyük iddialarla ortaya çıktılar. Ancak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tavrını anlayabilmiş değilim. Başörtülü bayanların parti kurucusu olup olmayacağı konusunun gündeme getirilmesine anlam veremiyorum. Bu konu zaten Anayasa Mahkemesi'ne intikal etti. Sorun orada çözülecektir, bekleyip göreceğiz" diye konuştu.
26 Ağustos 2001
Pazar
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED